Metabolizmanızı şahlandırın!!!
Metabolizmanızı şahlandırın!!!

Günümüzde her diyetisyenin günlük hayatta karşısına çıkan soru olsa gerek; “bu karından nasıl kurtulurum?” ya da “metabolizmamı nasıl hızlandırırım”… Karın bölgesi şişmanlığı veya diğer bir deyişle “abdominal obezite” sadece bireyin görselliğini etkilemez; buna ek olarak kötü huylu kolesterol (LDL-kolesterol) düzeyinde artışa, iyi huylu kolesterol (HDL-kolesterol) düzeyinde azalmaya, trigliserid düzeyinde artışa, insulin direncine ve yüksek tansiyona zemin hazırlayabilir. Peki, beslenme davranışlarımızda yapacağımız bazı doğru hamlelerle metabolizmamızı hızlandırmamız mümkün mü? Evet, mümkün. Peki, nasıl, hangi besinleri tüketelim ki metabolizmamız hızlansın derseniz, sizin için bir liste hazırladım;

Tam tahıllı besinler (özellikle yulaf ezmesi, esmer pirinç, kuinoa, kara buğday, taf/teff); düzenli tüketimleri metabolizmanızı hızlandırmanın yanında, mide-bardak sistemi kanserleri riskini ve koroner kalp hastalığı riskini azaltır, yulaf ezmesi içerdiği beta-glukan ile kan kolesterol profilini düzene sokar,

Kurubaklagiller –özellikle yeşil mercimek-; içerdiği izoflavonlarla fitoöstrojen niteliği taşır,

Az yağlı etler(derisiz kümes hayvanı etinin göğüs kısmı ve tercihen hindi eti); buna karşın balıklarda somon balığı, levrek gibi yağlı, derin soğuk su balıkları); hayvansal kaynaklı protein alımı her yaş grubu için,biyoyararlanımlarının yüksek olması sebebiyle, gereklidir. Yağlı balıkların omega-3 yağ asitlerinden zengin oluşları tercih edilmesi gerekliliklerinin sebebidir,

Yarım yağlı süt ve ürünleri; özellikle sabah saatlerinde tüketimin yağ dokusu kaybını arttırdığı yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır,

Yeşil çay; metabolizmanızı hızlandırması yanında bileşimindeki kateşin dolayısıyla bağışıklık sistemini de destekler,

Acı kırmızı biber (mide rahatsızlığı olmayanlar tüketebilirler); bileşimindeki kapsaisin metabolizmanızı anlamlı şekilde arttırır,

Brokoli; içerdiği biyoaktif bileşenlerle (glukosinolatlar ve indoller) hem metabolizmanızı hızlandırır hem de kanser riskinizi azaltır,

Avokado; içeriğindeki tekli doymamış yağ asitleri vücudumuzdaki depo yağların yakımını arttıran hormonların sentezini uyarır,

Chia tohumu; haşlandığında 10 katına büyüyen bu tohumlar hem yağ yakımını arttıran hotmonları uyarır, hem de omega-3 yağ asitleri içerir,

İstiridye; hem metabolizmayı hem de cinsel gücü arttırıcı yönde etkisi vardır,

Hindistan cevizi yağı; bileşimindeki orta zincirli yağ asitleri yağ yakımını hızlandırır. Zeytinyağından vazgeçmeyin. Ama, bu yağa da zaman zaman yer verin,

Tarçın; glukozun hücre içine girişini ve vücut tarafından kullanılmasını sağlayan insulin hormonunun hücre zarına tutunma kabiliyetini arttıran bileşenler içerir,

Kahve; adrenalin sentezini arttırır, metabolizmayı hızlandırır (Ancak, bu etkiyi göstermesi için “kafeinli” kahve tüketilmesi gerekir. Kafeinin kalsiyum atımını arttırıcı yöndeki etkisinden dolayı da ara öğünde tüketilmesi gerekir),

Yumurta; anne sütünden sonraki en kaliteli ve vücutta kullanım oranı en yüksek protein kaynağıdır,

Yaban mersini; bileşimindeki biyoaktif bileşenlerle (polifenoller, flavonoidler, syanidinler, resveratrol) hem metabolizmayı hızlandırır hem de antioksidan deposudur. İştahı baskılar, tokluk hissini arttırır, koroner kalp hastalığı riskini azaltır, kanser riskini azaltır,

Greyfurt; içerdiği limonoidlerle hem metabolizmanızı canlandırır hem de kanser riskini azaltır (özellikle deri, meme, karaciğer, akciğer, kolon kanserleri). Düzenli ilaç kullanmayan bireyler için iyi bir ara öğün alternatifidir,

Probiyotik yogurt; bileşimindeki iyi huylu bakterilerle hem metabolik hızı hem de bağışıklık sistemini destekler,

Koyu yeşil yapraklı sebzeler; bileşimindeki lutein ve zeaksantinin anti-aging (yaşa bağlı oluşan hücresel değişikliklerde yavaşlama) etkilidir, kanser riskini azaltır. Buna ek olarak da, demir, kalsiyum ve folik asit kaynağıdırlar,

Bitter çikolata; bileşimindeki maddelerle (kafein, teobromin, klorojenik asit, flavonoller ve antosiyaninler) hem metabolizmayı hızlandırır hem kanser riskini azaltır hem de koroner kalp hastalığı riskini düşürür.

Tüm bunlara ek olarak yaşamınıza hareket katmanız (merdiven kullanmaya başlamak, arabamızı uzağa parkedip yürümek gibi), su içmeyi (günde yaklaşık 3 litre) alışkanlık haline getirmemiz, kan şekerimizi dengede tutabilmek ve açlık krizleriyle başedebilmek adına öğün atlamamamız ve sağlıklı ara öğün alışkanlığı kazanmanız gerekir.

Her ne kadar metabolizmanızı hızlandırdığına dair pozitif sonuçlar elde edilmiş besinler bulunsa da gün içindeki toplam besin tüketiminize ve örüntünüze dikkat etmediğiniz sürece mucize beklememek gerekir…


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!