KIRIKLAR

Dıştan veya içten gelen zorlamalar ile kemiğin bütünlüğünün ve devamlılığının bozulmasına, yani kemik dokusunda olan ayrılmaya ''KIRIK'' diyoruz.
Kemikteki bu bozukluk küçük bir çatlaktan, bir veya birçok kemiğin parçalanmasına kadar olabilmektedir. Halk arasında yanlış bilinen şekilde çatlak olarak isimlendirilen yaralanmalar da aslında kırıktır. Ancak bu tip kırıklar bize, olayın daha hafif olduğunu veya basit bir yaralanma sonucunda meydana geldiğini göstermektedir.
Kırıkta olay sadece kemiğin bütünlüğünün bozulması ile bitmez. Kırığı oluşturan zorlanma veya kuvvet kemiği kırıncaya kadar kemik çevresindeki cilt, tendon ve ligamentler (bağlar), damarlar, sinirler ve organlara da zarar verir. Hatta parçalar. Bazen bu yaralanmalara kemikteki kırık uçları neden olur. Bu nedenle kırık olayı sadece kemiği değil, kemik çevresindeki birçok dokuyu da ilgilendiren bir olaydır. Kanama, şok, emboli (damarlardaki pıhtıların veya kemik içerisindeki ve çevresindeki yağ dokusu parçalarının damarlar yolu ile beyin, akciğer, kalp veya başka bir organı besleyen damara giderek tıkanıklığa neden olması) ve vücudun tamamını ilgilendiren birçok kötü duruma da yol açması nedeni ile kırık, ''Genel Travma Hastalığı'' olarak tanımlanmaktadır.

Kırık Tedavisi

Ortopedi ve Travmatoloji Kliniklerinde kırıkların tedavisi için ameliyatsız ve ameliyat ile tedaviler şeklinde iki yöntem uygulanmaktadır.

Ameliyatsız tedaviler sıklıkla acil serviste ve poliklinikte uygulanır. Kırık, hastanın yaşına ve kırılan kemiğe göre belirlenen ölçütler içerisinde uygun pozisyonda yerine konularak alçı ile tespit edilmek sureti ile tedavi edilir. Hasta aralıklı poliklinik kontrolleri ile takip edilir. Hastanın yaşına ve kırık şekline bağlı değişmek üzere, 3 ile 6 hafta arasında alçıda tutulur. Bu süre yeterli kaynama görülmemesi halinde uzatılabilir. Süre sonunda alçı çıkarılarak hastaya yapması ve yapmaması gereken hareketler anlatılır. Genellikle 3 ile 6 ay sonunda iyileşme tamamlanır.

Ameliyat ile yapılan tedaviler ameliyathanede, hastaya anestezi (narkoz) verilerek yapılır. Ameliyatsız yöntemler ile yerine oturtulamayan ve tespit edilemeyen kırıklar, kapalı şekilde veya açık şekilde tedavi edilir. Kapalı şekilde yapılan ameliyatlarda kırık bölge açılmadan kırık yerine oturtulup dışarıdan çiviler ve çubuklar ile tespit edilir. Açık şekilde yapılan ameliyatlarda ise cilt kesisi ile kaslar arasından kırık bölgeye ulaşılarak kırık uçları birleştirilir. Kırık, kemik üzerine yerleştirilen plak ve vidalar ile veya kemik içerisinden geçirilen çubuklar ile tespit edilir. Kullandığımız plak, vida, çivi ve protez gibi malzemelere halk arasında platin denilmektedir. Ameliyat sonrasında hasta bir süre yataklı tedavi ünitemizde takip edilir ve poliklinik kontrollerine gelmek üzere taburcu edilir. Yara yerine günaşırı pansuman yapılır. Dikişler 15. günde alınır. Genellikle 3 ile 6 ay sonunda iyileşme tamamlanır.

