Over kanseri kadın kanserlerinin %3 ünü oluşturmakla birlikte, herhangi bir kadın üreme sistemi kanserinden çok daha fazla ölüme neden oluyor. Dünyada her yıl çeyrek milyona yakın kadın yumurtalık kanserine yakalanırken, 140.000 den fazla kadın over kanseri nedeniyle yaşamını kaybediyor. Over kanseri dünyada kadınlarda kansere bağlı ölümler arasında 5. sırada yer alıyor. Üreme sistemi kanserleri arasında en fazla ölüme neden olan kanserin over kanseri olduğunu vurgulamakta yarar var.

Diğer bazı kanserlerden farklı olarak over kanseri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde benzer oranlarda görülüyor. Bu yaygın ve ölümcül kanser türüyle ilgili dünyanın her yerinde farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Mayıs ayının 8’I Dünya Over Kanseri Farkındalık Günü ilan edilmiş. ABD’de Eylül ayı yumurtalık kanseri farkındalık ayı olarak kabul ediliyor.

OVER KANSERİ BAŞLANGIÇ NOKTASI VE SIK RASTLANAN TÜRLERİ: Günümüzdeki araştırmalar over kanserinin fallop tüplerinden (yumurtalık kanallarından) başladığına ve yumurtalıklara ilerlediğine işaret etmektedirler.

Over kanserlerinin büyük çoğunluğu (%85-90) yumurtalık yüzeyindeki malign (kötü huylu) hücrelerden oluşuyor ve ‘’epiteliya lkanserler’’ olarak tanımlanıyor. Bazı epiteliyal tümörler ise düşük malign potansiyelli ve yüksek malign potansiyelli olanlara göre daha az tehlikeli oluyor ve ‘’borderline tümörler’’olarak tanımlanıyor. Over kanserinde 5 yıllık yaşam %18-89 arasında değişirken, düşük malign potansiyelli borderline tümörlerde bu oran %77-99 arası değişiyor.

OVER KANSERİ ERKEN EVREDE SAPTANAMIYOR
Over kanseri çok erken evrede , sadece lokalize olarak saptanabildiği durumda kadının 5 yıllık survive (yaşama şansı ) %93 e ulaşıyor. Ancak over kanserlerinin ancak %15’i erken evrede saptanabiliyor. Over kanseri tanısı konduğunda kadınların %17 sinde bölgesel lenf düğümlerinde kanser hücresi yayılımı saptanıyor.Ne yazık ki kadınların %62 sinde over kanser tanısı konduğunda, kanserin vücuda yayılmış olduğunu yani metastazların olduğunu görüyoruz.
OVER KANSERİ ERKEN EVREDE SAPTANDIĞINDA 5 YILLIK YAŞAM FAZLA
Over kanseri sadece tek yumurtalıkta sınırlıyken 5 yıllık yaşam şansı %90 iken, metastaz olduğunda bu sure %25’e düşmektedir. Over kanseri saptandığında evreleme , tedavi ve survive (kadının yaşam süresi) belirlemede çok önemli.

Over kanserinde evreleme için evrensel ölçütler mevcut. Uluslarası kadın doğum federasyonu (FIGO) , Ocak 2014’te over kanseri evrelemelerini güncellemiş bulunuyor. Over kanseri evrelerini basitçe anlatalım; Evre1 de kanser tek veya çift yumurtalıkta sınırlı oluyor. Evre 2 de uterus (rahim) ve diğer komşu organlara ilerlemiş, Evre 3 de kanser lenf düğümlerine ve karın iç zarına yayılmış, Evre 4 te ise yumurtlık kanseri akciğer, karaciğer gibi uzak organlara metastaz yapmış oluyor.

Over kanseri Evre 1 A da saptandığı zaman kadının 10 yıllık yaşam şansı % 84.1 iken , Evre 3 C de bu olasılık sadece % 10 oluyor.

OVER KANSERİ HANGİ KADINLARDA DAHA FAZLA?
Herhangi bir kadının yaşam boyu over kanseriyle karşılaşma riski yetmiş te bir civarında. Yaş, ırk, aile öyküsü, üreme öyküsü over kanseri karşılaşma oranını etkiliyor.

