“Kendi canavarını yaratmak” deyimini duymuşsunuzdur. Bu ifadeyi kısaca, kişinin veya toplumun kendi eylemlerinin, tercihlerinin olumsuz sonuçlar meydana getirmesi olarak açıklayabiliriz. Toplumsal olay/durumlarda bu olguyu rahatlıkla görebiliyoruz. 1939 Almanyası’nda ırkçılığa ve savaşa yönelik toplumun elinde somut ve/veya soyut veriler olmasına rağmen Nazi partisini hükümet olarak seçmiş ve neticesinde dünya çapında büyük yıkımlar meydana gelmiştir. Aynı şekilde 1750’lerden 1960’lara kadar Amerika’da Afro-Amerikan vatandaşlarına uygulanan ayrımcılık-dışlanma olaylarının sonucu olarak, Afro-Amerikan vatandaşları tarafından uygulanan suç işleme oranları artış göstermiştir. Bu ifade aynı şekilde Frankenstein hikayesinde de ustalıkla işlenmiştir. İşte, tüm bunlar kendi canavarını yaratmak ifadesinin birkaç örneğidir.

Kendi canavarını yaratmak ifadesini aslında bireysel davranışlarımızla, kişisel yaşantımızla da ilişkilendirebiliriz. Bu ifadenin psikolojideki karşılığı “kendini gerçekleştiren kehanet”tir: Olması düşünülen bir durum veya eylemin gerçeğe dönüşmesidir. Ancak burada minik bir ayrıntı vardır: Olması düşünülen durum gerçeğe dönüşürken kişinin davranışları, tutumları, girişimleri bu gerçeğin oluşmasına zemin hazırlar. Diğer bir deyişle kişi, bilinçli veya bilinçsiz bir biçimde davranışlarıyla olay/durumun ortaya çıkmasına neden olur. Yani kendi mezarını kazar.

Kendini gerçekleştiren kehanet, yaşamımızda sık sık tekrarlanan, olumsuz duygular hissetmemize neden olan olaylarda rahatlıkla görülebilir. Örneğin, birçok ilişkisinde terkedilen kişi şöyle bir kehanette bulunur: “Bu ilişkimde de terkedileceğim”. Durumun bir kehanet mi yoksa gerçeklik mi olduğunu anlamak için kişinin yaşamı analiz edilir. Öncelikle, bu kişi partner seçerken -çoğunlukla- kendisini kolayca terkedebilecek kişileri çekici bulur. Psikolojik yapılanması sağlıklı ilişkiler geliştirebileceği kişileri bir kenara atar. Kişinin yaşamını incelemeye devam etsek -büyük bir ihtimalle-terkedilmesine neden olacak birkaç aşırı davranış ve eylemi vardır (aşırı kıskançlık, aşırı ilgisizlik, aşırı talepler gibi). Böylelikle kişi, kendi canavarını yani terkedilme canavarını ya doğurmuş ya da beslemiş olur.

Yaşamımızdaki her canavarı kendi ellerimizle oluşturduğumuzu iddia etmiyorum. Bazıları damdan düşmüş gibi yaşamımızda yer alır ancak bazılarını kendi ellerimizle oluşturuyoruz ama farkında değiliz. Yaşamdaki canavarlarınıza bir göz gezdirin. Hangisinde kendi canavarınızı yaratıyorsunuz bunu farkedin ve bunlarla savaşarak veya güzellikle vedalaşın. Her zaman sizin için iyi olanı tercih edin.

Psk. Vedat Demiral


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!