Kırık tedavisinde istenen sonuçlar, kırığın uygun pozisyonda kaynaması, kemik çevresindeki yaralanan dokuların iyileşmesi ve hastanın kırılan kemiğin bulunduğu vücut bölgesini tekrar iyi bir şekilde kullanabilmesidir. Nadir de olsa kaynama yokluğu, yanlış kaynama, sinir ve damar yaralanmaları, enfeksiyon (yara yerinde mikrop üremesi) gibi kırılan bölgeye ait, şok, emboli ve ölüm gibi tüm vücudu ilgilendiren kötü sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Bu tür olayların engellenmesi için gerekli önlemler eksiksiz uygulanır. Ancak travmanın şekli, şiddeti, hastanın yaşı ve hekimin tavsiyelerine uyulmamış olması gibi birçok nedenle bu istenmeyen sonuçlar karşımıza çıkabilmektedir.

ÇIKIK VE TEDAVİSİ

Eklemi oluşturan kemiklerin normal ilişkiler dışında yer değiştirmesine, eklem yüzlerinin birbirinden ayrılmasına ÇIKIK (luksasyon) diyoruz. Bu olay tam olmazsa yarı çıkık (subluksasyon), hafif şiddette travmalar ile tekrarlar hale gelir ise alışkanlık haline gelen çıkık (habitüel çıkık) olarak isimlendiriyoruz.

Çıkıklar da kırıklar gibi sadece kemik uçlarını ve eklemi ilgilendiren bir olay değildir. Eklem çevresindeki bağlar, kaslar, kapsül (eklemi çevreleyen zar şeklindeki yapı), damar ve sinirlerde de zedelenmeler olur. Eklemi oluşturan kemiklerin ekleme komşu uçlarında veya başka bir bölgesindeki kırıklar olaya eşlik edebilir. Bu olay kırıklı çıkık olarak isimlendirilir. Kırıklı çıkıklar ve beraberinde damar-sinir yaralanması olan çıkıklar basit çıkıklara göre daha tehlikelidir ve tedavileri daha zordur.

Çıkıklar genellikle acil serviste ve poliklinikte tedavi edilir. Çıkığın mekanizmasına ve çıkığın olduğu ekleme özel yöntemler ile eklem çevresine güç uygulanarak çıkık yerine oturtulur. Bu işlem, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş ise, çocuk veya yaşlı hasta ise, tekrarlayan denemelerde çıkık yerine oturtulamaz ise ameliyathane şartlarında hastaya anestezi verilerek yapılır. Bazı durumlarda, örneğin; eklemin içerisine eklem çevresindeki yumuşak dokular girmiş ise veya kapalı şekilde yerine oturtulamaz ise cilt kesisi ile ekleme ulaşılarak açık tedavi yapılabilir.
Çıkık yerine oturtulduktan sonra çeşitli tipte bandajlar veya alçı ile eklem genellikle 3 hafta tespit edilir. Süre sonunda tespit sonlandırılarak eklem hareketlerinin geri kazanılması için fizik tedavi uygulanır. Gerekli durumlarda beraberinde meydana gelen yaralanmaların tespit edilmesi için tomografi veya MR gibi tetkikler istenebilir. Tomografi ve MR sonuçlarına göre farklı ameliyatlar gerekebilir.

Kırıklar ve çıkıklar, ehil ellerde ve hastanelerde tedavi edilmesi gereken, hastanın sakat kalmasına ve hatta ölümüne neden olabilecek kadar önem taşıyan yaralanmalardır. Özellikle son 25 yılda Modern Tıp;taki gelişmeler ve Ortopedi alanındaki mühendislik çalışmaları bu tür yaralanmaların tedavisindeki başarımızı artırmıştır.

Kas-iskelet sistemi yaralanmaları ile günlük yaşamda çok sık karşılaşıyoruz. Evde kayarak düşmeler, iş kazaları, yüksekten düşmeler, trafik kazaları; Sayılabilecek pek çok nedeni olan bu yaralanmalar artık hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Bu yaralanmalar kazaya uğrayan insanların kaza sonrasındaki yaşam kalitelerini azalttığı gibi, iyileşme sürecinde tarif edilemeyen acılara, iş gücü kaybına, tedavi maliyetleri göz önüne alınırsa çok miktarda ekonomik kayba ve bazen de ölüm nedeni ile derin ailesel acılara neden olmaktadır. Sonuçlarına bakılacak olursa, birey olarak topluma karşı sorumluluklarımızdan birisi de kazaların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasıdır.

