Koronavirüsden kaynaklanan hastalık esas olarak damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Ayrıca hasta bireylerin öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçtıkları damlacıklara diğer kişilerin elleri ile temas etmesi sonrasında ellerini ağız, burun veya göz mukozasına götürmesi ve temas etmesi ile bulaşmaktadır.

Tüm dünyada ciddi sağlık sorunlara neden olan koronavirüs vücut direnci iyi olanlarda kendiliğinden düzelebildiği söylenirken çeşitli metabolik hastalıklara neden olan kişilerde daha ağır seyrettiği görülmüştür. Özellikle kanser hastalarında daha ağır seyredebilir ve hayati tehlikelere neden olabilmektedir. Yapılan araştırmada kanserli hastaların bu zorlu süreçte zorlandıkları kabul edilirken yine bağışıklık sisteminin oldukça önemli rolü olduğu görülmüştür. Çin’de 1590 ölüm vakasının içerisinde sadece 18 kişi kanser hastadır. Bu hastaların detayına bakıldığında ise sigara kullandıkları görülmüştür. Bu yüzden kanser hastalarının bağışıklık sistemlerini olumsuz etkileyecek her şeyden uzak durmaları ve yaşadıkları süreçten dolayı bağışıklık sistemleri zayıf olabileceği için enfeksiyonlara daha yatkın olabilmektedirler. Bu yüzden yaşadığımız bu pandemi sürecinde biraz daha fazla dikkat etmelidirler.

İzole Bir Ortam Oluşturulmalı

Kalabalık ortamlara girmemeli, mutlaka maske takmalı ve aile ortamında da sosyal mesafesini korumaya özen göstermelidir. Ayrıca tedavi merkezlerine tedavisi için giden hastaların sadece bir yakınıyla gitmeli, 18 yaş altı veya 65 yaş üstü hiç kimsenin kendilerine eşlik etmemesi, hastaların ve yakınlarının gerekli hijyen kurallarına eksiksiz uyum sağlamaya özen göstermelidirler.

Tedavi Süreci

Tedavisi devam eden kanser hastalarının bu süreçte doktor kontrolünde ilerlemeleri gerekmektedir. Kullandıkları ilaçları doktor kontrolü olmadan bırakılmaları sonucunda daha ciddi sorunlarla karışılabilirler. Özellikle başlanmış tedaviyi durdurmak, tedavinin etkinliğini azaltacaktır. Bu durumda daha yüksek dozlarda ilaç kullanılmaya neden olabilir.

Bağışıklık Sistemini Desteklemeye Yönelik Besinler Tüketilmeli

Bağışıklık sistemi için sebze ve meyveler oldukça önemli bir yer tutmaktadır ve genel olarak Akdeniz tipi bir beslenme şekli tercih edilmelidir. Bazı sebzeler dış zararlı patojenlere karşı koruyucu özellikleri daha yüksektir. Brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, enginar, pırasa, soğan, sarımsak, havuç, maydanoz gibi besinler bağışıklık sistemini destekleyen birçok bileşen içermektedir. Ancak bazı sebze türleri bazı kanser hastalığında tüketilmesi sorun oluşturabilmektedir. Yani bağışıklık sistemini desteklemek isterken başka sorunlara neden olunmamalıdır. Bu yüzden bir diyetisyenden yardım alınmalıdır. Bağışıklık sistemimiz zararlı mikroorganizma ve virüsleri alarak olumsuz bir etki göstermemek için buharda iyi pişmiş sebze yemekleri tercih edilmelidir.

Kanser hastalarında bir diğer önemli grup protein kaynaklı gıdalardır. Günlük size özel olarak hesaplanan protein miktarını karşılayacak gıdaları almanız gerekmektedir. Hayvansal kaynak olan kırmızı et, beyaz et, hindi, balık, yoğurt ve bitkisel kaynak olan kurubaklagillere beslenmede yer verilmelidir.

Tüm bunların yanı sıra beslenmelerinde anti-oksidan özelliği olan gıdalarda bulundurulmalıdır. Örneğin yaban mersini, nar, portakal, mandalina, limon, avokado, kivi gibi tropikal meyveler; propolis gibi anti-oksidan arı ürünleri, zencefil, zerdeçal gibi besinlerin bağışıklık sistemini güçlendirme açısından zengin maddelerdir.

Ancak besin ilaç etkileşimi olabileceği için gıdaları tüketirken ve bireye özgü bir beslenme programının oluşturulabilmesi için mutlaka diyetisyene danışılmalıdır.

Bitkisel Takviyelerle Desteklenebilir

Meyankökü, melisa, adaçayı, ekinezya, zencefil bitkisinden yapılan bitki çaylarının tüketilmesi bağışıklık sistemini uyardığı için faydalı olabileceği düşünülmektedir. Fakat örneğin melisa, adaçayı gibi bitkilerin bazı kanser türlerinde olumsuz etkileri ve meyan kökünün ise kalp ve böbrek rahatsızlığı olan veya tansiyon yüksekliği bulunan hastalarda tüketilmesinde sakınca olabileceği yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir. Bu yüzden size özel olarak hazırlanan bir beslenme programı için mutlaka diyetisyen yardımı almalısınız.

Kaliteli Uyku Düzeni

Özellikle gece saatindeki uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesi için en önemli faktörlerden biridir. Gece saatlerinde vücudumuz için gerekli olan birçok hormon salgılanmaktadır. Uzmanlar en geç saat 23.30’da yatılması gerektiği ve yine günlük en az 30 dakikalık kendinizi çok yormadan hafif bir egzersizlerin yapılması gerektiği söylenmektedir.

Besin Hijyeni

Normalde sebze ve meyvelerin yıkanmasında iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Birinci yöntem; 1 litre suya 10 gram kadar karbonat ekleyerek içerisinde 10 dakika bekletilmesidir. İkinci yöntem ise sirkeli suda 10-15 dakika bekletilmesidir.

Peki Şuan Gündemde Olan Koronavirüse Karşı Sebze Meyveleri Nasıl Temizlemeliyiz?

Aynı şekilde normalde yıkadığımız gibi sebze ve meyveleri genel hijyen koşullarına uygun olarak yıkanmalıdır. Sirkeli suda bekletilmesi ve akan suyun altında tek tek yıkanması yeterli olacaktır.


Bursa Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!