Kardeşler arası kıskançlık
Kardeşler arası kıskançlık

İnsanlar dünyaya tek başına gelir ve karşılarına çıkan her birey onlar için bir rakip konumundadır. Özellikle yalnız büyüyen çocukların ilk rakipleri hemcinsi olan ebeveyni, kardeşi olan çocuklarınsa kardeşleri rakipleri olmaktadır.

Çocuklar özellikle belli yaş grubuna geldikten ve çevreyle etkileşimlerini arttıktan sonra anne babaları üzerinde bir kardeş istiyorum baskısı oluşturmaktadırlar. Her ne kadar dünyaya gelen bebek kendi istekleriyle de olsa büyük kardeş için o bir rakiptir.

Çocuğun kardeşi kabullenme süreci bir çok faktöre bağlı olarak değişebilir. Hiçbir şekilde sorun yaşamadan bu dönemi aşan bir çok çocuk vardır. Burada en önemli etkenlerden biri ailenin tutum ve davranışlarıdır. Ardından çocuğun yaşı, anlamlandırma yeterliliği, kişilik özellikleri takip eder.

Genel olarak incelendiğinde kardeş kıskançlığı olması gereken çok normal bir süreçtir. Ancak burada kıskançlığın dozu önemlidir. Kıskançlığı aşmanın net bir çözümü yoktur. Yapılması gereken çocukların kıskançlığını sağlıklı düzeyde yaşamasına destek olmaktır.

Kıskançlık düzeyini sağlıklı olarak yaşamak için öncelikle gebelik sürecinde çocuğu kardeşe alıştırmak çok önemlidir. Bebek dünyaya gelmeden alıştırmaya çalışmak, sonradan bu çabaya girmekten daha kolay olacaktır.

Çocuğu kardeşe alıştırmak için neler yapılabilir?

Hayatında bazı değişiklikler yapılacaksa eğer bunlar gebelik sürecinde gerçekleştirilmeli, sonrasında hayatında, yaşam alanında büyük değişikliklere gidilmemelidir.

Çocuğun rutinlerinin bozulmamasına özen gösterilmeli.

Bebek dünyaya geldiği gibi çocuğu odasından, evinden uzaklaştırmak hayatında büyük değişiklikler yapmış olmak anlamına gelir. Örneğin; çocuğu kreşe göndermek, anneanne babaane gibi bakımını başka birisine yönlendirmek tehlike yaratabilir. Çocuk, bebek gelince kendisinin ikinci plana atıldığını, anne babası tarafından sevilmediğini düşünebilir.

Bebeğin aileye katılması annenin gebelik döneminde doğru bir dille anlatılmalıdır. Çocuk çok küçükse eğer bunu anlamayacaktır ancak doğum sonrasındaki ona olan yaklaşımla çıkarım yapabilir. Küçük çocuklara oyunlarla, hikayelerle anlatılıp en az yara alması hedeflenmelidir. Hikayelerin içeriği kardeş sevgisi, ailenin büyümesi, empati , mutluluk üzerine olmalıdır. Çocuk büyükse eğer kardeşi gelince nelerle karşılaşacağı, ona nasıl yardımcı olacağı anlatılmalıdır.

Kardeş için yapılan hazırlıklarda ablanın/abinin fikrini almak unutulmamalıdır. Kardeş için bir şeyler alırken onada küçük hediyeler almak işe yarayacaktır.

Bebek ilk doğduğu günlerde çocuk ilgisiz bırakılmamalı. Bebek uyuduğu anlarda anne bol bol büyük çocuğa sevgisini hissettirmelidir.

Bebek dünyaya geldiğinde ona bir hediye alıp ‘Bunu sana kardeşin almış.’ demek bir çok uzmanın önerdiği bir yöntemdir. Bu elbette işe yarayacaktır ama çocuğa yalan söylemek yerine bir hediye alıp ‘Seni tebrik ederim sen bugün abla/abi oldun.’ şeklinde yaklaşmak daha doğru olacaktır.

Bebek çocuktan uzak tutulursa, çocuk ona karşı bir öfke biriktirebilir. Bu da bizi kıskançlığın istenmeyen sonuçlarına götürür. Bebeğin bakımında çocuktan yardım istemek, altını beraber değiştirme, mamasını beraber hazırlamak etkili çözüm yollarındandır.

Ebeveynler ne kadar çok çabalasada belli düzeyde bir kıskançlık duygusu elbet olacaktır ancak önemli olan bunu sağlıklı seviyede tutabilmektir. Çocukların kişilik gelişiminin yapı taşlarını oluşturan 0-6 yaş aralığında yeni gelen kardeş onları olumsuz etkileyecektir. Bu yüzden onlara olan sevginizi göstermekten kaçınmayın, onlara yalnız omadıklarını, onu çok sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin. Bol bol sarılın.


Mersin Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!