MANİK-DEPRESİF (BİPOLAR) BOZUKLUK

Manik-depresif (bipolar) bozukluk toplumda % 1 oranında görülmektedir. Tanı en az bir manik (taşkın-hareketli) ya da karışık (miks) dönemin görülmesi ile konmaktadır. Hastada ilk manik dönemin ortaya çıkmasından önce genellikle bir ya da birden çok depresif (durgun-mutsuz) dönem olmaktadır. Hastalık tipik olarak ergenlik ya da 20’li ve 30’lu yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Manik-depresif bozukluk (bipolar) hayat boyu süren bir hastalıktır. Uygun bir şekilde tedavi edilmez ise depresif ve manik dönemlerin şiddeti, sıklığı ve süresi zamanla artar. Manik-depresif bozukluğun ilk belirtileri çıktıktan sonra doğru tanının konmasına kadar geçen süre ortalama 5-10 yıldır.

Hastalığın depresif döneminde kederlilik, mutsuzluk, durgunluk, hayattan zevk almama, hayatın anlamsız olduğu düşünceleri, yorgunluk, çok uyuma ya da az uyuma, iştahta azalma ya da artma, kilo alma ya da verme, dikkatte azalma, kararsızlık, hatırlama sorunları, suçluluk, değersizlik düşünceleri, ölüm düşünceleri, intihar düşünceleri ya da intihar planları olabilir. Hastalığın ağır durumlarında sanrılar görülebilmektedir. Tanı koymak için yukarda ki belirtilerin hepsinin görülmesine gerek yoktur.

Hastalığın manik döneminde neşe, coşku ve mutlulukta aşırılık, sanki bulutların üzerinde uçuyormuş gibi hissetme, bedensel hareketlerde artma (hiperaktivite), çılgınca ve amaçsız hareketler, az uyuma, uykunun gelmemesi, aşırı enerjik hissetme, çok konuşma, hızlı ve yüksek sesle konuşma, konuşmanın durdurulamaması, dikkatin çabuk dağılması, sinirlenme ya da saldırgan davranışlar, gereksiz yere çok para harcama, riskli işlere girişme, dürtüsel davranma, cinsel istekte artma, kendine aşırı güven, bazen kendini tanrı yerine koyma sanrıları, sesler duyma, hayaller görme olabilmektedir. Yine depresif dönemde olduğu gibi tanı koymak için tüm belirtilerin görülmesi gerekmemektedir. Manik dönem kişiden kişiye ve aynı kişide çok farklı belirtiler gösterebilmektedir.

Manik-depresif (bipolar) bozuklukta bazen hem manik hem de depresif dönemler iç içe geçer ve bu döneme miks dönem denir.

Hastalık güçlü genetik (ırsi) geçiş gösterir ve bu durum aile, tek ve çift yumurta ikiz çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. Hastaların 1., 2. ya da 3. derece akrabalarında manik-depresif bozukluk, depresyon ya da şizoaffektif bozukluk olma olasılığı da artmıştır. Hastalık kadınlar ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir.

Manik-depresif bozukluğu bulunan hastalarda başka bir psikiyatrik rahatsızlık bulunması bir istisna değil bir kaidedir. Sıklıkla madde kötüye kullanımı (alkol, esrar, kokain, uyarıcı madde ve ilaçlar, yeşil reçeteyle kullanılan ilaçlar), sıkıntı bozuklukları (panik bozukluk, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk) ve yeme bozuklukları manik-depresif bozukluğa eşlik eder. Manik-depresif bozukluğa eşlik eden psikiyatrik bir bozukluğun varlığında teşhis koymak ve tedavi etmek çok daha zorlaşır. Manik-depresif bozukluğun çok hafif formları ise sıklıkla gözden kaçar ya da başka bir psikiyatrik hastalık sanılıp öyle tedavi edilmeye çalışılır. Hafif formları sıklıkla kişilik bozukluğu ve özellikle borderline kişilik bozukluğu ile karışır. Çocuklarda ise yanlışlıkla yıkıcı davranış bozukluğu tanısı konabilir. Ama çocuklar ve ergenlerde daha büyük sorun hem manik-depresif bozukluğun hem de dikkat eksikliği hiperaktivite (DEHB) bozukluğunun bir arada bulunmasıdır. Bazen de çocuk ve ergende sadece manik-depresif (bipolar) bozukluk vardır ancak iki hastalığın belirtilerin birbirine benzemesi nedeniyle yanlışlıkla dikkat eksikliği hiperaktivite (DEHB) tanısı konabilir.

Manik-depresif bozukluk çok farklı belirtiler, hızlı değişken yapısı, başka psikiyatrik hastalıkları (özellikle çocuk ve ergenlerde) taklit edebilen yapısı, birçok başka psikiyatrik hastalıklar ile aynı anda bulunması, mesleki, akademik ailevi, insanlar arasındaki yıkıcı yanıyla, ciddi ekonomik kayıplara neden olabilen özelliği ile tanı ve tedavisi oldukça karışık ve zordur. Ailenin, çevrenin ve arkadaşların hastayla ilgili izlenimleri tanı koyma süreçlerinde oldukça yararlıdır. Manik-depresif bozukluğun en kötü sonucu ise yüksek oranda görülen intihardır.

Manik-depresif (bipolar) bozukluğun tedavisinde uygun ilaç tedavisi zorunludur. İlaç tedavisinin yanında uygun görülen psikoterapi, hem hastanın hem de ailesinin hastalıkla ilgili bilgilendirilmesi ve eğitimi gerekir.


İzmir Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!