Fıtık, karın içi organlarının genellikle karın duvarında veya vücudun bir başka boşluğunda (göğüs boşluğu vb..) duvarda oluşan zayıf bir alandan dışarı çıkması olarak tanımlanabilir. Bu zayıf alanın oluşma nedeni doğumsal olabileceği gibi edinsel de olabilir.

KAÇ ÇEŞİT FITIK VARDIR?

Kasık fıtığı (inguinal herni)

Göbek fıtığı (umblikal herni)

Ameliyat sonrası kesi fıtığı (insizyonel herni)

Sık rastlanan bu üç fıtık tipinin yanında, nadir karşılaşılan diğer karın duvarı fıtıkları da ( lomberGrynfelttparastomalfıtıklar vb…) görülebilir.

Bu arada belirtmekte fayda gördüğüm bir fıtık tipi daha var. Bu fıtık hem sık görülen, hem de halk arasında “mide fıtığı” olarak isimlendirilen bir fıtık , ancak bu fıtık “karın duvarı fıtığı” grubunda değil. Mide ile yemek borusunun birleşim yerinden çıkan ve midenin bir parçasının göğüs boşluğuna geçmesi ile şekillenen, “hiatus fıtığı” olarak isimlendirdiğimiz bu fıtık, hastalarda “reflü” şikayetine sebep olan ana hastalıkların başında gelmektedir.

KASIK FITIĞI NASIL OLUŞUR?

Kasık bölgesi fıtıkları en sık görülen karın fıtıklarıdır. Toplumda %2-5 oranında görülürler. Erkeklerde (%85) kadınlardan (%15) daha sık görülür. Erkeklerde daha sık görülme nedeni embriyonel gelişim sırasında karın içerisinde yer alan testislerin doğum sonrası skrotuma (torba) izlediği yol nedeni ile karın duvarında gelişen potansiyel zayıf alandır. Bu bölgenin embriyonel dönemde tam kapanmaması veya sonraki dönemde zorlanma sonucu açılması sonucu kasık fıtığı gelişir. Kasık bölgesi fıtıkları 3 türdür.

İndirekt kasık fıtığı, testislerin skrotuma (yumurtaların torbaya) gidiş yolu üzerinde oluşur ve çoğunlukla karın zarı(periton) ile devam eden bir fıtık kesesi mevcuttur. Bu kese erkeklerde skrotuma(torbaya) kadınlarda labiumlara (vajinal dudaklara) kadar ilerleyebilir.

Direkt kasık fıtığı , bu tip fıtıklar, kasık kanalının arka duvarındaki zayıf bir noktadan oluşur , karın içerisinden direkt olarak cilt altına kadar fıtıklaşma olur.

Femoral fıtık, kasık oluğununhemen altındaki bölgede, bacağı besleyen atardamar , toplardamar ve sinirin geçtiği femoral kanaldaki boşluktan, karın içi organlarının fıtıklaşmasıdır. İleri yaştaki kadınlarda daha sık görülür, kadınlardaki fıtıkların %85 ‘i femoral hernidir. Ağrı ve şişlik daha çok kasık bölgesinin altındadır ve uyluğa yansıyan ağrılar da olabilir. Boğulma olasılığı yüksektir, tanı koyulması güçlük arzedebilir.

GÖBEK FITIĞI NASIL OLUŞUR?

Doğumdan önce anne ile çocuk arasındaki bağlantıyı oluşturan ve çocuğun büyümesi için gereksinimlerini sağlayan damarlar göbek halkasının içinden geçer. Bu damarlar “göbek kordon”u denilen yapı içerisinde yer alır ve doğumdan sonra kapanırlar. Henüz tam kapanmamış göbek halkasında oluşan boşluktan, karın içi organların girip çıkması ile göbekte oluşan şişliğe “göbek fıtığı” denir. Bu fıtıklar genellikle doğumsaldır ve ilk 4 yıl içerisinde kendiliğinden kapanabilir.

Ancak erişkin yaşlarda da, göbek halkasının karın duvarında zayıf bir alan oluşturması sebebiyle, “göbek fıtıkları” görülebilir. Bunlar tüm fıtıkların %8-10’unu oluşturur, çoğunlukla kadınlarda görülür. Çoğu fıtıkta olduğu gibi göbek fıtığında da karın içi basıncını artıran durumlar ( mesela gebelik , kronik öksürük , kabızlık , ağır yük kaldırma gibi….) başlıca nedenler arasında sayılabilir.

AMELİYAT SONRASI KESİ FITIĞI” NASIL OLUŞUR?

