Bakışlarla ilk birkaç saniye ve aşk bazen onla başlar' derler. Ruhumuzun aynası, gözlerimiz… Gözlerimiz beden dilimizin de bir parçası ve iletişimde göz teması olmazsa olmaz. Gözlerimiz bizi ele veriyor: Yorgun, dinç, uykusuz, canlı, yaşlı, genç, dikkatli, mutsuz v.b gibi birçok beden durumu ilk ipucunu onlardan almakta. Ruh halimizin turnosal kâğıdı yani ve bilgi deposu bakışlarımız, gözlerimiz…
Ve bu değerli, özellikli organlarımız: gözümüz, onu çevreleyen kapaklar, deriler, kirpik, kaş, alttaki yanaklar bir bütünlük halinde /ortak bir sistem olarak değerlendirilmekte göz estetiğinde… Yaşlanma olgusu çünkü' öncelikle göz kapaklarından başlıyor. Derisi ince ve hassas, hızlı ve kolay bozuluyor… Bazen de kalıtsal/yapısal/ailesel olarak genç yaşlarda da benzer bozulmalar / sorunlar gözükmekte. Mantık burada devreye giriyor, gençleşme de önce gözlerden/göz kapakları ve çevresinden başlamalı. O yüzden vakit geldiyse, aynalarla barışık değilseniz, yorgun ve bezgin bir hava hâkimse yüzünüze plastik cerrahınıza danışınız lütfen.
Göz Kapağı Estetiği / Neler Oluyor?
Yaşlanmayla, kalıtsal / yapısal / ailesel olarak bazen gençlerde, gözlerin fazla yorulmasıyla da fonksiyonel olarak gözlerimizi çevreleyen yapılar olumsuza doğru değişiyor: Torbalanmalar, kırışıklıklar, yorgunluk hali, deride bollaşma, düşüklük, buruşma, deride fazlalaşma, sarkma, gevşeme, renk bozuklukları ve damarlama gibi bir dolu belirtiler ile bu sürece tanık oluyoruz. Bakışlarımız değişiyor, yorgun, uykulu, bezgin, kızgın ve düşünceli bir ifade oturuyor yüzümüze. Göz kapaklarındaki deri fazlalığının ve düşüklüğünün etkisiyle gözün üzerinde ağırlık oluşuyor, görüş alanımız daralıyor, okumada ve araba kullanmada zorlanıyorsunuz. Bu yorgunluk gittikçe artıyor, fazlalaşıyor. Gün boyu bu durum'a uğraşıp/farkında olmadan belki kaşlarımızı kaldırıp düzeltmeye çalışıyorsunuz, akşama doğru gittikçe artan bir yorgunluğa sebebiyet veriyor bu döngü ve alın çizgileri derinleşiyor. Kaşlar da gevşiyor, deri bollaşıyor, aşağıya düşme eğilimindeki bu sistem göz kapağı üzerindeki ağırlığı daha da arttırıyor.
Bütün bu süreç öncelikle zamanın / yaşlanmanın bir sonucu. Ama bazen gençler de yapısal olarakta gözükmekte. Yani sorunun çözümü estetik kaygıların dışında fonksiyonel olarak da bir gereklilik bazen. Bu zarif, naif, ince örgülü yapılar maalesef ilk yaşlanma bulgularını yansıtanlar, yukarıdaki olumsuza değişim rüzgarlarıyla.. Ve işte belki de bundandır, gençleşme çabasına sanki önce bunlardan başlamak…

İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!