TRAFİK KAZALARI VE YÜKSEKTEN DÜŞMELER

Bir bölgede görülen kırıklar ve çıkıkların nedenleri, bölgenin nüfus yoğunluğuna, araç trafiği yoğunluğuna, iklimsel özelliklerine, sosyokültürel seviyesine ve çalışılan iş sahasına göre değişmektedir. Ülkemiz genelinde en sık ölüm ile sonuçlanan ve sakat bırakan yaralanmaların nedeni trafik kazalarıdır. Genellikle büyük şehirlerde psikolojik nedenlerle ve Çukurova yöresinde damda yatma alışkanlığı nedeni ile meydana gelen yüksekten düşmelere de sık rastlamaktayız. Trafik kazaları ve yüksekten düşmeler, kırık, çıkık, sakatlık ve hatta ölüm ile sonuçlanan kazaların genel olarak en sık nedenleridir. Trafik kazaları ve yüksekten düşmelerde kafatası, omurga ve pelvis (leğen kemiği) kırıkları, en çok korkulan ve ölüm ile sonuçlanabilen yaralanmalardır.

SPOR YARALANMALARI

Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de spor denilince futbol akla gelir. Çocuklarda oyun çağından itibaren erkek çocukların oyunu futboldur. Gençlik ve genç erişkin dönemde de çok popülerdir. Özellikle son yıllarda halı sahaların yaygınlaşması nedeni ile futbolda meydana gelen sportif yaralanmalar sıktır. Bu yaralanmalar da genellikle halı sahaların zemin özelliklerinin uygun olmaması, halkımızın düzenli spor yapma alışkanlığının olmaması ve sportif aktivite öncesinde ve sonrasında yapılması gereken, ısınma ve germe egzersizlerinin yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Meydana gelen yaralanmaların ciddiye alınmaması ve doktora başvurulmaması sonraki yaralanmaların şiddetini artırmakta ve iyileşme sürecini uzatmaktadır.
Futbolda sıklıkla ayak bileği ve diz bölgesinde bağ yaralanmaları ve kırıklar meydana gelmektedir. Omuz üzerine düşme sonucunda omuz çıkıkları ve el üzerine düşme sonucunda el bileği kırıkları sık meydana gelir. Rakip oyuncunun ayak darbesi ile kruriste (diz ile ayak bileği arasında) kırık nadir olsa da yumuşak doku yaralanmaları sıktır. Uyluk bölgesinde genellikle geçici kas kramplarına, nadir de olsa kas yırtılmaları ile sonuçlanan ve iyileşmesi uzun süren yaralanmalara rastlanmaktadır.

İŞ KAZALARI

Sanayi bölgelerinde iş makinaları ile kol ve bacak yaralanmaları, tarımın yapıldığı bölgelerde genellikle traktör üzerinden düşme nedeni ile ayak bileği ve diz çevresindeki kırıklar, tarım aletleri ile kollar ve bacaklarda meydana gelen yaralanmalara sık rastlıyoruz. Tarım işçilerinde görülen yaralanmalar trafik kazaları ve yüksekten düşmeler kadar ciddi olmasa da, çalışılan ortamdaki gübre ve kimyasal maddelerin fazla olması, bu maddelerin mikrobik açıdan zengin olması, özellikle cilt bütünlüğünün bozulmuş olduğu kırıkların (açık kırık) iyileşme sürecini uzatmakta ve hayati tehlikeyi artırmaktadır. Tarım aleti ile oluşan el yaralanmalarında bu konu daha çok önem taşır ve acil tıbbi müdahale gerektirir.

YAŞLILAR

Yaşlılarda görülen kırıkların altta yatan en sık nedeni osteoporozdur. Osteoporoz; kemik kitlesinin azalması ve kemik yapısının bozulması sonucunda, kemik kırılganlığının artması ile karakterize, kemik kaybı ilerler ise kemik kırıkları ile sonuçlanan kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Osteoporoz nedeni ile en sık el bileği kırıkları, kalça kırıkları ve omurga kırıkları meydana gelir. Zaman içerisinde omurlarda meydana gelen çökme ve ezilme sırtta kamburlaşmaya neden olur. Normalde kırığa neden olmayacak şiddette el ve kalça üzerine düşme, burkulma gibi travmalar kırığa neden olabilir. Osteoporozun önlenmesi, tedavi edilmesi ve yaşlıların travmalardan korunması gereklidir.

