Okul çağı olarak bilinen bu dönemde çocuk, evde kazandığı eğitimin sınandığı okula başlar. Öğrenmeye, sorumluluk yüklenmeye, işleri ve disiplini paylaşmaya hazır duruma gelir. Öğretmenin kişiliğine önem verir ve onunla özdeşim yapar. Bu şekilde, okulun oluşturduğu fırsat ile -anne babanın dışında- özdeşim figürlerinde artış olur. Çocuk, oyuncak otomobilleri, bebekleri kırıp birleştirmek, bulaşıkları kurulamak gibi bazı işleri yapabilme yeteneğinde olduğunu kanıtlamak gereksinimindedir. Bu dönemdeki çocuklar içinde bulundukları kültürün araç gereçlerini nasıl kullanacaklarını merak ederler; üretime yönelik ilk adımları atmak isterler; çalışma duygusu gelişir. Erkek çocuklar kızlara göre daha fazla ev dışında oynarlar ve yarışmacı oyunlardan hoşlanırlar. Kızlarda 9-11 yaşlarına doğru pubertenin ilk belirtileri oluşmaya başlar. Göğüsler büyümesi, olumlu vücut algısıyla ve arkadaş ilişkileriyle korelasyon gösterir. Başkalarının güçsüzlüğünü, eksiğini bulup çıkardıkça, kendilerini daha güçlü görürler. Yaşıtları arasında alay etme sıktır. Genelde hemcinsleri ile oynarlar. Akran ilişkileri çocuğun ruhsal olgunluğunun önemli bir ölçütüdür. Bu dönem herhangi bir nedenle sağlıklı gelişemediğinde, örneğin okuldaki veya akran ilişkilerinde başarısızlıklar, yetersizlik ve aşağılık duygusunun gelişimine zemin hazırlar. Çalışkanlık ve aşağılık duygularının çatışmasını yaşayan çocuk, bu dönemde başarılı olduğunda yetkinlik (uğraştığı alanda yeterli olma) duygusu kazanır.


İstanbul Çocuk Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!