Öğrenme; yaşam boyu süren, bilgiyi algılama, organize etme, depolama ve gerektiğinde bu bilgiyi geri üretmeyi içeren kapsamlı bir süreçtir. Öğrenme, sadece yeni bir beceri kazanma ya da akademik bir alanda yetkinleşme olarak görülmemeli; sosyo-duygusal ve kişilik gelişimini de içeren bir kavram olarak düşünülmelidir. Bu süreçte yer alan, bireyin öğrenme deneyimlerinde ortaya çıkan kimi aksaklıklar kişinin tüm yaşam kalitesini etkileyebilmektedir.

Öğrenme süreci sırasında bireyin bilgi kazanımının güçleşmesi ve öğrenme alanlarının etkin bir şekilde işlev görmemesi halinde “Özgül Öğrenme Güçlükleri”nden bahsedilir.

Öğrenme Güçlüğü (Bozukluğu) Nedir?

Öğrenme Güçlüğü, Okuma Bozukluğu (Disleksi) ve Matematik Bozukluğu olarak iki ayrı sınıfa ayrılmaktadır. Her ikisi ayrı ayrı görülebildiği gibi sıklıkla beraber de görülebilmektedir.

Öğrenme Güçlüğü görülen çocuklardaki, okuma bozukluğu ve matematik beceri bozukluğu yaşla ve diğer bilişsel akademik yeteneklerle uyumsuzdur. Okuma güçlükleri ve matematik becerilerindeki yetersizlik, okuryazarlık gerektiren akademik ve mesleki kariyer ile yaşam aktivitelerini engeller.

Özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG) bireysel olarak uygulanan standart testlerde, kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda; okuma, matematik ve yazılı anlatımın, beklenenin önemli ölçüde altında olmasıdır. ÖÖG görsel, işitsel, motor duyusal alandaki özürlerden, zihinsel gelişim geriliğinden, yaygın gelişimsel bozukluklardan, fırsat eksikliği, yetersiz öğrenim gibi okula ilişkin zorluklardan, kültürel etkenlerden, duygusal bozukluk ve iletişim bozukluğundan , çevresel etmenlerden ayırt edilmelidir. Özgül Öğrenme Güçlüğü terimi, “disleksi” (okuma alanında güçlük), “disgrafi” ( yazı alanında güçlük) ve “diskakuli” (matematik alanında güçük) terimlerinin hepsini kapsamaktadır.

Özgül Öğrenme Güçlüğü:

-Normal ya da normal üzerinde bir zekaya sahip,
-Duyusal bir kusuru olmayan,
-Herhangi bir psikiyatrik ve nörolojik bir tanı almamış,
-Standart bir eğitim-öğretime rağmen kronolojik yaşına ve zekasına uygun paralellikte başarı gösteremeyen,
-Özel bir akademik alanda belirgin bir bozukluğun varlığı (okuma, yazılı anlatım, matematik) ile tanımlanan,
-Çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin rol oynadığı, biyolojik temele dayanan ve nöro-gelişimsel tanı alan bir bozukluktur.
Bu tanı ikincil belirtiler ile de kendini gösterebilir:
-Dinleme ve kendini sözel olarak akıcı bir biçimde ifade edememe,
-Mantık yürütmede zorluk,
-Kendini organize etme ve planlamada zorluk,
-Hiperaktif ya da hipoaktiflik,
-Dikkat sorunları,
-El-göz koordinasyonu ve motor koordinasyonda zayıflık,
-Görsel ve işitsel algı sorunları,
-Mekanda yönelim, yön bilgisi, saat bilgisi, mesafe ve ölçüm bilgisi alanlarında zorluk, zamanı kaliteli kullanamama,
-Sağ-sol ayırt edememe,
-Çalışma alışkanlığının kalitesizliği,
-Engellenmeye karşı tolerans düşüklüğü,
-Değişikliğe uyum sağlamada güçlük gibi.

Özgül Öğrenme Güçlüğü; okuma bozukluğu (disleksi), yazılı anlatım bozukluğu (disgrafi) ve matematik bozukluğu (diskalkuli) olarak alt tiplere ayrılır. Bu alt-tipler, tek başına görülebileceği gibi birkaçı beraber de görülebilir. Sıklıkla birkaç alt tip birlikte görülür ve bu alt-tiplere Dikkat Eksikliği ve / veya Hiperaktivite Bozukluğu da eşlik eder. Ayrıca, emosyonel (düşük benlik algısı, akran ilişkilerinde sorunlar, anksiyete ve depresyon v.b.) ve davranışsal sorunlar da görülebilir.

Bu tanı, mevcut eğitim-öğretim sistemiyle ve akademik başarı ile ilintili bir tanıdır. Bu nedenle, bu yönde belirti gösteren çocuklar ilköğretim döneminde tanı alır (okul öncesi dönemde haberci belirtiler kendini gösterebilir) ve kliniklere sıklıkla akademik başarısızlık ya da okula uyum sorunları olarak başvururlar.

