Estetik ve güzellik kavramı toplumun sosyoekonomik ve kültürel yapısına bağlı olarak değişmektedir. Hatta bu algı çağlar içinde değişkenlik göstermiştir. Güzellik algısı sıklıkla kadının güzelliği olarak şekillenmiştir. İlk çağlarda aşırı kilolu ve obez kadınlar doğurganlık ve bereket simgesi sayılırken ilerleyen çağlarda balık etli kadınlar güzellik sembolü olarak görülmeye başlanmıştır.

Helenistik dönem heykellerinde bile bu izler gözlenebilmektedir. Çağımızda ise sıfır beden olmak, podyum mankenlerinin vücut ölçülerine sahip olmak ideal güzellik algısı olarak algılanmakta. Maalesef bunun üzücü sonuçları bulunmakta. Bunların en başında da halk arasında zayıflama hastalığı olarak bilinen anoreksiya nervoza gelmekte.

Zayıflama Hastalığı ( Anoreksiya Nervoza) Nedir ?

Anoreksiya kişinin vücut algısı bozukluğundan ötürü, kıtlık sınırında beslenerek kilo vermeye çabalaması olarak tanımlanabilir. Böylece zayıflama hastalığı uygun bir ifade olarak halk arasında yer etmiştir. Zayıflama hastalığına yakalananlar tabiri caizse bir deri bir kemik kalıncaya kadar yemek yemeyi red ederler ve kilo vermeye devam etmeye çalışırlar.

Vücut algısı bozuk olduğu için ne kadar zayıf olduklarını söylemek fayda vermez. Bu sorunun farkında olan ülkeler anoreksiya ile mücadele adına önemli adımlar attı.

Fransa’ da podyum mankenlerinin doktor raporu olmadan podyuma çıkmalarına izin verilmiyor. İnce fakat sağlıklı olduklarını böylelikle kanıtlamaları gerekiyor. Maalesef diğer ülkelerde böyle bir uygulama bulunmamakta. Ülkemizde de beslenme bozukluğu olan ünlüler televizyonda boy göstererek toplumun güzellik algısına zarar vermeye devam ediyor.

Toplum olarak sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmenin yolları konsunda bilgilenmemiz ve aşırı uçlarda beslenme düzeni ve şok diyetlerdenkaçınmamız gerekiyor.

Sağlıklı görünüm olarak tarif edebileceğimiz ideal kilo yaklaşık 25 VKİ ( Vücut kitle indeksine) karşılık gelmektedir. VKİ, tansiyon ve kan şekeri gibi hayatımıza dahil etmemiz gereken sayılar arasında olmalı.

Obez Kişilerin Estetik Algısı

Güzellik ve estetik kaygılar yelpazesinin diğer tarafında ise obez kişiler var. Obez insanların vücut algıları da toplum tarafından zarar görmekte. Genellikle kendilerine obez ama sempatik yakıştırmaları yapılmakta. Hatta bu medyada o kadar sık yapılmakta ki bunun üzerine bilimsel bir araştırma yapılmış.

Obezlerincanlandırdığı karakterlerin sosyal ilişkilerinde sorunlu, genellikle yalnız ve kilo problemleri ile alakalı espirilere kurban olan kişiler olarak resmedildikleri bu çalışma sonucunda kanıtlanmış.

Obezite cerrahisi estetik kaygılar ile ilgili olarak bu işin tam da merkezinde yer alıyor. Obezite cerrahisi ekiplerinin hastalarına, obeziteden kaynaklanan sağlık sorunlarına uygun çözümler doğrultusunda ameliyat önermeleri gerekiyor.

Obezite cerrahlarının hasta görüşmelerinde estetik kaygılar gözeten hastalara ameliyat önermeleri ile ilgili bilimsel kanıt düzeyinde öneriler mevcut. Bu konuda söz sahibi olmuş obezite cerrahlarının yazdıkları kitaplarda, bu ameliyatı sihirli değnek olarak gören hastaların ameliyat edilmemesi yönünde öneriler mevcut. Sıklıkla tekrarladığım gibi obezite cerrahisi herkes için değildir.

Diyet ve egzersize rağmen aşırı kilolarında kurtulamamış ve bu nedenle sağlık problemleri baş gösteren kişiler obezite cerrahisi adayıdırlar.

Obezite cerrahisi sonrası estetik ve plastik cerrahi müdahaleler üzerine, bu yazının devam niteliğinde olan blog yazım bir sonraki bölümdemdir. Zinde, ince ve sağlıcakla kalın.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!