Gözün 2 adet merceği vardır, bunlardan ilki mercek denilen lens, ikincisi de gözün saydam tabakasını oluşturan ön kısımdaki korneadır. Hastalık gözün saydam tabakasının (korneanın) öne doğru sivrilmesine bağlı olarak yüksek astiğmat ve miyopi gelişmesidir. Korneadaki öne doğru olan bu sivrilmeden dolayı da korneada incelme meydana gelir. Hastalık ilerleyicidir ve ergenlik döneminde ortaya çıkar. Hastalar genellikle ciddi görme kaybı olana kadar hastalıktan haberdar olmayabilirler.

Keratokonus’un sebebi tam olarak bilinmemektedir. Irsiyet ve göze sürekli uygulanan mekanik darbeler sebep olduğu bilinir. Sert kontakt lens kullanılması hastalığın ilerlemesine sebep olmaktadır. Korneası ince olan hastalar risk gurubundadır. Hastalık her safhasında tedavi edilebilir. Ancak geciktikçe hastalık ağırlaşır ve tedavideki başarı azalır. Hastalığın en önemli bulguları; sürekli artan bir astigmat ve buna bağlı olarak aratan görme bozukluğu. Gözlük numaralarının artırılmasına rağmen tam görmenin sağlanamaması. Işığa hassasiyet artması. Gözde devamlı kaşıntı ve rahatsızlık olmasıdır. Hasta her doktora gittiğinde gözlük numarası artar.

Hastaların %96 sın da her iki göz tutulur ancak iki göz eşit hızda seyretmez. Hastalığın seyri önceden bilinemez, zaman zaman duraksamalar gösterebilir. Hastalığın tanısı basit göz muayenesi esnasında hekimin yüksek astigmattan şüphelenmesi ile başlar. Hastanın kornea tabakasının eğrilikleri ölçülür ve kesin tanı kornea topografisi yani haritası ile konur.
Renkler kornea kalınlığına ve şekline göre değişir.

Keratokonusun durdurulmasına yönelik tek tedavi cross-linking tedavisidir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. Hastalığın seyrinde gözlük verilmesi, sert kontakt lens takılması hastanın görme kalitesini artırmak adına yapılır. Daha ileri safhalarda hastanın korneasına halka takılabilir. Halka takılmasındaki amaç gözlük numarasını düşürüp görüş kalitesini artırmaktır. Daha ileri safhada da hastaya kornea nakli yapılır.


Antalya Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!