Karın ameliyatlarından sonra ameliyat kesi yerinde oluşan fıtıklardır. Sistemik hastalık varlığı , ameliyat yeri infeksiyonu , şişmanlık, ileri yaş gibi etkenler , “ameliyat sonrası kesi fıtığı” oluşumunu arttıran nedenler arasında yer alırlar. Genellikle karın ameliyatı olan hastaların %1-10 ‘unda görülür. Karın ameliyatları sonrası erken dönemde, karın içi basıncını arttıran değişik faktörler ve bunların yanında zorlayıcı fiziki hareketler de bu konuda katkıda bulunabilir.

KARIN DUVARI FITIKLARINDA TANI NASIL KONUR ?

Fizik muayene , karın duvarı fıtıklarının tanısında genellikle yeterlidir.

Görüntüleme yöntemleri, USG, Bilgisayarlı Tomografi. Özellikle fıtık kesesi içerisindeki organları tanımlama amacıyla kullanılabilir.

KARIN DUVARI FITIKLARINDA TEDAVİ NASIL YAPILIR?

Bütün fıtıklarda tedavi , sadece cerrahi yöntemlerle yapılabilir.

Cerrahlar asırlardır fıtık ile uğraşmış ve her tip fıtığı tedavi etmişlerdir. 20-25 yıl öncesine kadar “klasik yöntemler” (açık cerrahi) kullanılarak yapılan fıtık cerrahisi , “laparoskopikcerrahi” (kapalı cerrahi) nin uygulanmaya başlanması ile bugünlere iki farklı cerrahi tedavi seçeneği ile , daha donanımlı olarak gelmiştir.

Bugün uygun hastalarda oluşan bütün fıtık tiplerini, “laparoskopik cerrahi yöntemler” ile tedavi edebilmekteyiz. Bu cerrahinin uygulanmasında teknik eksiklikler, tıbbi gereklilikler, lokal anatomik zorluklar veya cerrahın eğitim eksikliği ve benzeri problemler açık cerrahi kullanımını zorunlu kılabilir. Fıtık tedavisini , fıtık tiplerine göre ayrı-ayrı değerlendirirsek;

KASIK FITIKLARI Onarımı,

Açık cerrahi girişimler ile,direkt ve indirekt kasık fıtıklarının tedavisi , Lichtenstein , Shouldice , Bassini vb. teknikleri kullanılarak yapılabilir.Bu ameliyatlarda genellikle bir yama ile güçlendirme yapılır. Yamanın fıtık bölgesine uygulanması gerilimsiz biçimde olmalıdır, böylece ağrı ve fıtığın tekrarlama riski azaltılabilir.

Kapalı cerrahi (laparoskopik) girişimler ile,direkt ve indirekt kasık fıtıklarının tedavisi , TAPP ve TEP harfleri ile tanımlanan iki farklı laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.

TAPP (Karın yoluyla yapılan kapalı onarım) Bu onarımda karın boşluğu içerisine yaklaşık 0.5-1 cm’lik kesilerden özel aletler ile girilerek, fıtık oluşan alan, karın zarı seviyesinde yamanın yerleştirilmesi ve çevreye fiksasyonu ile kapatılır. Sıkışmış ve dev kasık fıtıklarında tercih edilir.

TEP (total ekstraperitoneal kapalı onarım) Bu onarımda karın boşluğunun içerisine girilmeksizin, karın zarı ile fasial plan arasında, bir balon aracılığı ile oluşturulan boşlukta çalışılır ve karın zarının önüne, fıtığın çıktığı halkaya yama yerleştirilir ve fiksasyonu yapılır.

Bu operasyonlar, yaklaşık 30-40 dakika sürmekte ve hastalar aynı gün veya bir sonraki gün taburcu edilebilmektedir, aynı zamanda laparoskopik onarımda operasyon sonrası ağrı şikayeti de oldukça azdır.

GÖBEK FITIKLARI Onarımı,

Açık onarımda, fıtığın boyutuna göre işlem seçilir, boyutu küçük ise primer onarım , büyük ise yama ile onarım tercih edilir

Kapalı(laparoskopik) onarım ise, karın ön duvarında fıtığın uzağındaki sağlıklı alanlardan yapılan 0.5 cm’lik kesilerden karın boşluğuna sokulan özel aletler yardımı ile yapılır. Bu yöntemde, fıtığın boyutuna bakılmaksızın, her olguda fıtık alanı yama uygulaması ile kapatılır.

AMELİYAT YERİ FITIĞI Onarımı,

Açık onarım, özellikle laparoskopik girişim için uygun olmayan olgularda tercih edilmelidir. Çoğunlukla yama kullanılması gerekir.

Kapalı (laparoskopik) onarım, daha önce geçirilmiş karın içi ameliyata bağlı yapışıklıklar, girişimin yapılmasını engelleyecek seviyede değilse ve hastanın özellikleri bu işlemin yapılması için engel oluşturmuyorsa tercih edilmelidir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!