Migren sadece baş ağrısından ibaret bir hastalık değildir. Kişinin günlük aktivitelerini engelleyen, baş ağrısı yanı sıra birçok belirtiler de gösteren bir durumdur. Baş ağrısı, migrenin belirtilerinden yalnızca biridir. Genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısıdır. Migren, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, günlük yaşamı en çok engelleyen kronik hastalıklar arasında yer almaktadır. Türkiye de görülme sıklığı %16, Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir. Hormonal olarak aktif olunan genç ve orta yaş dönemde migren sıklığı daha da artmaktadır. Her beş kadından birinde görülmektedir. Erkeklerde ise görülme oranı onda bir.

Migren ağrısı nasıl bir ağrıdır?

Migren ağrısı genelde göz arkasında, oyucu, yarım, zonklayıcı karakterde, bulantı ve kusmanın eşlik edebildiği ağrıdır. Ancak her migren ağrısı yarım değildir, yüzde 40 migrenlide ağrı tüm başı tutabilmektedir. Enseden başlayan ağrılar daha çok gerilim baş ağrısı gibi düşünülse de migrenlilerin çoğunda da ağrı enseden başlar. Ağrı bazen de bir gözün etrafında başlar ve enseye doğru yayılır. Migren ağrısının en temel özelliklerinden biri de ağrının eğilip kalkma, yürüme ve merdiven çıkma gibi hareketler ile şiddetlenmesidir.

Ağrıya eşlik eden başka belirtiler var mı?

Ağrıya sıklıkla bulantı, kusma, ışıktan ve sesten rahatsız olma ve çok nadiren bir tarafta uyuşma veya kuvvetsizlik eşlik edebilir. Hastalar bu dönemde yemek yeme istemez; ışık, gürültü ve kokulardan çok rahatsız olduğu için genellikle loş, sessiz bir odada istirahatı tercih eder. Uyuyabilirse çoğu hastada ağrı hafifler ve geçer.

Kişi önceden migreninin tutabileceğini hissedebilir mi?

Migrenli kişilerin yarıya yakınında prodromal belirti diye adlandırılan esneme, huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü, bazen yemek yeme isteği gibi hisler ortaya çıkar. Bu belirtilerden saatler, hatta bazen birkaç gün sonra migren ağrısı başlayabilir. Bu dönemde tatlı yeme isteği ön planda olabilir.

Migrenlilerin yaklaşık beşte birinde ‘aura’ dediğimiz bir dönem vardır. Bu döneminde kişi görme alanında kırık çizgiler, parlak ışıklar görmeye başlar. Görmesi bulanıklaşabilir. Bazen de bir kolda, yüzde uyuşma hissedilebilir. Belirtiler ortalama 30-45 dakika devam eder. Bu dönem biterken sıklıkla şiddetli migren ağrısı başlar.

Migren kimlerde görülür?

Migren kadınlarda daha sık görülür. Ailesinde migreni olanlarda daha sıktır. Migrenlilerin en az 4’te birinde ailede başka migrenliler de var. Ancak günümüzde migren için bir gen saptanabilmiş değildir.

Migren daha sıklıkla 20-40 yaş arasında ortaya çıkar. Ancak çocukluk döneminde veya 50 yaşlardan sonra da görülebilir. Çocuklukta görüldüğünde süresi yetişkinlerden daha kısa olup genelde 3-4 saat sürmektedir.

Migren baş ağrısının özellikleri nelerdir? Migrenim olduğundan nasıl şüphelenebilirim?

Eğer baş ağrınız aşağıdaki özelliklerden içeriyor ise;

Eğer ilaç almazsanız ya da tedavi başarılı olmazsa, bu baş ağrısı atakları 4-72 saat sürüyor, ağrı geçince rahat iseniz

Baş ağrınız başın bir tarafında oluyor ise

Baş ağrınız zonklayıcı özellik taşıyorsa

Baş ağrınız günlük aktivitelerinizi sınırlayacak ölçüde şiddetliyse

Baş ağrınız merdiven çıkmak gibi bir fiziksel aktivite ile şiddetleniyor; açık havada gezmek yerine karanlık, loş bir yerde yatmayı tercih ediyorsanız

Baş ağrılarınıza bazen bulantı, kusma eşlik ediyor ise

Işıktan ve sesten rahatsız oluyorsanız

siz bir migren hastası olabilirsiniz.

Migrenin diğer baş ağrılarından farkı nedir?

Migren kendine özgü bir baş ağrısıdır. Baş ağrısının diğer bir türü olan gerilim tipi baş ağrısından farklıdır. Örneğin gerilim tipi baş ağrıları temelde stres ve psikolojik nedenlerle ortaya çıkan ağrılardır. Kasların kötü kullanımı gerilim baş ağrısında etkendir. Oysa migren baş ağrısında psikolojik nedenlerden ziyade genetik yatkınlık ve hormonal nedenler ön plandadır. Migrende beynin beyin damarlarının ve zarlarının iltihaplanması ve bu iltihaplı damarların baş ağrısını oluşturması söz konusudur. Psikolojik nedenler migreni tetikleyebilir ama migren psikolojik bir ağrı değildir.

