Kısırlık tedavisi!
Kısırlık tedavisi!

Tedavi yöntemleri ilaçla tedavi, operasyon, yumurtlatma ve/veya aşılama, yardımcı üreme teknikleri (tüpbebek, mikroinjeksiyon) olarak özetlenebilir.

Hangi yöntemin seçileceğine sadece kısırlık nedenine göre karar vermeyiz. Çiftin kaç senedir korunmadığı halde çocuk sahibi olamadığı, kadının yaşı ve yumurtalık zenginliği, daha önce hangi tedavilerin kaç kere denendiği yöntem seçiminde rol oynar.

Amaç en basit ve ucuz yöntemi kullanarak makul bir sürede sağlıklı bir doğum gerçekleştirmektir. Basit bir ilaç veya aşılama ile gebe kalabilecek bir çiftin gereksiz yere tüp bebek denememesi veya tam tersine tüp bebekten daha basit yöntemlerle gebe kalamayacak bir çiftin başka yöntemlerle boşuna zaman ve para harcamaması gerekir. Bu nedenle kararları veren doktorun deneyimli olması çok önemlidir. Bazı durumlarda kaybedilen zamanın telafisi olmamaktadır.

Örneğin sperm sayı ve hareketinde orta düzeyde düşüklük olan, birkaç yıldır deneyen ama gebelik elde edemeyen ve cerrahi olarak düzeltilmesi mümkün herhangi bir anormalliği olmayan genç bir çiftte aşılama tedavisi uygundur. Aynı ciddiyette sperm problemi olmasına rağmen kısırlık süresi 3 yıldan uzun olan bir çiftte ise aşılama ile gebelik elde etme olasılığı son derece düşüktür ve bu çifte mikroinjeksiyon önermek gerekir. Bu örnekle infertilite süresinin yöntem seçme kararını nasıl etkilediğini anlayabiliriz. İnfertilite süresi, tüp problemleri ve açıklanamayan infertilite olgularında da çok önemlidir.

Kadının yaşı ve yumurtalık zenginliği de yaklaşımda büyük önem taşır. Erkeklerin kadınlardan önemli bir farkı yeni üreme hücrelerinin yapılmasıdır. Kadınlar ise belli sayıda yumurta ile doğarlar, yenisi yapılmaz ve her geçen gün bu yumurtaların hem sayısı azalır hem kalitesi düşer. Özellikle 40'lı yaşlara yaklaşan kadınlarda tedavi yöntemi belirlenirken geçen zamanın da göz önüne alınarak en yüksek olasılığı verenlerin seçilmesi gerekir.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!