Kalın bağırsak boğumlu bir organ olup iç yüzeyi düzgündür. Bu yüzeyde bulunan hücrelerin bir nedenle diğer hücrelerden hızlı büyümesi durumunda burada diğer yüzeye göre daha kabarık duran hücre kümeleri oluşur. Bu oluşumlara polip diyoruz. Kalın bağırsak polipleri sindirim sisteminde diğer kısımlara göre daha sık karşılaştığımız bir lokalizasyondur. Daha çok çıkışa yakın kısımda yerleşme eğilimindedir. Genellikle 1 cm’den küçük olup küçük olanlar iyi huylu olma eğilimindedir.

Klinik olarak çoğunlukla büyük boyutlara ulaşana kadar belirti vermezler. Başka nedenlerle ya da TARAMA nedeniyle yapılan kolonoskopilerde farkedilirler. Küçük boyutlarda iken çıkarıldığında tedavi tamamlanmış olur. Daha büyük boyutlarda tespit edildiğinde kansere dönme potansiyelleri daha fazladır. Çıkarılmasının ardından aynı yerde tekrar oluşma riski düşük olmasına rağmen başka alanlarda oluşma riski artmıştır. Bu yüzden kolonoskopisinde polip tespit edilen hastalarda polip türü ve boyutuna göre değişen sıklıklarda kolonoskopi kontrolu önerilmektedir.

Kalın bağırsak polipleri kanser öncülü kabul edildiği için çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte yeni üretilen endoskopi sistemlerinde görüntü kalitesinin artması ve değişik özelliklerin polibin yapısı ile ilgili ayrıntılı incelemesi de yapabilmesi sayesinde erken tespitleri ve tedavileri ameliyata gerek kalmaksızın çözülmektedir. İlerleyen yıllarda taramaların toplum geneline yayılması sayesinde kolon kanserinin ve buna bağlı ölümlerin azalması umut edilmektedir.


Ankara Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!