Koronavirüsten korunmanın yolları
Koronavirüsten korunmanın yolları

Koronavirüsten korunmanın en önemli yolu: “İzolasyon” Özel Esentepe Hastanesi Dahiliye Bölümü'nden Uzm. Dr. Elyesa Karaca, koronavirüsün 39-40 derecelere kadar yükselen inatçı ateş, boğaz ağrısı ve diğer solunum yolları enfeksiyonlarından farklı olarak nefes darlığı ile kendini hissettirdiğini belirterek, koronavirüs ile mücadelede en önemli koruyucu unsurun, "izolasyon" olduğunu söyledi.

Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan covid-19 salgınıyla mücadele, ülkemizde de tüm hızıyla sürerken, konuyla ilgili uzmanlardan çağrılar gelmeye devam ediyor. Özel Esentepe Hastanesi Dahiliye Bölümü'nden Uzm. Dr. Elyesa Karaca, koronavirüsün 39-40 derecelere kadar yükselen inatçı ateş, boğaz ağrısı ve diğer solunum yolları enfeksiyonlarından farklı olarak nefes darlığı ile kendini hissettirdiğini belirterek, koronavirüs ile mücadelede en önemli koruyucu unsurun, "izolasyon" olduğunu söyledi. Nefes darlığı belirgin unsur Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de vaka sayısının her geçen gün arttığına işaret eden Karaca, "Bu hastalığın en sık görülen belirtileri ateş, boğaz ağrısı, öksürük ve nefes darlığı. Buradaki ateşi diğer üst solunum yolları ya da gribal enfeksiyonlardan ayıran özellik 38 - 40 dereceye kadar yükselmesi ve paresetamolle düşmemesi. Nefes darlığı da oldukça önemli bir semptom. Bu belirtinin görüldüğü hastalarda hastalık alt solunum yollarına bulaşmış demektir, akciğer filmlerinde zatürre bulgularına rastlamaktayız" dedi.

Temastan kaçılmalı Salgın karşısında izolasyonun önemine değinen Doktor Karaca, "Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünyada yapılan yüzde 100'lük bir izolasyon sonrasında salgın hastalıklar 2 ay civarında sona eriyor. Ancak yüzde 70-80'lik izolasyonlarda bu hastalık 7-8 aya kadar uzayabilmekte. Bu yüzden hekimlerin anlattığı izolasyon ve evde kal uyarıları çok önemli. İzolasyonun bozulduğu dönemlerde enfekte olmuş kişilerle hastalık çok hızlı şeklide yayılıyor bu yüzden bu temas engellenmeli" dedi. Hijyen çok önemli Doktor Elyesa Karaca, “Sosyal izolasyonun yanında en önemli korunma yöntemi hijyen. Bol su ve sabunla en az 20 saniye olmak üzere sık sık ellerimizi yıkarsak kendimizi çok ciddi şekilde korumuş oluruz. Bugüne kadar herhangi bir kesin tedavisi ya da aşısı olmadığını söyleyebiliriz ancak bu konuda çalışmalar devam ediyor. Özellikle sıtma hastalarında kullandığımız ilacın ve 2015'te Japonya'da üretilen Favipiravir etken maddeli ilacın kullanıldığı hastalarda ciddi başarılı sonuçlar elde edilmiştir. HIV virüsünde kullanılan antiviral ajanlar da kullanılmış yine bu hastalık da faydası görülmüştür. Ancak ilaçtan ziyade koruyucu tedavi öncelikle dikkate alınmalı. Bunun için de en önemli nokta el hijyenine dikkat edip, sosyal izolasyonu sağlamamız” ifadelerine yer verdi.

Hipertansiyon hastalarına uyarılar Doktor Elyesa Karaca ayrıca, korona virüsün en çok tehdit ettiği kronik hipertansiyon hastalarına da önemli bilgiler verdi. Çağımızın en önemli hastalıklarından biri olan hipertansiyonun, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda önemli hastalıklara ve organ hasarlarına neden olabildiğine işaret eden Karaca, “Yüksek tansiyon yüzünden organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma oluşabiliyor. Yüksek kan basıncı olarak da adlandırılan hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebiliyor. Hipertansiyonun baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk, halsizlik, yorgunluk, kulaklarda çınlama, burun kanaması gibi belirtileri söz konusu olabiliyor. Obezite, yoğun stres, çok tuzlu besin tüketimi, fazla alkol kullanımı ve ağrı kesici ilaçlar, yüksek tansiyon riskini arttırmakta” dedi. Bunlara dikkat! Doktor Karaca, “Yüksek tansiyonun olumsuz etkilerinden kurtulmak için kan basıncının normal sınırlarda tutulması lazım. Hipertansiyonlu kişilerin özellikle tuz kısıtlaması yapması oldukça önemlidir. Bunun yanında kilo aldırıcı, yağlı ve karbonhidrat içeriği fazla olan besinler az tercih edilmeli. Yüksek tansiyonu olan kişilerin fazla kilolardan kurtulması, verilen ilaçları düzenli bir şekilde aksatmadan kullanması ve spor yapması gerekir. Dolayısıyla bu dönemde, yüksek tansiyon hastaları mutlaka uzman bir doktor kontrolünde takip edilmelidir” ifadelerini kullandı.


Bursa Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!