Larinks kanseri büyük çoğunlukla sigara içen erkeklerde görülür ve ülkemizde erkeklerde görülen tüm kanserler içinde 6. sırada yer alır. Bu hastalığın sebebi tam olarak bilinmemekle beraber; oluşumunda rol oynayabilecek en önemli etkenin sigara ve bazı virüsler (HPV: human papilloma virüs) olduğuna inanılmaktadır. Son yıllarda, sigara içiminin yaygınlaşmasına bağlı olarak, kadınlar arasında da larinks kanseri görülme sıklığı dünyada ve ülkemizde artmaktadır.

Hastaların en sık şikayeti ses kısıklığıdır. Yetişkin bir kişide 15 günü aşan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen ses kısıklığı varlığında mutlaka bir KBB hekimine başvurulmalıdır. Bazen ilk şikayet uzayan boğaz ağrısı ve/veya yutma güçlüğü olabilir. Solunum sıkıntısı ses kısıklığına eşlik edebilir, bu hastalığın ilerleme eğiliminde olduğunu gösterebilir. Bu nedenle bu tür şikayetleri olan kişilerin erken dönemde KBB hekimine başvurması, hastalığın erken dönemde yakalanması açısından çok önemlidir.

Gırtlak kanseri tanısında muayene

Bu muayenede burun veya ağız yoluyla kullanılan endoskopik görüntüleme yardımıyla gırtlak ve ses telleri ayrıntılı bir şekilde incelenir. Ses telleri üzerinde beyaz-gri renkli değişiklikler, düzensizlikler ve yaraların varsa belirlenir. Bu görüntüler muayene esnasında kayıt altına alınır; sonraki değerlendirme ve karşılaştırmalar için kullanılır. Sigara tiryakisi olan bir kişide yukarıda belirtilen lezyonlar aksi ispat edilene kadar kanser olarak kabul edilmelidir.

Gırtlak kanseri tanısında BT mi MR mı yapılmalı

Gırtlak kanseri tanısında iyi çekilmiş ve kontrastlı (ilaçlı) bir BT yeterince bilgi verecektir. Muayene ve direkt laringoskopi sırasında değerlendiremeyeceğimiz gırtlağın derin kısımları için çok faydalıdır. Ayrıca boyundaki lenf nodlarının tutulumu ile ilgili çok önemli bilgiler verecektir. İyi bir BT doğru şekilde değerlendirildiğinde en doğru tedavi seçeneğine daha sağlıklı bir şekilde karar verilmesi mümkün olacaktır. MR çekimine çoğu zaman gerek olmaz. Bazı hekimler ise sadece MR la değerlendirmeyi tercih edebilirler.

PET yapılmalı mıdır?

Larinks kanserlerinde PET yapılması rutin bir değerlendirme yöntemi değildir. Özellikle erken evre kanserlerde PET endikasyonu yoktur. Evre IV (lokal rejyonel ileri) ve/veya uzak metastazı olan hastalarda PET yaptırılabilir. Özellikle boyun evresi ileri olan (N2-3) ve organ korumaya gidecek hastalarda yaptırılabilir. Bu hastalarda tedavi sonrasında boyun metastazı iyileşirse, PET kontrolüyle rezidü-okkült lezyonlar tespit edilip boyun diseksiyonu planlanabilir.

Gırtlak kanseri kesin tanısı nasıl konulur

Gırtlağında lezyon tespit edilen hastalar genel anestezi altında direkt laringoskopi denilen yöntemle ameliyat mikroskopu yardımıyla değerlendirilir. Laringoskop adı verilen enstürman hasta genel anestezi altındayken ağız yoluyla gırtlak a yerleştirilir ve ameliyat mikroskobunun büyütmesi ile ayrıntılı bir inceleme yapılıp lezyondan biyopsi yapılır.