1.OVER KANSERİ VE AİLE ÖYKÜSÜ: Over kanserlerinin yaklaşık %15 ‘inde aile öyküsü mevcut. Anne veya baba tarafı akrabalardan herhangi birinde (Anne, kız, kızkardeş, büyük anne, torun, hala, teyze,yeğen, kuzende) herhangi bir yaşta ortaya çıkan yumurtalık kanseri ve bu akrabalarda 50 yaş altında ortaya çıkan meme kanseri , aile öyküsünü oluşturuyor.

2.OVER KANSERİ, MEME KANSERİ VE GENETİKRİSK: Ailesinde over, meme ve endometrium (rahimiçi) , kolon (kalın barsak) gibi ilgili bazı kanserleri olanlara genetik danışmanlık öneriliyor. BRCA 1 ve BRCA 2 gen mutasyonu olan kadınlarda meme ve over kanserlerinin gelişme riskinin daha fazla olduğunu vurgulamakta yarar var. Kalıtsal yumurtalık kanseri olanlarda meme kanseri riski arttığını , kalıtsal meme kanseri olanlarda yumurtalık kanseri riskinin arttığını vurgulayalım.

3.OVER KANSERİ VE KADIN YAŞI İLİŞKİSİ; Over kanseri, ileri yaşta kadınlarda daha sık görüldüğü halde çok genç yaşta kadınlarda da karşımıza çıkıyor. Over kanseri çoğunlukla 50-59 yaş arasında görülüyor. Over kanserinin sadece %10 u 45 yaş altında görülüyor. Over kanserinin %70 i postmenapozal (menapoz sonrası) dönemde ve 54 yaş üstünde ortaya çıkıyor.

4.OVER KANSERİ OBESİTE İLİŞKİSİ: Obes kadınlarda diğer kadınlara göre over kanseri riski fazla . Ayrıca obes kadınlarda over kanserinden ölüm riski de fazla. Kilosu en fazla olan kadınlarda risk en fazla görülüyor. Özetle vücut kitle indeksi 30 üzerinde olan kadınlarda over kanseri riski artıyor.

5.OVER KANSERİ VE İNFERTİLİTE TEDAVİSİ İLİŞKİSİ: Bazı çalışmalarda bir yıldan fazla klomifen sitrat ile (yumurtlamayı destekleyen hap) tedavilerde yumurtalık kanseri riskinin fazla olduğu vurgulanmış.. Özellikle gebelik oluşmadığında bu riskin daha da arttığı ifade edilmiş.

182.972 kadın içeren , 25 çalışmayı kapsayan 2013 kanıta dayalı tıp derlemesine göre , İnfertilite (kısırlık) tedavisi için ilaç tedavisi invaziv (yaygın,derin) yumurtalık kanseri riskini arttırmıyor. Sadece subfertile (doğurganlığı biraz düşük) kadınlarda borderline (düşük malign potansiyelli)) over tümörleri riski IVF (tüp bebek) tedavisinde artabiliyor.

6. OVER KANSERİ ENDOMETRİOZİS İLİŞKİSİ: Endometriozis kadınların %10-15 inde , infertil kadınların %30-40 ‘ında ortaya çıkan, kadınlarda sancılı adet kanaması, cinsel beraberlikte ağrı yakınmalarıyla kendini gösteren bir hastalıktır. Nisan 2014 te yayınlanan büyük bir çalışmada endometriozisi olan infertil kadınlarda 3-8 kat arasında artan over kanseri riski bulunmuştur.

7.OVER KANSERİ VE MENAPOZDA ÖSTROJEN TEDAVİSİ: Son zamanlarda bazı çalışmalar menapozdan sonra sadece östrojen hormonu kullananlarda over kanseri riskinin arttığını belirtmişlerdir. Menapozdan sonra sadece östrojenin 5-10 yıldan fazla kullanılmasının over kanserini daha fazla arttırdığı vurgulanmıştır. Ancak menapozdan sonrası östrojenle birlikte progesterone kullananlarda over kanserinde belirgin risk artışı bulunmamıştır.

