Östaki tüp disfonksiyonu ve uçuş
Östaki tüp disfonksiyonu ve uçuş

~~Östaki tüp disfonksiyonu (ÖTD) hızlı atmosferik basınç değişimlerinde orta kulak basıncının eşitlenememesi sonucunda kulak tıkanıklığı oluşması durumudur. Bu sorun kimi insanlarda uçak yolculuğu yapmayı zorlaştırırken özellikle havacıların uçuştan ayrılmalarına kadar ilerleyebilecek sorunlara yol açabilmektedir. Uçuş esnasında uçucunun kulağını açamaması, ani kulak tıkanıklığı ve kulak ağrısı ile beraber uçuş emniyet ve barotravma riski ortaya çıkarmaktadır.
Östaki tüpü (ÖT) burnun arka kısmında bulunan ve geniz adı verilen bölge ile orta kulak arasında geçiş sağlayan bir kanaldır. Östaki kanalının bilinen üç fizyolojik görevi vardır;
1- Basınç eşitlemesi,
2- Orta kulağın, nazofarinksteki patojenlerden ve yabancı cisimlerden korunması,
3- Orta kulak boşluğunun temizlenmesi.
Tubal disfonksiyonlar bu fonksiyonların bazılarının geçici ve hafif, bazılarının kalıcı ve ciddi olarak kaybedilmesine yol açmaktadır. Uçucularda bu tür durumlarda geçici uçuş menden uçuştan ayrılmaya kadar değişen bir dizi tedbir uygulanır. Örnek olarak üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik rinit gibi hastalıklar hafif semptomlarla ortaya çıkan geçici bir östaki disfonksiyonu yaparken kronik orta kulak iltihabı veya sekonder kolesteatoma (keratinizasyon gösteren çok katlı yassı epitelin olmaması gereken orta kulakta veya temporal kemiğin diğer pnömatize bölgelerde birikimi) gibi durumlarda ciddi ÖTD görülebilmektedir.
Östaki kanalı normal şartlarda istirahat halinde kapalıdır ve sadece basınç eşitlemesi gerektiği durumlarda açılmaktadır. Uçuş esnasında irtifaya çıkarken (tırmanış) ortam basıncı düşmekte ve orta kulaktan hava çıkması gerekmektedir (Boyle gaz kanunu). Bu durumda sağlıklı kişilerde östaki kanalının yapısı gereği herhangi bir manevra yapmaya gerek kalmadan veya sadece yutkunmakla basınç eşitlemesi sağlanmaktadır. Bununla beraber havacılarda yaklaşık %10-17 oranında tırmanış sırasında bir başdönmesi (alternobarik vertigo) ortaya çıkmaktadır. Bunun muhtemel sebebi olarak sağ ve sol östaki kanal asimetrisi gösterilmiştir. Basınç eşitlemesinin ardından uçak inişe geçerken (dalış) ortam basıncı giderek artmakta ve orta kulakta rölatif bir negatif basınç oluşmaktadır. Basıncın eşitlenmesi için orta kulağa hava girmesi ve havanın girebileceği tek yol olan östaki kanalının açılması gerekmektedir. Bu gerçekleşmezse barotravma diye bildiğimiz ilgili yapıların en zayıf halkası olan kulak zarı ve civarında doku hasarı, inflamasyon ve hatta perforasyon durumuyla karşılaşmaktayız. Östaki kanalının açılabilmesi için bilinçli olarak bazı manevralar yapılması gerekmektedir. Bunlardan en basitleri olan ve hepimizin refleks olarak yaptığımız çiğneme, esneme ve yutkunma hareketlerinin yanında daha etkili ve teknik olarak başarılı olabilecek manevraları (Valsalva, Toynbee, Lowry, Edmonds, Frenzel manevraları vb) da öğrenmek ve uygulamak gerekmektedir (Tablo.1). Hava geçirgen (yumuşak, süngerimsi) bir kulak tıkacı kullanımı ve sakız çiğnemek de bu basınç eşitlemesine yardımcı olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus hava geçirgen olmayan (plastik, slikon) bir kulak tıkacı kullanılırsa sağlam ÖT fonksiyonu olan bir kişide bile barotravma olabilir. Nadir bir diğer durum ise bazı kişilerde anatomik, hormonal veya bir hastalıktan dolayı östaki kanalının sürekli açıklığı söz konusu olabilir. Bu durum kişinin kendi nefes alma sesine hassasiyetinin arttığı (otofoni) semptomlar yapar.
ÖTD’nin birçok etyolojisi olmakla beraber bunların birçoğunun sebebi anlaşılamamıştır. Bunlar arasında en basit olarak üst solunum yolu enfeksiyonları, kronik sinüzit ve alerjik rinit gibi ÖT çevresinde ödem, inflamasyon ve akıntı sayılabilir. Dahası adenoid hipertrofi, nazal septum deviasyonu, veya nazal polipozis durumları da ÖTD sebepleri arasındadır. Bununla birlikte sigara kullanımı (azalmış siliyer fonksiyon), Gastroözefageal reflü hastalığı (gastrik içeriğin nazofarinkse temas etmesi), ve konjenital anormallikler (ÖT yerleşim ve açı anormallikleri, yarık damak, azalmış mastoid hücre havalanması) diğer ÖTD sebepleri olarak sayılabilmektedirler.