Patolojik inceleme

Patolojik inceleme sonrasında kanser tanısı konulur. Bu kanserlerin çoğunluğu (%95) mukozadan köken alan skuamöz hücreli kanserdir. Kanser tanısı alan hasta uygun tedaviye alınır (bkz Gırtlak Kanseri Tedavisi). Patoloji inceleme sonucunda kanser öncesi evre olan “displazi” tanısı da konulabilir. Displazi hafif, orta veya şiddetli derecelerde olabilir. Displazi kanser olmamakla beraber, kanserin habercisidir. Bu nedenle dikkatle ele alınmalı ve uygun tedaviler yapılmalıdır.

LARİNKS KANSERİ KALITSAL BİR HASTALIK MIDIR?

Larinks kanseri kesinlikle kalıtsal bir hastalık değildir, yani ebeveynlerden çocuklara geçmez. Ancak kişilerde genetik bir yatkınlık olabilir ki bu genetik özellikler de aileden gelir. Eğer genetik yatkınlığı olan kişiler yoğun bir şekilde çevresel faktörlerle (en başta sigara) karşılaşırsa kanserin gelişme olasılığı artar. Bu nedenle ailesinde larinks ve/veya akciğer kanseri olan kişilerin sigaradan uzak durması çok önemli ve yeterli bir önlem olacaktır. Aile hikayesi pozitif olan kişiler sigara içiyorsa mutlaka belirli aralıklarla kontrollerini yaptırmalı ve en kısa zamanda sigarayı bırakmalılardır.

SİGARA İÇEN HERKES LARİNKS KANSERİ OLUR MU?

Sigara içen herkesin larinks kanseri olması söz konusu değildir, daha önce belirtildiği gibi genetik yatkınlığı olan kişiler sigara içtiğinde bu olasılık belirli ölçüde artar. Sigara uzun dönemde bütün solunum yolu mukozasında, akciğer de dahil, olumsuz değişikler oluşturur. Bu olumsuzluklar zaman içinde kansere dönüşebilir; bu süreç HPV, sesin kötü kullanımı, genetik yatkınlık gibi diğer faktörler de eşlik ettiğinde daha hızlanabilir.

HİÇ SİGARA İÇMEYEN KİŞİLERDE LARİNKS KANSERİ GÖRÜLÜR MÜ?

Hiç sigara içmemiş kişilerde larinks kanseri gelişmesi olasılığı çok düşük olmakla beraber mümkündür. HPV enfeksiyonu bu hastalarda rol oynayabilir. Ayrıca, pasif içicilik olarak adlandırılan, ev ve işyerindeki diğer kişilerin sigara içmesi anlamına gelen, durum göz ardı edilmemelidir.

LARİNKS KANSERİ TANISI NASIL KONULUR?

KBB hekimi hastayı muayene ederken; endoskop, ayna vb yöntemlerle larinksi görerek değerlendirir. Eğer şüpheli bir lezyon (yara, kitle) varsa biyopsi yapmaya karar verir. Bu işlem için hasta ameliyathane şartlarında uyutulur ve ağzının içerisinden ilerletilen bir cihaz ve mikroskop yardımıyla lezyon yaygınlığı değerlendirilir. Bu esnada parça alınır ve kanser tanısı ancak patoloji incelemesi sonrası konulur. Lezyonun yaygınlığını ve boyun lenf nodlarını tutup tutmadığını anlamak için BT (bilgisayarlı tomografi) çekilir ve hasta tüm bu bulgular ışığında tedavi açısından değerlendirilir.

LARİNKS KANSERİ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Larinks kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır ve klasik tedavisi ameliyattır. Ameliyatlar, genel olarak total (gırtlağın tamamının alınması) ve parsiyel (kısmi gırtlak alınması) şeklinde 2 grupta incelenir. Yaklaşık 30-40 yıl önce hemen tüm larinks kanserlerine total larinjektomi yapılırdı. Daha sonraki yıllar içinde erken yakalanan lezyonlara parsiyel larinjektomiler yapıldı ve bu ameliyatların güvenli olduğu anlaşıldı. Böylece daha çok oranda hastaya parsiyel larinjektomi uygulanır oldu. Böylece hem hastalık kontrol altına alınırken hem de hastaların hayat kalitesi korunmuş oldu.