8.ANDROJENLER: Erkeklik hormonlarıdır. Küçük bir çalışmada Danazol’un over kanseri riskini arttırdığı ifade edilmiş, ancak arkasından gelen büyük çalışma ile doğrulanmamıştır.

9.OVER KANSERİ , SİGARA, ALKOL İLİŞKİSİ: Sigara kullanımı ile genel anlamda over kanseri ile bir bağlantı bulunamamıştır. Ancak musinöz over kanseri riski oranında bir artma saptanmıştır. Alkol kullanımı ile over kanseri arasında bağlantı bulunamamıştır.

10.OVER KANSERİ HİPOTROİDİ, HİPERTROİDİ : Mayıs 2014 ‘te yayınlanan büyük bir çalışmaya göre hipotroidi veya hipertroidi over kanseri riskini arttırmamaktadır.

OVERKANSERİ RİSKİNİ AZALTAN FAKTÖRLER
1. GEBELİK VE EMZİRME: Doğum yapmış kadınlarda doğum yapmamış kadınlara göre yumurtalık kanseri gelişme riski daha az oluyor. Doğum sayısı arttıkça yumurtalık kanseri riskinin daha da azaldığı belirtiliyor.. Emzirenlerde de over kanseri riskinin azaldığı ifade ediliyor.

2. GEBELİKTEN KORUNMA YÖNTEMLERİ : DOĞUM KONTROL HAPLARININ OVER KANSERİ RİSKİNİ %30-60 ARASINDA AZALTTIĞI ,YILLARCA ÖNCE KANITLANMIŞ OLAN BİLİNEN BİR GERÇEKTİR.

Doğum kontrol hapı 3-6 ay arası kullananlarda over kanserinden koruyuculuk başlayacak ve bir kadın doğum kontrol hapını ne kadar uzun yıllar kullanırsa over kanserinden koruyuculuk o oranda artacaktır. Doğum kontrol hapı kullanımını bıraktıktan sonrada yumurtalık kanserinden koruyuculuk uzun sure (20-25 yıl) devam etmektedir.

Son zamanlardaki büyük bir çalışmaya göre , depomedroksiprogesteron asetat içeren üç aylık enjeksiyon (DMPA) ile gebelikten korunanlarda da over kanseri riskinin daha az olduğu saptanmıştır. Özellikle 3 yıldan fazla DMPA kullananlarda over kanseri riski daha da azalmıştır.

3.JİNEKOLOJİK OPERASYONLAR: KADINDA KALICI OLARAK GEBELİKTEN KORUNMA AMACIYLA OPERASYONLA FALLOP KANALLARININ BAĞLANMASI (TÜP LİGASYONU) YUMURTALIK KANSERİ RİSKİNİ 2/3 ‘E ULAŞAN ORANDA AZALTMAKTADIR.

Histerektomi (Yumurtalıklar alınmadan rahim alıması) yumurtalık kanseri riskini 1/3 e varan oranda azalttığı ifade edilmektedir.
Over kanserinin fallop tüplerinden başladığı düşüncesi ile, son zamanlarda histerektomi uygulanırken yumurtalıklar alınmasa bile operasyona salpenjektomi (kanalların çıkarılması)’nin ilave edilmesi önerilmeye başlanmıştır.
BRCA1, BRCA2 mutasyonu olan kadınlarda menapoz sonrası önlem için yumurtalık ve yumurtalık kanallarının operasyonla alınması over kanseri riskini %85-90 oranda azaltmaktadır.
BRCA1 ,BRCA2 mutasyonu olan kadınlarda menapoz öncesi yumurtalıkların ve yumurtalık kanallarının operasyonla alınmasının meme kanseri riskini %40-70 oranda azalttığını da belirtmeliyiz.

4.AZ YAĞLI DİYET: Büyük bir çalışma en az 4 yıl az yağlı diyet tüketenlerde over kanseri riskinin daha az olduğunu vurgulamıştır. Sebzeor nı yüksek diyet tüketenlerde over kanseri riskinin düşük olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur.

