Üfürüm Nedir?
Kalp ve damarlardaki kan akışının yol açtığı, hekimin muayene sırasında kalbi dinlerken duyduğu “üfleme” şeklindeki seslerdir. Doğuştan ve sonradan gelişen kalp hastalıklarının hemen hemen tümünde kan akımının bozulması nedeniyle üfürüm duyulur. Bununla birlikte çocuklarda en sık karşılaşılan üfürümler kan akımında bir bozukluk olmadan duyulan üfürümlerdir. Bu üfürümlere “masum üfürüm”, “normal üfürüm” gibi isimler verilir. “Masum üfürüm” kalpte bir hastalık olmadığını en iyi ifade eden terim olduğu için sıklıkla kullanılır. Deneyimli bir hekim çoğu zaman duyduğu üfürümün masum olup olmadığını ayırt edebilir. Üfürüm masum ise ileri bir tetkik yapılmasına gerek yoktur. Hekim üfürümün niteliği konusunda emin olamadıysa hastayı bir Çocuk Kalp Hastalıkları Uzmanına yönlendirmelidir. Bazı durumlarda üfürümün masum olup olmadığını muayene ile ayırmak güç olabilir, bu durumlarda uygulanacak ekokardiyografi tanıyı kesinleştirmedeki en emin yöntemdir.

Doğuştan Kalp Hastalıkları
Çocuklarda en sık rastlanan kalp hastalığı grubunu oluşturan “doğuştan kalp hastalıkları”, hamileliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan, bebek doğduğu andan itibaren kalbinde bulunan yapısal hastalıklardır. Her doğan 1000 bebekten yaklaşık olarak sekizinde doğuştan kalp hastalığı görülür. Anne, baba veya yakın akrabalarda doğuştan kalp hastalığı varsa doğacak bebekte risk daha yüksektir. Çok çeşitleri olmakla birlikte büyük kısmını kalp odacıklarını ayıran duvarlardaki delikler, kalp kapaklarındaki ve damarlardaki darlıklar oluşturur. Bazı durumlarda ise kalpteki bir odacığın, kapağın, damarın hiç gelişmemiş olması gibi daha ağır hastalıklar söz konusudur. Delikler büyüklükleri, sayıları ve yerleşim yerine göre; darlıklar yerleşim yerine ve hafif-orta-ağır darlık olmalarına göre birbirlerinden çok farklılık gösterirler.
Ventriküler septal defekt (VSD), atrial septal defekt (ASD) ve duktus arteriozus açıklığı (PDA) bunlardan bazılarıdır. ASD kulakçıklar arasında, VSD ise karıncıklar arasında yer alan deliklerdir. PDA aort ile pulmoner arter (akciğer damarı) arasındaki açıklıktır. PDA kateter yöntemi ile veya cerrahi olarak kapatılabilir. Küçük deliklerin klinik olarak izlemi, geniş deliklerin ise kapatılması gerekir. Bunlardan uygun olanları ameliyata gerek kalmadan kateter yöntemi ile diğerleri ise cerrahi olarak kapatılır

Doğuştan Kalp Hastalıkları Neden Oluşur?
Doğuştan kalp hastalıkları hamileliğin çok erken dönemlerinde, organların henüz oluşmaya başladığı haftalarda oluşur. Büyük kısmında neden bilinmemektedir. Bir kısmının kalıtsal olduğu bilinmekle birlikte çok az hastalıkta genlerle ilişki gösterilmiştir. Bazı genetik hastalıklarda (Down sendromu, Turner sendromu gibi) doğuştan kalp hastalığı görülme riski yüksektir. Annenin hamileliğin ilk üç ayında bebeğe zarar verebilecek ilaçlar kullanması, kızamıkçık gibi bir enfeksiyon geçirmesi, radyasyona maruz kalması doğuştan kalp hastalıklarına neden olabilir. Çoğu zaman aile öyküsü araştırıldığında doğuştan kalp hastalığına yol açabilecek bir neden bulunamaz. Bu nedenle doğuştan kalp hastalıklarının kalıtsal nedenler ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıktığı genel olarak kabul edilir. Anne karnındaki bebekte kalp hastalığı olup olmadığı gebeliğin 18. haftasından itibaren “fetal ekokardiyografi” dediğimiz yöntemle araştırılabilir.

Doğuştan Kalp Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?
Doğuştan kalp hastalıklarının bir kısmında hiçbir belirti olmaz veya belirtiler çok hafiftir, ağır kalp hastalıkları ise ilk birkaç ay içinde, hatta ilk birkaç günde belirti verirler. Bebeklerde morarma, beslenme güçlüğü, emerken yorulma, hızlı soluk alıp verme, nefes darlığı, kilo alamama veya sık akciğer enfeksiyonu (zatürre, bronşit) geçirme gibi sorunlar bulunabilir. Daha büyük çocuklarda çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma görülebilir. Hafif hastalıklarda ise hastada hiçbir belirti yoktur, diğer nedenlerden dolayı doktora başvurulduğunda üfürüm duyularak tanı alırlar.

Doğuştan Kalp Hastalıklı Çocukların İzlemi
Doğuştan kalp hastalıklarının çok çeşitli oldukları ve hastalığa yönelik özel izlem gerektirebileceği unutulmamalıdır. Kalbin enfeksiyondan (infektif endokardit) korunması için bazı özel durumlarda çocuğun antibiyotik kullanması gerekir.
Doğuştan kalp hastalıklı çocuklara tüm çocuklarda olduğu gibi yaşına uygun aşıların yapılması gerekir. Buna ek olarak, grip aşısı ve RSV aşısı gibi bazı aşılar da yapılabilir. Çocukların beslenmesi genellikle sağlıklı çocuklarda olduğu gibidir ve genel beslenme kurallarını içerir. Bazı özel durumlarda diyet gerekebilir. Çocuklar genellikle normal eğitimlerine devam ederler. Bazı hastalarda aktivite kısıtlaması gerekebilir.

Kalp hastalıklı çocukların iyi durumda olduğunun belirlenmesi için düzenli olarak çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından izlenmesi gerekir. Genel olarak, ilk tanı aldığı dönemde ve ameliyat sonrası daha sık, izleyen yıllarda daha seyrek aralıklarla kontrolleri istenir. Çocuğa hastalığına bağlı olarak, izlemi sırasında göğüs filmi, elektrokardiyogram (EKG), ekokardiyografi (EKO) tetkikleri yapılabilir. Ayrıca tanıya yardımcı olması, hastanın ameliyat öncesi değerlendirilmesi veya uygun bulunan hastalarda ameliyata gerek kalmadan kateter yöntemi ile tedavinin sağlanması (deliklerin cihaz ile kapatılması, darlıkların balonla açılması gibi) amacıyla kalp kateterizasyonu/anjiyografi işlemleri yapılabilir.


Eskişehir Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!