Obezite cerrahisi ve karbonhidratların seçimi
Obezite cerrahisi ve karbonhidratların seçimi

Karbonhidratların en küçük parçası olan glukoz, kan şekeri oluşmasında etkilidir. Vücuttaki bütün hücreler glukozu kullanır. Diğer monosakkaritlerin (fruktoz ve galaktoz) vücutta kullanılabilmeleri için karaciğerde glukoza çevrilmeleri gerekir. Yemek sonrası kan şekerinde görülen artışın hızı ve miktarı diyetin örüntüsüne ve seçilen karbonhidratların türüne göre farklılık gösterir. Karbonhidrat emilimi tamamlandıktan iki saat sonra normal seviyesine döner. Kompleks karbonhidratlar basit karbonhidratlara oranla kan şekerini daha yavaş yükseltirler. Glisemik kontrolün sağlanmasında diyet tedavisi ve diyetimizde yer verdiğimiz karbonhidrat çeşitleri oldukça önemlidir.

Glisemik indeks nedir?

Karbonhidratlı bir besinin yendikten belirli bir süre sonra kan şekerini yükseltebilirliğini ifade eder. 50 gr karbonhidrat içeren test yiyeceğinizin iki saat içerisinde oluşturduğu kan glikozu artış alanının, aynı miktarda karbonhidrat içeren referans yiyeceğin oluşturduğu kan artış alanına kıyaslanmasıdır. Her karbonhidrat içeren besin kan şekerimizi farklı yönde etkiler bu nedenle her yiyeceğin glisemik indeksi farklıdır. Yiyeceklerin glisemik indeksi arttıkça kan şekerindeki artış daha çok olur. Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tek başlarına tüketildiklerinde aşırı kan şekeri yükselmesinin ardından seyreden ani kan şekeri düşüşüyle kısa sürede açlık hissi yaşatır.

Glisemik indeksi yüksek besin alımıyla obezite, diyabet ve bunlarla ilintili diğer kronik hastalıkların görülme sıklığı arasında paralellikler saptandığından, sağlıklı beslenmede yer alan karbonhidratlı yemeklerin glisemik indekslerinin düşük olması önerilir.

Düşük glisemik indeksli diyetler; kan şekerinin normal seviyelerde seyretmesini, insülin duyarlılığının iyileşmesini, kardiyovasküler riskin azalmasını, tip 2 diyabet riskini azalmasını, vücut ağırlığının koruması ve hızlı kilo kaybını sağlar.

Düşük glisemik indeksli yiyecekler:

Yulaf kepeği, çilek,şeftali, mercimek, kuru fasülye, nohut, yeşil elma, tam buğday ekmeği, entegral makarna, bulgur…

Glisemik indeksi düşük demek kalorisi düşük demek değildir. Bu nedenle glisemik indeksinin düşük olduğu düşünülen besinler tüketilirken de porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek besinleri protein ya da yağ grubu ile birleştirilerek kullandığında glisemik indeksi dengelenmiş olur. Protein ve yağın mide boşalımını yavaşlatmada ki etkisi kan şekerinin ani yükselişe geçmesini engellemiş olur. Lif içeriği yüksek olan besinler glisemik indeksi düşürür. . Kan şekerini yavaş yükseltir, tokluk sağlar , insülin ihtiyacını azaltır, barsak çalışmasını düzenler. Pişirme işlemi glisemik indekse etki eder yani az pişmiş bir besinle çok pişmiş bir besinin tok tutma etkileri farklılık gösteririr. Özellikle obezite cerrahisi sonrası yavaş yemek yeme alışkanlığının kazanımı karbonhişdratların emilim ve sindirimlerinin yavaşlamasıyla kan şekerin yükseltme hızı da azalır


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!