ÇOCUKLAR

Genel olarak çocuk travmaları oyun çağında meydana gelir. En büyük risk oyun alanlarının olmaması ve çocukların trafiğin yoğun olduğu yerlerde oynamasıdır. Çocuklarda meydana gelen araç dışı trafik kazalarının sonuçları çok kötü olmaktadır.
Yaz aylarında ve özellikle hafta sonlarında, oynarken veya salıncaktan yere düşmeler sonucunda dirsek ve önkol bölgesi kırıklarına sık rastlıyoruz. Özellikle dirsek bölgesindeki kırıklar çok ciddi sakatlıklara yol açmaları nedeni ile önem taşımaktadır. Genel olarak çocuk travmaları önemlidir ve acil müdahale gerektirebilir.

DİĞER YARALANMALAR

Sık olmasa da yürürken kayarak düşmeler ve evde meydana gelen kazalar nedeni ile oluşan kırık ve çıkıklara rastlıyoruz. Nadir meydana gelen bu yaralanmalar çok ciddi sonuçlara yol açmasa da, yine nadir gözlenen ateşli silah yaralanmaları, kırık ile birlikte damar ve sinir yaralanmalarına neden olarak ileri derecede sakatlık ve ölüm ile sonuçlanabilmektedir.

Sonuçları çok farklı olsa da bunlar gibi günlük yaşamda her zaman karşımıza çıkan ve artık hayatımızın bir parçası haline gelen travmalardan ayrı kalamıyoruz. Biz; Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları da hastanelerimizde bu tür yaralanmaların tedavisi için çalışıyoruz.

Kas-iskelet sistemi yaralanmaları, nedeni ve şiddeti ne olursa olsun ehil kişilerce tedavi edilmesi gereken, kalıcı sakatlıklar ve hatta ölüm ile sonuçlanabilen yaralanmalardır. Hastanelerin Acil Servis ve Ortopedi Poliklinikleri'nde bu tür yaralanmaların ayaktan ve gerekli hallerde yataklı tedavi ünitelerine yatırarak tedavisini sağlamaktayız. Tedavideki başarımızda, hastanızın Acil Servis;e veya Ortopedi Polikliniği'ne gelişine kadar yapılmış olan bazı müdahaleler de önem taşımaktadır. Kas iskelet sistemi yaralanmalarında ''İLKYARDIM'' çok önemlidir.

İLKYARDIM

Özellikle yaralanmanın hayati tehlikesi mevcut ise ilkyardım sırasında yapılacak müdahaleler çok önemlidir. Yaralanan kişinin hangi şekilde yaralandığını o anda çözümlemek ve yaralanma nedenini acil olarak ortadan kaldırmak gerekir.

Yaralının üzerine bir eşyanın düşmüş olması, elektrik çarpması, deprem felaketinde enkaz altında kalmış olması veya araç içi trafik kazalarında araç içinde sıkışmış olması gibi bir neden söz konusu ise öncelikle yaralı bu durumdan kurtarılmalıdır. Kurtarma işlemi sırasında yaralının vücudunun mümkün olduğu kadar olduğu pozisyonda kalmasına dikkat edilmelidir. Bilinçsizce çekiştirmeler ve taşıma girişimleri hastaya faydadan öte zarar verecektir.