5.ANALJEZİKLER: Bazı çalışmalar hem aspirin hemasetaminofenin over kanseri riskini azalttığını göstermişlerdir. Ancak bu bilgi diğer çalışmalarla doğrulanmalıdır. Nisan 2014 te yayınlanan bir çalışma sonucuna göre; her gün düşük doz aspirin kullananlarda over kanserinin %20-34daha az oranda görüldiğü belirtilmiştir.

OVER KANSERİ BULGULARI: Over kanserinin karakteristik bir bulgusune yazık ki yoktur. En sık rastlanan bulgular olarak ; sık tekrarlayan şişkinlik, basınç ve dolgunluk hissi, pelvis bölgesinde spesifik olmayan ağrı,. yemek yemede zorluk, çabuk doyma hissi, hemen idrara çıkma ve sıkışma hissi idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma over kanserinde görülmektedir. Bu bulgulardan bir veya birkaç tanesi hemen her gün 2-3 hafta süreyle devam ettiğinde, muayene için sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. Ancak bu bulgular normal kadınlarda da sıklıkla karşımıza çıkabilir. Over kanserinde ise bulgular genellikle birdenbire ortaya çıkmaktadır. Bulgular normal sindirim ve menstrual problemlerden biraz daha farklı hissettirmekte ve kaybolmadan hemen her gün devam etmektedir. Bazı kadınlarda halsizlik , hazımsızlık , bel ağrısı, cinsel beraberlikte ağrı, kabızlık , menstrual siklus düzensizlikleri de over kanseri bulgusu olarak karşımıza çıkabilmektedir.

OVER KANSERİ TARAMASI İÇİN İLGİNÇ BİR ARAŞTIRMA HABERİ ASSOCİATED PRESS’TE MAYIS 2014’TE VERİLDİ.
‘’Over kanserli kadınlardan salgılanan kimyasalların kokusunu tanıyarak bu kanseri yayılmadan saptamak amacıyla köpeklerin koku duyusundan yararlanmak için Pensilvanya’da yürütülen araştırmaya Madison fonundan 80.000 dolar destek verildi.’’

OVER KANSERİ TARAMA TESTLERİ: Over kanserini bulgular ortaya çıkarmak için en sık kullanılan tarama testi transvaginal ultrasonografi ve CA125 tir.

Yakınmaları olmayan, risk grubunda olmayan kadınlarda ultrasonografi ve kan testinde CA 125 gibi yöntemlerle over kanseri taramasının avantajı olmadığı belirtilmekte. Ancak menapoz sonrası kadınlarda over kanseri erken tanısında , Ca 125 denilen tümör belirteci ile ultrasonografinin belirli aralıklarla birlikte izlemi yararlı olabileceğini belirten çalışmalar mevcuttur.

HANGİ KİSTLERDE OVER KANSERİ KUŞKUSU VAR ?
Ultrasonografide overvolümü (hacmi) arttığında, kistlerin içinde septa dediğimiz bölmeleri ve yapapiller (karnabahar gibi) çıkıntıları olduğunda ,veya solid (katı, yoğun) bölmeler olduğunda, asid denilen karın boşluğunda serbest sıvı varlığında over kanseri kuşkulu kabul edilir. Ancak bu özellikleri olan tüm kistler de over kanseri değidir. Aşağıdaki çalışma buna güzel bir örnektir; ABD Kentucky’de 1987-2012 arası 50 yaş üzeri herhangi bir bulgusu ve yakınması olmayan 39 337 kadın trans vajinal ultrasonografi ile taranmıştır. Ayrıca ailelerinde yumurtalık kanseri olan 25 yaş üstü kadınlar da çalışma kapsamına alınmışlardır. Ultrasonografide over volümü (hacmi) artan , kistlerin içinde septa dediğimiz bölmeleri veya papiller (karnabahar gibi) çıkıntıları olan, veya solid (katı, yoğun) bölmeler olanlar kuşkulu kabul edilerek 6 hafta ile 6 ay arasında ultrasonografi ile izleme alınmışlardır. Ultrasonografi ile taranan kadınların yaklaşık beşte birinde(6807 olgu) kuşkulu görüntüler saptanmıştır. Ancak bunların üçte ikisinde birkaç ay sonraki kontrol ultrasonografilerinde anormal bulgular kaybolmuştur. Operasyona alınanların ise sadece %15 inde over kanseri saptanmıştır. Bu çalışma risk grubu olmayan kadınlarda tekrarlayan ultrasonografilerle anormal görüntülü bazı kistlerin kendiliğinden kaybolabileceğini vurgulamaktadır.

