Yapılan çalışmalar, kanser tanısı konmuş hastalarda psikiyatrik bozuklukların sıklığının oldukça yaygın olduğunu belirtmiştir. Kanser hastalarının büyük bir kısmında depresyon, anksiyete, stres belirtileri görülebilir. Bu belirtiler kişiyi günlük hayatını, sosyal ilişkilerini, tedavi sürecini ve yakınlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Öncelikle bu belirtilerin farkedilmesi için neler olduğunu bilmek gerekir. En sık karılaşılan sorunlardan biri depresyondur. Kişi hiç olmadığı kadar mutsuzdur. Daha önceden keyif aldığı şeylerden artık keyif alamamaktadır. Ve bu belirtilerin en az 2 haftadır devam ediyor olması gerekmektedir. Kanser sürecinde görülen psikolojik belirtiler tedavi edilebilir olmasına rağmen çoğunlukla gözden kaçmaktadır.

Kanser tanısı koyulduğu ilk andan itibaren kişiyi bir belirsizliğe sürükler. Ve bu süreçten sonra hasta birçok süreçten geçer. İlk önce hastalığı kabullenememe, öfke ile başlar. Bu noktada ortaya çıkan bu öfkenin yakınları tarafından kişisel olarak algılanmaması gerekir.aslında hasta da bilmelidir ki bu öfke ve kızgınlık daha çok hastalığın kendisiyle ilgilidir. Kişi belirsizliğin vermiş olduğu bir stres yaşar. Kişinin bu stresle başa çıkması çok kolay veya zor olabilir. Bu kişinin kendi özelliklerine, ailesine veya yardım alıp almamasına, sağlık ekibinin bu konudaki bilgilendirmesine göre değişmektedir.

Kişi bu süreçte sadece hastalığıyla uğraşmaz aynı zamanda günlük hayattaki diğer problemlerle de uğraşır; bedendeki değişikliklere ek olarak hastane masrafarı, iş ve verim kaybına bağlı ekonomik kayıplar... Bu kayıplar daha da kötü hisstemeyi sağlayarak, kişiyi depresyona sürükleyebilir. Bu yaşanan duygular gözardı edilirse, hem hastalık süreci hem de diğer sorunlar olumsuz etkilenebilir.

Herkes bu süreçte belirsizlikler yaşar, hastalığı ile ilgili, kendisiyle ilgili... Bu belirsizlikler insanların bazen cesaretini kırar ve tedaviye yönelik umudu olumsuz etkiler. Bu da tedaviyi aksatmalara, süreç hakkında tereddüt etmeye sebep olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; ‘ Cesaret tereddütün olmaması değil, ona rağmen ilerleyebilmektedir.’

Bu süreçte yaşanılan sorunlar arasında anksiyete bozukluğu görülebilir. Anksiyete var olmayan bir tehdide karşı hissedilen bir korkudur. Bu en çok tedavi sürecinde kemoterapi alan hastalarda görülebilir. ‘ Ya işe yaramazsa, ya daha kötü olursam gibi soruları kişi kendisine hep sorar.’ Bu noktada yapılması gereken ilk şey bu korkuların gerçekçi olmadığını bilmektir.’

Uyku Sorunları:

Uyku sorunları kanserli hastada en çok yaşanan ancak ihmal edilen bir problemdir. Bu problem tedavi sürecinden, depresif belirtilerden ve ilaçların yan


Bursa Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!