Migreni tetikleyen faktörler nelerdir?

Parlak ışık veya titreyen ışıklar

Basınç değişiklileri, hava durumu değişiklileri

Lodos, aşırı sıcak

Düzensiz uyku. Uykusuzluk ya da aşırı uyuma migreni tetikleyebilir.

Uçak yolculukları

Hava kirliliği, sigara dumanı

Kadınlarda hormonal değişiklikler (âdet dönemi Kötü kokular, bazen parfüm kokuları

Ruhsal durum değişiklikleri, bazen üzüntü bazen de sevinçli durumlar migreni tetikleyebilmektedir.

Gürültü

Açlık, örneğin Ramazanda migren tetiklenebilmektedir.

Bazı yiyecek ve içecekler (çikolata, kabuklu kuruyemiş, kırmızı şarap vb)

Migreni tetikleyen faktörler arasında pek çok besin sorumlu tutulmaktadır. Ancak, her hastada migren ağrısını artıran yiyecek farklı olabilir. Önemli olan kişinin ağrısını tetikleyen maddeyi kendisinin bulup, keşfetmesidir. Örneğin peynir yedikten sonra atak geldiyse peyniri diyetten çıkarmak gerekir. Ama atak gelmiyorsa böyle bir kısıtlamaya gidilmez. En çok suçlanan gıda olan çikolata ile migren atağı çoğu zaman ilişkili değil

Kahve iyi mi kötü mü?

Dengeli kahve tüketimi yararlı olabilir, ağrı kesicilerin etkisini artırıcı rol oynayabilir. Ama çok kullanıldığında tam tersi etki gösteriyor. Bireysel faktörler de çok önemli; bazı kişilerde kahve migreni tetiklerken bazı kişilerde de migrenin hafiflemesine neden olmaktadır.

Migren yaşam boyu sürer mi?

Migren uzun dönemli bir hastalıktır. Ömür boyu olabilir. Genelde 20-40 yaş arasında başlasa da nadiren 60’lı yaşlarda da başlamaktadır. Bazen birkaç sene, bazen 10-20 yıl, bazen daha uzun sürebiliyor. Bazen de migren ağrıları diğer ağrılar ile birlikte olabilmekte, kronik migren haline dönebilmektedir.

Kronik migren nedir?

Eğer migren ağrısı ayda 15 günden daha uzun devam ediyor ise bu duruma kronik migren diyoruz. Tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Migren tanısı nasıl konur?

Migren tanısı için özel bir tetkik yoktur, tamamen kişinin öyküsüne dayanmaktadır. MR ve kan tetkiklerini migren tanısı için değil, ayırıcı tanı için isteriz. Her hastada MR yaptırmaya gerek yoktur.

Migren nasıl tedavi edilir?

Tedavinin ana esası bireyselleştirmektir. Yani her migrenlinin tedavisi kendine özgüdür. Tedavide öncelikle migreni artıran nedenleri ortaya koymaya çalışırız. Migren atağının yiyecekler ile, uykuyla ya da açlıkla ilişkisini fark etmişsek önce bunların düzeltilmesini istiyoruz. Tetikleyicileri ortadan kaldırabildiğimiz ölçüde azaltmayı öneriyoruz. Ancak parlak güneş ışığı, lodos, veya adet dönemi gibi değiştiremeyeceğimiz tetikleyiciler de bulunmaktadır. Ya da bazı kişilerin migrenini uçak yolculuğu tetikler ancak bundan vazgeçmek mümkün olmayabilir.

Tüm bu önlemlere rağmen eğer kişi ayda bir iki migren atağı yaşıyor ise uygun ağrı kesiciler ve ek tedaviler öneriyoruz. Basit ağrı kesiciler ile geçmiyor ise o zamana migren ağrısına özgü olan ve %90’a yakın oranda etkinlik gösteren triptan grubu ilaçları kullanmaktayız.

Ağrılar şiddetli ve ayda 4-5’ten fazla ise atak gelmesini engelleyici tedaviler uyguluyoruz. Bu tedaviler için tansiyon ilaçlarını, epilepsi ilaçlarını ya da depresyon ilaçlarını kullanabilmekteyiz. Bu ilaçları hastalarda tansiyon, epilepsi veya depresyon olduğu için değil; bu ilaçların bazılarının migren ağrısı sıklık ve şiddetini azaltma etkileri olduğu için kullanmaktayız.

Eğer ayda 15’ten fazla migren ağrısı oluyor ise kronik migren olarak kabul edip uygun hastalarda BOTOX tedavisi yapmaktayız.

Bazı migrenler tedaviye dirençli olabiliyor. Ancak migrenlilerin %90 kadarında tedavi ile başarılı sonuçlar almaktayız. Hastalarda öncelikle ağrıların sıklık ve şiddetinin %50 oranında azalmasını daha sonra da daha da azalmasını hedeflemekteyiz.