Alternatif tedavi radyoterapidir (ışın tedavisi), ancak klasik olarak larinks kanseri radyosensitivitesi yüksek olan bir tümör değildir. Önceleri sadece ameliyat istemeyen veya olamayan hastalara uygulandı. Alınan tedavi cevaplarının umut verici olması, ve yüksek teknolojili radyoterapi cihazlarının geliştirilmesine paralel olarak kullanımı giderek arttı. Böylece radyoterapi etkin bir tedavi seçeneği olarak hastalara sunulmaya başlandı. Özellikle erken evre larinks kanserlerinde tek başına radyoterapi güvenilir bir tedavi yöntemidir.

Kemoterapi (ilaç tedavisi) nin larinks kanserinde tek başına kullanıldığında kanıtlanmış bir tedavi edici etkisi yoktur. Ancak bazı hastalarda radyoterapi ile beraber kullanıldığında önemli bir tedavi etkinliği sağlanabilmektedir. Günümüzde ileri evre larinks kanserli hastalarda total larinjektomi yerine kemoterapi ile birlikte radyoterapi etkin bir şekilde kullanılabilmektedir. Bu tedavi yöntemi batılı ülkelerde “lokal ve reyonel ileri evre larinks kanserli hastalarda organ koruma” yöntemi olarak uygulanmaktadır.

MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM NEDİR?

Klinik tıp alanında bazı hastalıkların tanı ve tedavisinde ki, en başta kanserler gelmektedir, birden çok branş veya disiplin rol oynar. Buna multidisipliner veya çok branşlı yaklaşım denir, ve bu ekibin toplantısına kısaca tümör konseyi adı verilir. Bu konseylerde kulak burun boğaz-baş boyun cerrahisi uzmanı, radyoterapist, medikal onkolog, patoloji uzmanı ve radyoloji uzmanı asgari bulunması gereken branşlardır. Multidisipliner yaklaşımın genel olarak baş boyun kanserlerinin tümünde, özel olarak larinks kanserlerinde uygulanması doğru ve başarılı tedavi için çok önemlidir.

Hastalar ilk olarak KBB’ye başvurduklarından; muayene, lezyon değerlendirme, görüntüleme (BT, MR, Ultrason) ve biyopsi işlemleri KBB uzmanı tarafından tamamlandıktan sonra tüm bulgularla konseye sunulur. Konseyde hastaların bulguları (kendileri olmadan) tartışılır; öncelikle kanserin yaygınlığı(radyoloji), biyopsi incelemesinin ayrıntıları (patoloji) değerlendirilip tanı ve hastalık evresi kesinleştirilir. Daha sonra radyoterapi ve medikal onkologların da katkısıyla o hasta için en uygun tedavi yöntemi ve alternatifleri belirlenir.

Daha sonra tedavi alternatifleri hasta ve yakınları ile tartışılıp konuşulur ve en son karar birlikte verilir. Tedavi şansı eşit veya yakın olan alternatifler arasından seçimi yapmak hastanın en doğal hakkıdır. Hekimlerin görevi bütün alternatiflerin avantaj ve dez avantajlarını anlatarak hastaya yol göstermektir.

Tüm larinks kanserli hastaların tedavi öncesi tümör konseyinde tartışılması ve ortaya çıkan sonuçların hastayla birlikte değerlendirilmesi çok önemlidir. Baş boyun kanserlerini multidisipliner anlayışla yönlendiren merkezlerde tedavi olmayı seçmeniz çok önemlidir ve sizin yararınızadır. Hekiminizden ısrarla tümör konseyini, sonuçlarını ve alternatif tedavi seçeneklerini sorgulayın.


Ankara Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!