Özgül Öğrenme Güçlüğü belirtileri gösteren her çocuk aynı özellikleri taşımaz; bu özelliklerinin belirlenmesi ve tanı alması için ayrıntılı bir psikoğitsel değerlendirmeye ihtiyaç vardır.

Erken tanı ve tedavi her sorunda olduğu gibi Özgül Öğrenme Güçlükleri’nde de önem taşır. Yapılan değerlendirme sonuçlarından elde edilen bulgular, Özgül Öğrenme Güçlüğü yönünde destekleyici bulgular içerdiğinde; özel eğitim ve psiko-pedagojik yaklaşımla yapılan, eğitsel terapiyi içeren, tedavi ve müdahale programı uygulanır. Uygulanan tedavinin süresi, çocuğun öğrenme hızına ve şekline göre değişkenlik gösterir.
Özgül Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun okuma, yazılı anlatım ya da matematik becerisinin yaş, zeka ve eğitim düzeyine göre beklenenden belirgin düzeyde geride olması durumudur. Özgül Öğrenme Güçlüğü bu üç alandan birinde yaşanabileceği gibi bu alanlardaki bozulmalar bir arada da görülebilmektedir. Özgül Öğrenme Güçlüğü kesinlikle zeka geriliği değildir, Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısının konulabilmesi için çocuğun zeka düzeyinin normal sınırda ya da üzerinde olması gerekmektedir.
Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan bir çocuk, yaşıtlarından zihinsel düzeyde bir farklılığı olmadığından yaşadığı güçlüğün çoğu zaman farkındadır ve buna bağlı olarak okula gitmede isteksizlik, mutsuzluk, keyifsizlik, daha önce zevk aldığı etkinliklerden bile zevk alamama ve arkadaşlık ilişkilerinde bozulma yaşayabilir. Bazen sınıf öğretmenleri Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocukları kısa sürede belirleyip yönlendirirlerken bazen farklı sebepler nedeniyle böyle çocuklar fark edilmeden ilerleyen sınıflara kadar gelmektedirler. Çocuğun yaşı ilerledikçe öğrenmelerde yaşıtları ile arası gittikçe daha çok açılabildiğinden erken tanılama ve tedavi önem kazanmaktadır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Özgül Öğrenme Güçlüğü ile birlikte eş tanı olarak sık görülmektedir. Çocuğunuzun değerlendirilmesinde bu göz önüne alınmaktadır ve tedavinin seyri bu duruma bağlı olarak değişebilmektedir.

Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısı konulmadan önce uygulanması gereken bazı değerlendirmeler vardır. Bu değerlendirmeler çocuğun yaşı ve getirilen yakınmalara göre değişebilecek olmakla birlikte sıklıkla izlenen yol değerlendirmeye Wisc-r Zeka Testi ile başlamaktır. Bu şekilde çocuğun zihinsel performansı görülerek yaşıtlarından zihinsel olarak geride olma tanısının dışlanması hedeflenmektedir. Ayrıca bu test ile çocuğun öğrenme süreçleri ve dikkat problemleri olup olmadığına dair de bilgi edinilir. Bu test sonucunda çocuğun zeka düzeyinin yaşıtları seviyesinde veya onlardan daha ileri seviyede olduğu fakat öğrenme süreçlerinde sorunlar olduğu gözlemlenirse çocuğa Öğrenme Güçlüğü Bataryası uygulanır. Bu batarya çocuğun yaş ve eğitim düzeyine uygun olan okuma, okuduğunu anlama, yazma, matematik, saat bilgisi, sıralama becerileri vb değerlendirme bölümlerinden oluşmaktadır. Süresi ve içeriği çocuğa göre değişmektedir. Ancak bu basamaklar tam olarak tamamlandığında Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısından emin olmak mümkün olabilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

ÖÖG yaşam boyu devam eden bir bozukluktur. Özgül Öğrenme Güçlüğünün tedavisi psikoeğitimdir. Bu eğitim okulda verilen eğitimden farklıdır. Çocuk normal bir okulda eğitimine devam ederken yanısıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.
Bu uygulamalar içinde çocuğun gelişimini yetersiz kılan psikolojik sürecin ya da süreçlerin belirlenmesi ve düzeltilmesi gerekmektedir. Süreç öğretimi, görsel, işitsel, dokunma ve kinestetik algının geliştirilmesini, bu algılara ait ayrımlaştırma, dikkat ve bellek, ardışıklık yeteneklerinin arttırılmasını, motor koordinasyon becerilerinin geliştirilmesini içermektedir. Ayrıca fonetik farkındalığın arttırılması, dinleme, konuşma, okuma, yazma (dil) becerilerinin geliştirilmesi, kavram ve düşünme süreçlerinin gelişiminin desteklenmesi bu süreç eğitimi içinde yer almaktadır. Çeşitli algıları destekleyici ya da iyileştirici bu çalışmalar, akademik becerilerin eğitimi ile birlikte verilmektedir.

Özgül öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak bu sorunun yanısıra dikkat eksikliği aşırı hareketlilik, depresyon, kaygı bozukluğu gibi başka psikiyatrik bozukluklar eşlik ediyorsa bunların ilaçla tedavisi düşünülebilir.


Hatay Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!