Tedavi ne kadar sürer?

Genellikle en az 3 ay ama çoğu durumda 6 ay hatta daha uzun süreli tedavi gerekmektedir. İlaçlar kesildikten sonra hastaların yarısında daha az olsa da ağrı geri dönebilmektedir.

Alternatif tedavi yöntemlerinin yararlı etkisi var mı?

Akupunktur migren hastalarında uzun yıllardır denenmektedir. Migrendeki etkisi tartışmalıdır. Bilimsel araştırmalar akupunkturun üstünlüğünü göstermemiştir. Yalancı akupunktur ile gerçek akupunktur uygulanan kişilerde yapılan araştırmada iki grup arasında çok büyük fark olmamış. Bununla birlikte bazı kişilerin akupunktura iyi yanıt verdiğini biliyoruz. Bazı kişilerin kuru iğne olarak tanımladığımız, sadece steril bir iğnenin baştaki belli kaslara batırılması ile de rahatladığını biliyoruz.

Yoganın da iyi geldiği hastalar var. Ancak biyoenerji, sülük tedavisi ya da bitkisel ilaçların tedavide etkinlikleri bulunmamaktadır.

Migren ataklarından korunmak için ne yapabilirim?

Migreni tedavi ederken aynı zamanda oluşabilecek migren ataklarının da önüne geçmek gerekir ki bu hastanın korunmasına yöneliktir. Örneğin, şunları kendiniz yaparak migren ataklarından korunabilirsiniz:

Işıktan rahatsız olanlar güneş gözlüğü kullanabilir,

Aşırı kalabalık ve yorgunluktan uzak durmak gerekir,

Bol bol dinlenmeli, stresten uzak durmalı ve düzenli bir yaşam sürmelisiniz,

Gerginlik yaratan durumlardan kaçınmalı, kendinizi rahatlatan aktivitelere yönelebilirsiniz,

Yürüme, hafif egzersiz bedeninizin rahatlamasını sağlar,

Migren atağı başladığında yastıksız bir yatağa uzanın (gürültüden, ışıktan uzak) ve uyumayı deneyin,

Ayağınızı sıcak ya da soğuk suya koyup rahatlayabilirsiniz,

Baş ağrısı zonklayıcı bir şekildeyse buz torbası koymak faydalı olur,

Baş boyun bölgesine yapılan masaj da rahatlamak için çok yararlıdır,

Bunların dışında hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir.

Yatıştırıcılar, antidepresan ilaçlar, beyin damarlarını büzen ilaçlar kullanılır. Fakat beyin damarlarını büzen ilaçlar hamilelerde kesinlikle kullanılmaz. Nöbet sırasında ağrı kesici kullanılabilir, ama bulantıya neden olduğu için kusmayı önleyici ilaçlar da alınmalıdır.

Botox migren ağrılarında etkili midir? Hangi migrenlilere uygulanır?

Toplumda yaklaşık %20 oranında migrenli kişi vardır. Kronik migren kişilerin ve ailelerinin yaşam kalitesini önemli ölçüde bozar.

Kronik migreni olan hastalar, acil servis, genel pratisyen hekim veya uzman hekim ziyaretlerine, daha az sıklıkta migren epizodu yaşayan hastalara göre daha fazla eğilim gösterirler. Ancak, diğer migren tiplerinden farklı olduğu halde, kronik migren hastalarının yaklaşık %80’i doğru tanı alamamaktadır.

Doğru tanı ve uygulama ancak Nöroloji uzmanlarında yapılabilir.

Kronik migren tedavisi triptanlar, trisiklik antidepresanlar, beta blokerler ve anti-epileptikler gibi reçetesiz ve reçeteli tedavilerin birleşiminden oluşmaktadır.

Uygun seçilen hastalarda Botox tedavisi son derece etkilidir.
Botoks tedavisinin migren sıklığını azalttığı gösterilmiştir ve bu durum hastalar için önemli faydalar sağlayabilir. Kronik migren tedavisi uzun süreli kanıta dayalı yaklaşımlar gerektirmektedir.

Botox tedavisi her baş ağrısında etkili değildir. Migren ağrılarının sıklığı az ise botox tedavisi gerekli değildir. Nöroloji uzmanı ile görüşülerek uygun olan kişilere yapılabilir.

Uygulama sonrası kronik migrenli hastaların %80’ baş ağrılarında önemli rahatlama yaşar. İyileşme süresi 3-6 ay kadar devam eder. Daha sonra tekrarlanır.

Uygulama nasıl yapılır?

Kliniğimizde çok ince (insülin iğnesinden daha ince) bir iğne ile kafa derisinin belli noktalarına uygulanır. Uygulama ortalama 15 dk sürer, uygulama sonrası işinize dönebilirsiniz.

Uygulamanın yan etkileri var mıdır?

Deneyimli bir nöroloji uzmanı tarafından uygulama yapılır ise yan etki olasılığı çok düşüktür, migrendeki uygulamada kalıcı ve ciddi yan etki olasılığı yoktur.


İstanbul Nöroloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!