Yaralanma nedeni ortadan kaldırılınca öncelikle yaralının nefesinin ve kalp üzeri, el bileği veya boyun bölgesinden kalp atışlarının kontrol edilmesi gereklidir. Aynı zamanda yaralının ağzındaki yabancı cisimlerin (takma diş, kırık diş, yabancı cisim vb.) çıkarılması solunum yolundaki olası tıkanmayı önler. Solunum ve kalp atışları alınamıyorsa mümkünse ehil kişilerce, ortamda ehil kişi yoksa siz suni solunum yaparak yaralıyı hayata döndürmeye çalışmalısınız. Aynı zamanda 112 Hızır Acil;i arayarak yardım istemelisiniz. Hızır Acil ile görüşmede olayı özetleyerek ve net cümlelerle, telaşlanmadan anlatınız. Olayın nerede ve nasıl meydana geldiğini, kaç kişinin yaralı olduğunu, itfaiye veya polis yardımı gerekip gerekmediğini mutlaka söylemelisiniz. Olay yerinde kargaşayı önlemek ve kurtarma için gelen görevlilere yardımcı olmak da sizin görevinizdir.

Solunum ve kalp atışlarını aldığınızdan eminseniz, yaralının üzerindeki yaralanma nedenini uzaklaştırdıktan sonra giysilerini makas ile keserek çıkarınız. Cilt ve cilt altı yaralanmasına bağlı kanama görürseniz üzerine temiz bir bez vb. cisim ile tampon uygulayınız. Batan yabancı cisimleri çıkarmayınız. Çıkarma girişimi ile hastaya daha fazla zarar verebilirsiniz. Özellikle yaralanma olan vücut bölgesini ve tüm vücudu olduğu pozisyonda hareket ettirmeden tespit ediniz. Örneğin; dirsek bölgesinde kırık düşünüyorsanız olduğu pozisyonda, tahta parçası gibi sert bir cisim ile hareket etmeyecek şekilde tespit ediniz. Yaralıyı bu şekilde hastaneye götürünüz. Yaralanmanın şiddetine göre, örneğin; şiddetli kanama gibi hayati tehlike düşündüren bir yaralanma söz konusu ise taşıma ve hastaneye nakil için 112 Hızır Acil;in gelmesini bekleyiniz. Hastanızı Acil Servise getirdikten sonra olayı doktorunuza telaşlanmadan ve eksiksiz anlatınız. Acil Servis'te yapılan müdahale sırasında ortamdaki kargaşayı önleyiniz ve sağlık çalışanlarına bu konuda da yardımcı olunuz.

Spor yaralanmaları veya evde meydana gelen kazalar gibi, genellikle kırık ile sonuçlanmayan basit yaralanmalarda uygulayacağınız en iyi ilkyardım, yaralanan bölgenin tespit edilmesi ve buz ile aralıklı soğuk uygulamadır. Bu dönemin 8 saati geçmemesi, olay hafife alınmadan en yakın zamanda Ortopedi Polikliniği; ne başvurulması gereklidir.

Basit bir olay gibi algılanan yaralanmalar bazen acil tedavi gerektiren yaralanmalar olabilir. Halk arasında yanlış bir uygulamanın sonucu, daha çok yaşlı insanların önerileri doğrultusunda, yaralanan bölgenin bal vb. maddeler ile sarılarak iyileşmeye bırakılması, bu nedenle; ehil ellerde, belki de acil müdahale gerektirecek bir kırığın tedavisinin gecikmiş olmasıdır. Bölgemizde Ortopedi Uzmanı'nın çalıştığı bir hastane olmasına rağmen, özellikle çocuk kırıklarında bu tür girişimlerin yapılmış olduğunu hala görmekteyiz. Bu şekilde, hem tedavi gecikmiş olmakta, hem de uygun şekilde yapılamamış olmaktadır.

BİLMENİZ GEREKEN ÜÇ KONU

Kopma şeklinde yaralanmalar; Parmak kopması gibi;

Tarım ve sanayi işçiliğinde kullanılan aletlerle, özellikle çocuklarda kapı veya ev eşyalarının arasında, el veya ayaklarının sıkışması nedeni ile parmak, el bileği veya herhangi bir bölgeden kopma şeklinde uzuv yaralanmaları olabilmektedir. Bu tür yaralanmalarda uygulanan tedavi acildir ve en yakın zamanda hastaneye başvurmayı gerektirir.