OVER KANSERİ VE CA125
CA 125 over kanser hücreleri yüzeyinde bulunan kanser antijeni bir proteindir ve over kanserinde genellikle bu tumor belirtecinin kandaki düzeyleri yüksek çıkmaktadır. (Normal CA125 değerleri 35U/ml altında olmalıdır) Ancak over kanseri olmayan birçok diğer durumda da CA125 düzeyi yüksek olabilmektedir. Bunlar; Pelvik inflamatuar hastalık PID(pelviste enfeksiyon), endometriozis, rahimde myomlar, hepatit, siroz gibi karaciğer hastalıkları, pancreas iltihabı, lupus gibi bağdokusu hastalıkları , menstruel siklusun belli dönemleri ve gebeliğin ilk üç ayında kanda CA 125 düzeyi yüksek bulunmaktadır.
CA125 ‘in yüksek olduğu kanserler; Over kanseri, falop tübü (yumurtalık kanalı) ve endometrium (rahim içi ) kanserleri, pankreas, mide, yemekborusu, karaciğer, kolon (kalın barsak) , akciğer ve meme kanserleri , karın boşluğuna periton içine yayılan ve asit dediğimiz sıvıyı oluşturabilen lemfoma dahil diğer kanserler.

CA125 düzeyini etkileyebilecek diğer durumlar ise; kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, radyo aktif madde ile taramalar (kemik, troid, böbrek vb. sintigrafileri), abdominal cerrahi (karın içi açılan operasyonlarından en erken 3 hafta sonra CA125 testi yapılmalıdır.)

Ayrıca CA125 yüksekliğinin over kanserlerinin sadece %80 inde tanımlayıcı olduğunu ve ileri evre bazı over kanserlerinde CA125 düzeylerinin tamamen normal olduğunu vurgulamakta yarar vardır.

CA125 ile ilgili aşağıdaki kapsamlı, güncel çalışma risk grubunda olmayan kadınlarda taranması gereğini araştırmaktadır;
ABD Houston da 11 yıl süren bir çalışmada ; risk grubunda olmayan 4051 kadın (50-74 yaş arası, aile öykülerinde meme ve yumurtalık kanseri olmayan) çalışma kapsamına alınmıştır. Kadınlar kanda CA125 düzeyerine göre 3 grupta değerlendirilmiştir. Düşük risk grubunda kadınlara her yıl, orta risk grubuna 3 ay sonra CA125 testi önerilmiştir. Yüksek risk grubundaki kadınlara ise trans vajinal ultasonografi önerilmiştir. Olguların %5.8 orta risk grubunda, %0.9 yüksek risk grubunda bulunmuştur. Yüksek risk grubunda 117 olgudan 10 tanesine operasyon uygulanmıştır. Bunların 4 ünde invaziv over kanseri , 2 sinde düşük malign potansiyelli over tümörü, 1 tanesinde endometrium (rahim içi )kanseri, sadece 3 tanesinde iyi huylu over tümörü saptanmıştır.

OVER KANSERİ RİSK GRUPLARI, KİME NE ZAMAN, NE SIKLIKTA TARAMA ?
Değerli dostum, Jinekolojikonkolojik cerrah Prof.Dr.Yusuf Yıldırım’ın , over kanseri risk gruplarını anlatan, hangi risk gruplarında ne şekilde tarama yapılabileceğini açıklayan çok beğendiğim bir derlemesinden alıntıyla yazımı sonlandırmak istiyorum; ‘’Meme, Kolon, Serviks kanserleri gibi bazı tip kanserlerin aksine Over Kanseri’nde hastalığa bağlı ölüm oranlarını azaltıcı etkili tarama testleri olmamakla birlikte; pelvik muayene, transvajinal ultrason ve CA 125 kan testi şimdilik elimizdeki önemli tarama testleridir.

