Önkol kemikleri iki adet olup radius ve ulna olarak isimlendirilirler. Radius ve ulna dirsek eklemini ele bağlayan çok önemli iki kemiktir. İkisi de travmaya çok açık bir bölgede olup her yaşta kırık riski ile karşı karşıyadır. Sıklıkla kırık her iki kemikte de olabildiği gibi, radius ve ulnada tek tek de görülebilir. Çocukluk yaş grubu hariç hemen çoğu zaman önkol kırıklarında cerrahi tedavi tercih edilir. Cerrahi tedavi; kemikleri uygun dizilime sokmak dışında hastayı dıştan tespitlerden (alçı vb.) erken kurtarmayı, önkolu, dirseği ve eli erken rehabilite etmeyi, hastanın günlük hayat ve iş aktivitesine hızlı dönmeyi amaçlar.

Kırık sonrası cerrahi tedavinin başarısında, yani kırığın kaynamasında birçok etken rol alır. Kırığın oluş biçimi, yaralanmanın enerjisi, önkolda açık bir yaralanma olup olmadığı, hastanın yandaş hastalıkları ve sorunları, hastanın tedaviye uyumu, kemik kalitesi, eklenen enfeksiyon varlığı ve belki de en önemlisi uygulanan cerrahi teknik kaynamada rol oynayan başlıca faktörlerdir. Bu faktörler bazen tek tek bazen de birlikte kırık kaynamasını engellerler. Önkolun iki kemiğinden birisi bazen ikisi de kaynamayabilir. Bu durumda kaynamamaya neden olan faktörleri saptayıp hastayı yeniden ameliyat etmek gerekebilir.

Aşağıdaki ilk hasta önkol çift kemik kırığı nedeniyle ameliyat ile tedavi edildikten sonra bir kemiğinde ulnada kaynama sağlanırken radiusta kaynama sağlanamamış ve radiusa yeniden ameliyat uygulanmıştır. Resimde de görüldüğü gibi kırık uçları arasında açıklık olması nedeniyle hastanın ikinci ameliyatında daha uzun bir plakla tespit sağlanırken, beraberinde kaynamamalarda sıklıkla kullanılan kalça bölgesinden alınan kemik grefti ile aşılama yapılmıştır. Kaynama böylece başarılmıştır.

İkinci hasta önkolun her iki kemiği dıştan fiksatörle tespit edilme sonrası kaynamama gelişen bir hastadır. Fiksatör çıkarıldıktan sonra alçılı tespit uygulanmıştı. Bu hastada her iki kemikte kaynamama bölgeleri temizlendikten sonra kalçada kemik grefti ile aşılama yapılmış her iki kemik plak ve vidalı sistemle içten tespit edilmiştir. Bu hastada her iki kemik kaynamıştır.

Üçüncü hastada ise bir kemik sadece ulna kaynamama göstermiştir. Bu hasta geçirdiği çoklu ameliyatlar sonrasında kaynamama bölgesinde oldukça uzun bir kemik kaybı gelişmiştir. (Resim 6) Bu tip uzun kemik eksikliği ile birlikte olan kaynamamalarda canlı kemik nakli olan, bacaktan damarlı fibula veya vaskulerize fibula kemiği ile aşılama yapılması gerekmiştir. Mikrocerrahi teknikle yapılan bu kemik aşılamasında kan damarlarıyla birlikte alınan fibula kemiği kemik eksikliği ile birlikte kaynamama olan bölgeye nakledilir. Burada alınan fibula kemiğinin damarlarıyla birlikte nakli kaynamayı hızlandırmaktadır. Bu hastada da kaynama elde edilmiştir. Hasta önkol fonksiyonlarını kazanmıştır. Önkol kemik kaynamamalarının tedavisinde şu çıkarımları yapabiliriz:

Önkol kemik kırıklarında kaynamama çok sık olmasa da görülebilir.

Kaynamayan kemik kırıklarında daha farklı bir cerrahi yaklaşım gerekir.

Kemik greft ile aşılama hemen çoğu hastada gerekir. Sıklıkla kalçadan kemik grefti alınır. Kemik eksikliğinin boyutuna göre ve kaynamamanın tipine göre bazen canlı kemik nakli yapılabilir.

Kemiklerin tespiti ve tespit de seçilen materyel tedavide önemli rol oynar.

Kaynamama cerrahisi geçiren hastaların tedaviye uyumu başarıda çok önemlidir.

ARAMA MOTORLARI İÇİN İNGİLİZCE TANIMI: PSEUDOARTHROSIS, NONUNION OF THE FOREARM BONES RADIUS ULNA


İzmir Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!