Kulaklarda tıkanıklık ve doluluk hissi, kulak ağrısı, işitme azalması, çınlama, baş dönmesi semptomları olan kişilerin ÖTD açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu gibi kişiler ne kadar esneme, çiğneme, yutma ve valsalva manevraları yapsalar da semptomlarında hafifleme olmaz. Tanıda otoskopik muayene esnasında hastaya kulak açıcı manevralar yaptırmak, pnömatik otoskopi, timpanografi gibi yöntemler kullanılsa da bu yöntemlerin eşzamanlı olarak basınç değişiklikleri esnasında kullanılamamaları ÖTD tanısı açısından handikap oluşturmaktadır. Bunu aşmak amacıyla bu tür uçucular test amaçlı alçak basınç odası eğitimine alınabilirler.
Literatüre baktığımızda hala ÖTD’nin etkili tedavisi yönünde bir fikir birliği oluşmadığı görülmektedir. Bazı çalışmalar, ÖTD’nin inflamatuar, konjestif ve alerjik nedenlerinin uygun oral/topikal dekonjestan, antihistaminik veya nazal steroidler ile tedavi sonuçlarının umut vadettiğini gösterse de diğer çalışmalar bunu doğrulamamaktadır. Cerrahi girişimlerde de benzer bir durum bulunmaktadır. Cerrahi tedaviler arasında basınç eşitleme amaçlı kulak tüpü yerleştirme, adenoid rezeksiyonu ve lazer östaki tuboplasti ameliyatları yer almaktadır. Tedavi yaklaşımı ister medikal, ister cerrahi olsun özellikle havacılarda ve diğer hastalarda kişisel olarak değerlendirme yapılıp ona göre bir tedavi uygulamak esas olarak görünmektedir.
Havacılık Tıbbı Açısından ÖTD:
Orta kulak basıncını eşitleyememe nedeniyle uçucu kulak zarı perforasyonu ile birlikte veya ayrı olarak ağrı, işitme kaybı ve vertigo nedeniyle inkapasite olursa uçuş emniyeti riske girer. ÖTD günlük yaşantıda çok az semptom verir fakat bu tür bir bozukluk orta kulak boşluğuna hava girişi ve çıkışını kısıtlar. Uçuşta pilotun inişin hemen öncesinde bu tür bir rahatsızlığı olması uçuş emniyet riskidir ve pilotun yeniden yükselmesi ve yavaş yavaş kulağını açmaya çalışması gerekmektedir. Bu amaçla oksimetazolin içeren burun spreyleri ve Politzer pompası (östaki kanalını açmaya yarayan bir burun pompası) faydalı olabilir. Östaki tüpü fonksiyonunu uçuş öncesi test edebilecek tek yöntem valsalva yapabilmek ve başarılı geçmiş bir alçak basınç eğitimidir.
Uçucularda kulak tüpü yerleştirilmesi konusunda bazı çekinceler bulunmaktadır. Kulak tüpüne ihtiyaç duyan çoğu hastada kulak zarı perforasyonları sık görülmektedir. Kulak tüpleri de tıkanabilmekte, atılabilmekte ve granülasyon dokusuna yol açarak ardından kanama, enfeksiyon ve kulak zarı perforasyonu ile sonuçlanabilmektedirler. Aynı zamanda bazı yabancı sıvıların (Ör: sabunlu su) orta kulağa kaçmasına ve kimyasal irritasyona ve kulak akıntılarına neden olabilirler.
Dr. M. Savaş İLBASMIŞ
Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı
Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkez Başkanlığı, Eskişehir

EKİ: Tablo 1. Ortam basıncı artışlarında (Alçalma, Dalış, HBOT, Kompresyon vb.) kulak açma yöntemleri.
KAYNAKLAR:
1- American Society of Aerospace Medicine Specialists. Clinicial practice guidelines.
2- Kay, E. "Prevention of middle ear barotrauma". Retrieved 2008-05-01.
3- Silman & Arick: "Efficacy of a Modified Politzer Apparatus in Management of Eustachian Tube Dysfunction in Adults", Journal of the American Academy of Audiology, October 1999; Volume 10, No. 9
4- Edmond Kay, M.D; Prevention of Middle ear Barotrauma, http://staff.washington.edu/ekay/MEbaro.html
5- Taylor, D (1996). "The Valsalva Manoeuvre: A critical review". South Pacific Underwater Medicine Society Journal 26 (1). ISSN 0813-1988. OCLC 16986801.


Eskişehir Hava Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!