İntestinal metaplazi mide mukoza epitelinin kronik hasar sonucunda intestinal tip epitelle yer değişmesine denir. İntestinal metaplazi mide kanserleri açısından prekanseröz lezyon olarak kabul edilir ve mide kanseri riskini 6 kat arttırır. İntestinal metaplazi, Helicobacter pylori enfeksiyonu olan kişilerde, 1. derece yakınlarında gastrik kanser olan kişilerde, sigara içenlerde ve yaşla birlikte artar. İntestinal metaplazi, Helicobacter pylori pozitif olanlarda daha fazla görülürken, negatif olanlarda daha az görülür. Helicobacter pylori pozitif olanlarda intestinal metaplazi daha genç yaşlarda görülme sıklığı artar. Kırk yaşın altında görülme oranı %5 civarında iken 80 yaşın üzerinde bu oran %46’ ya kadar yükselir. İntestinal metaplazi, non-ülser dispepsisi olan vakalarda %30 civarında iken, gastrik ülseri olan hastalarda %55, intestinal tip gastrik kanser olanlarda ise %100 oranında görülür. İntestinal metaplazi kronik inflamatuvar gastrik mukoza hasarının bir sonucu olarak oluştuğu düşünülmektedir. Helicobacter pylori enfeksiyonları da bu açıdan ana etiyolojik faktör olarak görünmektedir. Helicobacter pylori, intestinal metaplazi riskini 4.5- 9 kat artırmaktadır. Hem ailede mide kanseri öyküsü varsa, hem de Helicobacter pylori enfeksiyonu mevcutsa intestinal metaplazi olma olasılığı daha da artar. İntestinal metaplazi, gastrik karsinogenezde önemli bir kırılma noktasıdır.

İntestinal metaplazinin helikobakter pylori eradikasyonundan sonra geri dönüşü genellikle yoktur. Bu arada yapılan çalışmalarda intestinal metaplazi ve helikobakter pylori pozitif olan hastalarda eradikasyondan sonra altı ay süreyle askorbik asit ek katkı tedavisi olarak verilmiş. Bu hastalarda intestinal metaplazinin azaldığı izlenmiş. Öte yandan mukozal atrofi helikobakter pylori eradikasyonundan sonra geri dönebilir. Diğer yandan helikobacter pylori eradikasyon tedavisi regresyon sağlamasa da progresyonu yavaşlattığını bildiren çalışmalar vardır. Helikobakter pylori eradikasyonu ile geri döndüğü söylenemez ancak enfeksiyon kontrolü ile mukozal hasarın ilerleyişi, displaziye dönüşmesi yavaşlayabilir. İntestinal metaplazi, komplet ve inkomplet tip diye 2’ye ayrılır. Komplet tip ince barsaklardaki bez yapısından oluşurken, inkomplet tipte kolonik bez yapıları hakimdir. Her yıl, kronik atrofik gastritislilerin %7’sinde intestinal metaplazi, intestinal metaplazililerin ise %3’ ünde displazi gelişmektedir.Gastrik kanser riski inkomplet intestinal metaplazide daha da yüksektir. Hem antrum, hem de korpusu tutan durumlarda gastrik kanser riski daha yüksektir. Ayrıca intestinal metaplazi gastrik mukozanın %20 sinden fazlasını tuttuğunda gastrik kanser riski daha da artar.

Düzenli aralıklarla endoskopik kontrol yapılması intestinal metaplazi olan hastalarda önemlidir. İntestinal metaplazi, endoskopik olarak normal mukozaya göre hiperemik, düzensiz alanlar şeklinde görülür. Bu görünümü gastritin endoskopik görünümünden ayırt edebilmek çok güçtür. O nedenle şüpheli bölgelerden biyopsi alınması gereklidir. Ayrıca helikobacter pilorinin tanısını koyma açısından mide biyopsisi önem arz eder. Helikobacter pylori infeksiyonunun, atrofi ve metaplazi ile sonuçlanan kronik gastritiN önemli bir nedeni olduğu bilinmektedir. İntestinal metaplazi sıklıkla kronik atrofik gastritisle birliktedir. Mide biyopsisinde atrofik gastrit açısından da böyle hastaları takip etmek önem arz eder. Dolayısıyla CLO test ile alınan biyopsiler yerine patolojiye gönderilen biyopsiler daha değerlidir.

1-İntestinal metaplazi %20 den fazla yüzeyi kapladıysa

2-İnkomplet tip intestinal metaplazi olanlarda

3-Birinci derecede yakınlarında gastrik kanserli vaka olan intestinal metaplazi hastalarında

4-Sigara içen ve intestinal metaplazisi olanlarda mide Ca riski daha artar ve böyle hastaların endoskopik kontrollere tabii tutulması gereklidir.

Bu konuda gastroenterolog bir doktora başvurmanız, size yardımcı olacaktır.


Ankara Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!