Uygun Cerrahi Yöntem Hastanın İhtiyacına Göre Değişiyor

‘’Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 500 milyon tip II diyabet hastası vardır ve bu hastaların %90’ı fazla kilolu ya da obez hastalardır. Çünkü obezite ve hareketsiz yaşam, vücuttaki insülin salınımında azalmaya veya hücrenin insüline karşı direnç geliştirmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla kan şekerinin yükselmesiyle tip 2 Diyabet ortaya çıkmaktadır. Diyabet hastalığının çözümü için ise genelde metabolik cerrahi tercih edilirken, obezite ameliyatıyla da diyabeti ortadan kaldırmak mümkün olabilmektedir. Fakat her diyabet hastasının kendine has semptomlar gösterebileceğini, bu nedenle hangi tür cerrahi müdahalenin uygulanması gerektiğine yapılacak detaylı muayeneden sonra karar verilmesi doğrudur. Hastaların obezite ameliyatıyla diyabetin yanı sıra hipertansiyon, kolesterol, uyku apnesi, nöropati gibi hastalıkları da ortadan kaybolabilmektedir. Uygun cerrahi yöntemin hastanın ihtiyacına göre doktoru tarafından belirlenmesi gerekir.‘’

3 Gün Hastanede Yatışı Uygun Görülür

Ameliyat sürecinin net ve akıcı bir şekilde ilerlemesi gerekir.‘’ Öncelikle hasta genel bir check up tan geçirilir. Kişi; anestezi, dahiliye, kardiyoloji ve psikiyatri birimleri tarafından muayene edilir. Beraberinde mide endoskopisi uygulanır. Eğer ki ameliyata engel bir durum yoksa ameliyat gerçekleştirilebilir. Ameliyattan sonra hastanın ortalama 3 gün hastanede yatışı uygun görülür. 3 günün sonunda ise herhangi bir problem yoksa hasta taburcu edilir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci ise fazla kiloların verildiği ve yandaş hastalıkların ortadan kalktığı zamana kadar devam eder. Ameliyatın başarısı kadar, ameliyat sonrası süreçte çok önemlidir. Kişinin diyetisyen tarafından uygun görülen beslenme şekillerine uyması ve spor yapmasıyla birlikte hedefine çok daha hızlı ulaşabilir. Ayrıca kişinin motivasyonu da hedeflenen başarıya ulaşılması için büyük önem teşkil eder. Kiloyla nedeniniz varsa her şeyi başarabilirsiniz, dedi. Öte yandan “Her ameliyatta olduğu gibi obezite cerrahisinde de riskler, hastanın kilo ve yaşı ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Buna nazaran obezite cerrahisi başarı yüzdesi yüksek bir ameliyattır. Ameliyatlar kapalı yöntemle gerçekleştirildiği için ise ameliyat sonrası ağrılar minimum seviyededir ve unutulmamalıdır ki ölümcül olan obezite ameliyatı değil, obezitedir.” diye paylaştı.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!