Kıl dönmesi, pilonoidal sinüs
Kıl dönmesi, pilonoidal sinüs

Pilonidal sinüs (halk arasında bilinen adı: kıl dönmesi) derinin içinde duvarı kalın bir kist halini almış baloncuktur.

Hava ısındıkça terlemeyle birlikte farkedilmesi kolaylaşır. Sosyal yaşamda sıkıntı yaratır. Daha çok 15-40 yaşları arasında görülür.

Bu kist, genelde kaba etlerin birleştiği yerin hemen üzerinde veya yan tarafında (kuyruksokumu kemiğinin üzerinde) olur ve ağız şeklinde gözükebilir. Bu ağızdan kıl çıkabilir ve birden fazla ağız görülebilir.

Bu tablo daha çok genç, erişkin ve hayatını oturarak kazanan (örn: bankacı, şoför) genç erkek hastalığıdır. Erkeklerde ortaya çıkma olasılığı kadınlardan 3 kat daha fazladır.

Ancak kıl dönmesi vücutta kılın olduğu her yerde görülebilir.

Özellikle beden temizliğine aşırı titizlik gösteren, cilt bütünlüğünü bozucu yöntemlerle kılları alan bayanlarda kasık ve koltukaltında da kendini gösterir.

En sık görülen tipi kuyruksokumu üzerindeki şeklidir.

Pilonidal kist oturmayı ve hatta yürümeyi zorlaştıracak kadar ağrılı olabilir. Bazı durumlarda ağızlardan abse içeriği akabilir. Pilonidal kisti olan insanların %40ında bu durum tekrar eder.

Pilonidal kist bazen Crohn Hastalığı, anorektal fistül veya perirektal abse (rektumun hemen yanında irin dolu kese oluşumu) ile karıştırılabilir. Nadiren, kendiliğinden kemiği geçip makat bölgesine fistülleşmiş şekilde görülebilir.

Önceleri, pilonidal sinüs hastalığının doğuştan var olan bir hastalık olduğu sanılıyordu. Ama son bilgilere göre, pilonidal kistin derideki bir kıl dibi keseciğinin tahriş olması veya genişlemesi sonucu geliştiği düşünülmektedir. Bu, kaba etler bölümünü etkileyen egzersizlere (bisiklete veya ata binme gibi), kaba etler bölgesini sıkan dar kıyafetlere, sıcağa veya aşırı terlemeye bağlı olabilir.

Kıl dibindeki kesecik(follikül) tıkanır, mikrop kaparak şişer, yırtılarak çevredeki dokuya yayılır ve sonunda abse oluşmasına neden olur. Egzersiz veya yürüme genelde kılı absenin içine çeker.

Bedeninde daha çok sayıda kıl olan insanlarda daha sık görülür.

Kilolu erkeklerde görülme şansı daha fazladır.

Pilonidal hastalığın tedavisinde, kaba etlerin birleştiği bölgenin temiz tutulması önemli bir yer tutar. İltihaplı kistin boşaltılması ve devamında tamamının cerrahi yöntemle çıkarılması gerekir.

Ameliyat sonrası kapatılamayacak kadar büyük doku kaybı olan pilonidal sinüsler haricinde % 90 vakada temiz doku kaydırması yapılarak yara dikişlerle kapatılır.

Nüks olarak adlandırılan yara yerindeki yeni oluşumlar ortalama %15 hastada gözlenir. Ancak buna neden yetersiz cerrahi müdahalenin yanında, iyileşme sürecinde hijyene dikkat etmeme ve bahsi geçen diğer faktörlerdir.

Pilonidal hastalık erkeklerde daha sık görülmekle beraber, kadınlarda da ortaya çıkabilir.

Kadınlar bu durumu bir "erkek hastalığı" gibi düşünerek, yardım almaktan çekinmemelidirler.

Oluştuğu yer nedeniyle, pilonidal kist utanmaya ve sosyal ilişkilerde sorunlara neden olabilir.


Bursa Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!