*Over Kanseri gelişimi için risk kategorilerini şöyle sıralayabiliriz;
KATEGORİ 1-Genel Populasyon Riski (<%2 yaşamboyu Over Kanseri riski)
KATEGORİ 2-Minimal Artmış Risk (3 kattan az riskartışı)
KATEGORİ 3-Belirgin Artmış Risk (3-6 kat risk artışı)
KATEGORİ 4-Kalıtsal Olarak Artmış Risk (>6 kat risk artışı) KATEGORİ 2’de yer alan kadınlar: 1-41 yaşından sonra Meme Kanseri’ne yakalananlar (meme ve over kanseri aile öyküsü ve Ashkenazi etnik kökeni olmaksızın) 2-İnfertilite veya fertilite/IVF tedavisi öyküsü olanlar 3-Endometriozis öyküsü olanlar 4-Menopoz’da Hormon Replasman Tedavisi (HRT) alanlar KATEGORİ 3’de şu kişiler yer alır:
1-Birinci derece akrabalarda (anne, kız kardeş veya kız) Over Kanseri öyküsü olanlar
02-40 yaşından önce Meme Kanseri’ne yakalanmış olanlar
3-50 yaşından önce Meme Kanseri’ne yakalanan veaynı zamanda bir veya daha fazla yakın akrabasında herhangi bir yaşta ortaya çıkmış Meme veya Over kanseri öyküsü
4-İki veya daha fazla yakın akrabada 50 yaşından önce Meme Kanseri veya herhangi bir yaşta Over Kanseri öyküsü
5-Ashkenazi etnik kökeni ve 50 yaşından önce Meme Kanseri öyküsü
6-Ashkenazi etnik köken ile birlikte 1.veya2.derece akrabada 50 yaşından önce Meme Kanseri veya herhangi bir yaşta Over Kanseri tanısı öyküsü KATEGORİ 4’de şu kadınlar yer alır:
1-BRCA-1 ve/veya BRCA-2 mutasyonu
2- DNA Mismatch Onarım Genleri (MLH1 / MSH 2 /MSH6) mutasyonu (kalıtsal bir kanser sendromu olan “Kalıtsal Non-Polipozis Kolon Kanseri”-HNPCC /Lynch Sendromu)
*Sözü edilen bu risk kategorileri temelinde tarama önerileri:
KATEGORİ 1: Uluslararası kanser kuruluşları ve eldeki bilimsel veriler genel populasyon için Over Kanseri taraması önermemektedir.
KATEGORİ 2: Bu grup için de genel olarak tarama önerilmemekle birlikte; şahsi önerim yılda bir pelvik muayene, trans vajinalultrason ve CA 125 kan tesi ile tarama yapılması yönündedir.
KATEGORi 3: Yine bu grup için de kuruluşlar tarama önermemekle birlikte; benim önerim yılda bir pelvik muayene, tran svajinalultrason ve CA 125 kan tesi ile tarama yapılması yönündedir.
KATEGORİ 4 (Over Kanserine Yatkınlık Yaratan Gen Mutasyonuna Sahip Olanlar): 6 ay aralarla üçlü kombine test (pelvik muayene, transvajinal ultrason ve CA 125) ile tarama uygun olacaktır. Taramaya; BRCA-1 veya MLH1/MSH2/MSH6 mutasyonu olanlarda 30 yaşından itibaren, BRCA-2 mutasyonu olanlarda ise 35 yaşından itibaren başlanması genel olarak kabul görmektedir. Bu kategorideki kadınlarda risk azaltıcı olarak Overlerin alınması işlemi (risk-reducing salpingo-oophorectomy) kabul edilebilir bir yaklaşımdır ve tarafımızca da 30 yaşından sonra önerilmektedir.

‘’OVER KANSERİNİN FARKINDA OLALIM, UZUN YAŞAYALIM!
Op. Dr Kenan Ertopcu


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!