Makat Hastalıkları, muayeneyle kolayca teşhis konulabilen hastalıklardır.

Makat bölgesine ait şikayetler hasta tarafından kolaylıkla farkedilebilen şikayetlerdir. Makat bölgesi ağrı açısından hassas bir bölge olduğundan ağrıyı hasta zaten farkedecektir. Kanama tuvaletten sonra bakıp dikkat etmese bile silince peçetede farkeder.Akıntı çamaşırını kirletip ıslatacağından, kaşıntı ciddi rahatsızlık vereceğinden hastanın haberinin olmaması mümkün değildir.

Makat bölgesine ait şikayetleri yapan hastalıkların çok büyük bir kısmı muayene sırasında ek tetkik gerekmeden muayeneyle kolaylıkla teşhis konabilmektedir. Çok az bir kısmında ek tetkik gerekebilir. Örneğin fistülde çoğunlukla muayeneyle teşhis konulduğu halde tipi, boyutu hakkında bilgi edinmek için MR yapılması gerekebilir.

Makat hastalıklarının yaptığı şikayetler birbirine benzediğinden muayene şarttır.Makat muayenesi mutlaka proktoloji(makat hastalıkları) konusunda deneyimli bir genel cerrahi uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Gerek şikayetlerinin erkenden ortaya çıkmasıyla gerek bu kadar kolay teşhis konulmasıyla makat hastalıklarının her zaman erken teşhis edilmesi beklenir. Maalesef çoğu zaman geç teşhis konulur. Hastalar bazen önemsemezler. Çok büyük kısmı utanma ve muayenenin itici olması nedeniyle muayeneye gelmezler, hastalık ilerlediğinde, canlarına tak ettiğinde muayeneye gelirler. Bu aşamada da hastalık çoğu zaman ilaçla tedavi aşamasını geçip ameliyat aşamasına gelmiştir.

Makat Muayenesi Nasıl Yapılır?

Hasta muayene odasına alınır. Hastayla birlikte hasta yakını alınmamalıdır. Bazen yakınlarından birisi muayene odasına girmek ister. Çoğunlukla anne ya da kız kardeş bile olsa hasta, yakınının girmesini istemez ve bunu açıkça onların yanında ifade edemez.

Muayene odasına bir yardımcı eleman mutlaka olmalıdır. Bu hem muayenede pozisyonda, araç gereç vermede yardım etmek için hem de hastanın özellikle erkek doktorla yalnız kalmamak kendini rahat hissetmesi için gereklidir.

Muayene, genellikle diz dirsek pozisyonu dediğimiz pozisyonda yapılır. Dizlerinin üzerinde öne eğilerek secde haline gelir gibi, beli çökerterek ve makatı yukarı doğru tutarak yapılan bir pozisyondur. Diz problemi yaşayanlar, ileri dönem gebeler, yaşlılar, ağrıdan dolayı bayılma riski taşıyanlarda sol yan-cenin pozisyonu tercih edilebilir. Hasta sol tarafına yatarak dizini ve başını karnına doğru çeker.

İnspeksiyon (Gözle muayene):

Anüs gerektiği kadar açılarak makatın dış kısmında olan hemoroid memesi, kanamalı lezyon, siğil gibi lezyonlar, çatlak, iltihaplı delik (fistül) kolaylıkla görülür, hastalıkların çok büyük kısmı gözle muayeneyle teşhis konmuş olur.Örneğin dış hemoroidler,fissür,kondilom,dermatit,fistül,apse gibi hastalıklar görülebilir. Fakat tam teşhis koymakta asla yeterli olmaz.

2)Parmakla muayene (Rektal tuşe):

Hastaların sıklıkla korktuğu , çekindiği,bazen ağrı duyduğu bir muayenedir. Anüs muayenesinde mutlaka ve mutlaka yapılması gereken bir muayenedir.Anal kanalın (makatın girişinin iç kısmının şişlikleri,tümörleri,iltihabı,siğilleri,çatlağı ,fistül yolu nedbesi hissedilir.Barsağın son kısmında iç hemoroidler(bazen hissedilmeyebilir),fistül iç deliği,kondilomlar,tümörler,apseler parmakla hissedilir.

3) Anoskop muayenesi:

Çoğu polikliniklerde ihmal edilen ama olması gerekli çok faydalı muayene yöntemidir.Anüs kanalının ve barsağın son 10 cm.lik kısmının gözle görülebilmesini sağlar.Parmakla hissettiğimiz durumların gözle görülmesi teşhisi kesinleştirir.İç hemoroidler,makatta ve barsakta olan kondilomlar(siğil), çatlak,barsak(rektum)kanseri ,barsak iltihabı varsa barsak boşluğundaki kan ve bu kanın yukarıdan gelip gelmediği görülebilir.

Anoskopla görülen lezyonlardan biyopsi alma imkanı da vardır. Örneğin görülen tümörlerden ve iltihaplı barsaktan biyopsi almaya olanak sağlar.

İçerideki hastalıkların tedavi sırasında da anoskopu mutlaka kullanıyoruz. Örneğin iç hemoroidlerin lastik bantla bağlanması ve laserle(infrared) yakılması,barsak ve anal kanaldaki kondlomların yakılması sırasında anoskop kullanıyoruz.

4)Ek Tetkik yöntemleri:

Bu 3 yöntemle muayeneyle makat hastalıklarının teşhisi,hangi aşamada olduğu % 98 teşhis konulabilir ve tedavi planlanabilir.Teşhis konulamayan hastalarda yada tanısı konulmuş hastalıklar hakkında daha fazla bilgi edinmek için ek tetkikler gerekebilir.

Kolonoskopi: Bazen anüste şikayeti açıklayacak bir hastalık bulunamayabilir.Mesela kanamanın anüsten gelmediği düşünülüyorsa mutlaka kolonoskopi gerekir.

Makatta şikayetini açıklayan bir hastalık bulunsa bile hastanın yaşı,aile öyküsü,kansızlık gibi durumların bulunup bulunmadığı durumlarına göre beraberinde başka bir hastalık olup olmadığını kontrol için kolonoskopi yapılmalıdır.Örneğin hastanın ailesinde barsak kanseri varsa,50 yaş üstüyse,derin bir kansızlığı varsa,erkekse hemoroidle birlikte kalın barsağı kanseri bulunabilir. Bu da ancak kolonoskopiyle tesbit edilir.

Anoskopla muayenede barsağın son kısmında tümör veya iltihap varsa barsağın diğer bölümlerini kontrol için kolonoskopi yapılmalıdır.

MR ,BT(tomografi) ve Ultrasonografi: Makat ağrısında apse derindeyse muayenede saptanmadıysa veya tümör varsa tümörün etraf dokulara yapışıklığını ve tümör evresini tesbit etmek için bu tetkikler yapılmalıdır.Makat fistülünde kompleks olup olmadığı veya fistülün yolu hakkında bilgi almak için MR çektirilir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!