Duygularımızı yoğun bir şekilde yaşadığımız bayramlardan biride Kurban Bayramıdır. Biz yetişkinlerin olduğu kadar aslında çocuklar içinde Kurban Bayramının anlam ve önemi oldukça büyüktür. Toplumsal kültürümüzün ve ailenin sosyo-kültürel açıdan bayrama yüklediği anlam ve önem, bayramı nasıl yaşayacağı oldukça önem arz etmektedir. Çocuklar rol model alarak ve ebeveynin davranışlarını taklit ederek büyür. Sevgi paylaşımı, hediyeleşme, ve duygularımızın beraberce yaşanması, çocuklara rol model olma, ebeveynin kültürel değerlerinin korunması ve benimsenmesi açısından anlamlıdır.

Çocukların yedi ila on iki yaş arası soyut düşünceleri gelişmeye başlar. Yedi yaşındaki çocukta artık gerçeklik duygusu ve soyut düşünce geliştiği için sosyo-kültürel öğrenimde bu dönemde oluşur. Diğer bir ifadeyle yedi ila on iki yaş öncesi bir çocuk pek çok şeyi anlık düşünür ve somut objeler üzerinden anlar, düşünür ve kavrar, çok az soyut düşüncesi gelişmiştir. Dolayısıyla Kurban Bayramı’nın sonu bizlere göre anlamlı bitse de çocuklar için bu durum öyle değildir. Yedi ila on iki yaş altındaki bir çocuğa soyut olaylar, konular özellikle ölüm ve kurban edilme anlam dışı, korkutucu gelebilir veya kaygı verici bir durum oluşturabilir. Şunu çok iyi bilmeniz ve unutmamanız gerekir; ergenlik çağından önce çocukların kurban kesilmesini görmesi, maruz kalması oldukça sakıncalı ve tehlikelidir. O nedenle çocukları kesim yerlerinden uzak tutmak gerekir. Aynı zamanda kesilen hayvanın organları, kanı kesinlikle gösterilmemeli, alnına kan sürülmemesi gerekir. Ebeveyn tutum ve davranışları her yerde belirleyici olduğu gibi burada da oldukça önemlidir.

Çocuğun zihinsel olgunluk düzeyi çok önemlidir; bu düzeye uygun hareket edilmelidir. Küçük yaştaki çocuğun kurban kesimini görmesi, çocuk psikolojisi açısından olumsuz etkileyebilir. Çocuktaki soyut kavramlar gelişmediği için bu görüntü onun duygusal ve içsel yaşantısını yaralar böylece bu duruma anlam veremez. Buna mukabil çocukta korkular ve kaygılar artmaya başlar. Çünkü çocuk için bu manzara şiddet, öfke ve düşmanlık çağrıştırır.

Öte yandan eğer çocuklar, çok ısrar ederseler önceden bilgilendirilip kurban kesimini çok uzaktan izleyebilirler. Ancak izleme esnasında bıçak, kan ve kesme eylemi görünmemelidir. O esnada sadece söylenen tekbirler ve dualar çocuğun dikkatine sunulmalıdır. Çocuklar bir şekilde arkadaşlarından kurbanın bıçakla kesildiğini öğrenebilirler. Bu durumda kurbanın kesildiği ancak Allah’a hediye verdiğimiz için canının acımadığını ve mutlu olduğu söylenebilir. Kurban bıçaklarının canını yakmayan özel bıçaklar olduğu söylenebilir. Kurban kavramı, çocuklara “Allah’a hediye vermek” olarak söylenebilir. “Can, bu koyunu Allah’a dualarla hediye ettik’’ denilebilir. Kesilen etin, hediye ettiğimiz kurbanın eti olduğu söylenebilir. Ancak kestik, doğradık, sonra da et oldu demek doğru değildir oldukça sakıncalıdır.

Son olarak, çocuklara Kurban Bayramı’nın anlamını, insanlar arası sevginin, hediyeleşmenin, yardımlaşmanın başta et dağıtmak üzere paylaşma duygusundan ve birlik ve beraberliğimizi güçlendiren yönlerimizden bahsedilmesi gerekir. Bunun bir dini görev olduğunu, yoksullara ve fakirlere yardım gibi sosyal bir yardımlaşma olduğu anlatılmalıdır. Ölüm, kayıp, yas ve ölüm ötesi kavramlar yine bu yaşlarda öğretilebilir. Değerli anne babalar, çocuklarınıza kendi korkularınızı gösterdiğiniz zaman çocukta “öfke, şiddet ve düşmanlık” gibi duygular gelişebilir. Bunun olmaması için çocuklarınızdan lütfen ama lütfen “bilginizi, ilginizi ve sevginizi” eksik etmeyin. Hepinizin şimdiden Kurban Bayramını tebrik ederim.

Emre SİPAHİOĞLU

Çocuk Psikoloğu & Çocuk Terapisti


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!