Bu tür yaralanmalarda tedavinin başarısı; müdahalenin acil yapılmış olmasına, yaralanmanın derecesine ve yaralanma etkeninin hijyenik özelliklerine bağlıdır. Bıçak ile kesilme şeklinde ve temiz yaralanmaların tedavisi acil müdahale edilirse başarılıdır. Ezilme veya parçalanma şeklinde olan, tarım aleti yaralanması gibi hijyenik olmayan bir yaralanmada acil müdahale edilse bile tedavi başarısı düşük olacaktır.

Böyle bir yaralanma ile karşılaşıldığında ilk yapılması gereken kopan parçanın hastaneye nakil için hazırlanmasıdır. Kopan parça kuru kalacak şekilde bir poşet içerisine konarak ağzı kapatılır. Başka bir poşete buzlu su hazırlanır. Her iki poşet üçüncü bir kuru poşetin içerisine konarak ağzı kapatılır. Bu uygulamada en sık yapılan hatalar, kopan parçanın serbest şekilde veya buz üzerine direkt konarak getirilmesidir. Parça serbest şekilde getirilirse canlılığını kaybeder. Direkt buz üzerine konması da parçanın donmasına ve dokuların ölmesine neden olur. Buzlu su ile hazırlanan ortama su ile temas ettirmeden konularak hızlı şekilde hastaneye getirilmiş olması, kopan kısmın koptuğu yere dikilebilmesine yardımcı olur, tedavi şansını artırır.

Tedavi şansının olmaması veya kopan parçanın getirilmemesi gibi durumlarda kopan yerin kapatılması (güdük revüzyonu) şeklinde cerrahi tedavi uyguluyoruz.

Acil Servis ve 112

Acil Servis, acil müdahale edilmesi gereken hastaların tedavisi için tasarlanmış, gerekli tıbbi cihazların ve ilaçların bulundurulduğu, her gün 24 saat açık, doktoru, hemşiresi ve yardımcı sağlık personeli ile sürekli hizmet veren hastane bölümüdür. Ne yazık ki bir çok hastanede acil servis hastalarının önemli bir kısmını, normalde poliklinik şartlarında tedavi edilmesi gereken, uzun süredir şikayetleri olan veya farklı nedenler ile (poliklinik sırası beklememek için vb.) polikliniklere gitmek istemeyen hastalar oluşturmaktadır. Acil servislerdeki hasta yükünün bu tür hastalar nedeni ile artması hizmet kalitesini düşürmekle birlikte, gerçekten acil müdahale gerektiren hastaların tedavisinin gecikmesine, engellenmesine veya müdahale şansının azalmasına neden olmaktadır. Her birey veya yakını bir gün gerçekten acil müdahale gerektiren hasta olabilir. Bu gibi durumlarla yüz yüze kalabilir. Acil Servis;in önemini bu nedenle herkesin bilmesi gereklidir.

Yine ne yazık ki, 112 Hızır Acil telefonunun en önemli meşguliyeti, nedensizce ve farklı amaçlar ile aranmış olmasıdır. Bu türde, bilinçsiz veya kötü amaçlar ile 112;nin meşgul edilmesi, gerçekten acil müdahale gerektiren hastalara verilen sağlık hizmetinin kalitesini düşürmektedir. Bu konuda da herkesin bilinçli olması gerekir.

Acil ameliyat için; Aç ve susuz geliniz!

Kırıklar, çıkıklar veya herhangi bir yaralanma nedeni ile acil ameliyat olabileceğinizi, belki de basit bir karın ağrısının apandisit olabileceğini ve acil ameliyat gerekebileceğini düşünerek hastanızı aç ve susuz getiriniz. Özellikle çocuklar acil servise bir kolu askıda, diğer elinde bir gıda maddesi ile getirilirler. Belki teselli etmek içindir; Nedendir bilinmez;
Bu konunun önemi şudur ki; anestezi (narkoz) alacak hastanın belli süre ile aç kalmış olması istenir. Çünkü basit ifade ile; ameliyat sırasında yediklerini kusmaması içindir. Hastalığınız veya yaralanma şekliniz her ne olursa olsun; acil ameliyat olmam gerekebilir; düşüncesi ile aç ve susuz geliniz. Bu şekilde acil müdahale şansınız artacaktır.


Aydın Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!