Periodontal hastalıkların insan vücuduna olan etkileri
Periodontal hastalıkların insan vücuduna olan etkileri

Ülkemizde ağız ve diş sağlığına yeteri kadar önem verilmemesi, ciddi bir problem olarak gözlenmektedir. Vücut sağlığının bir parçası olan ağız ve diş sağlığı korunmadığında birçok hastalık da beraberinde gelmektedir.
Bireylerin tam fiziksel ve psikolojik sağlığı, tüm organların uyumlu çalışması ile mümkündür. Diş çürükleri ve iltihabı sadece dişleri değil vücudun bütün organlarını tehdit etmektedir. Fakat ağız ve diş sağlığı, bireyler tarafından hayati tehlike oluşturmadığı düşünülerek pek de fazla önemsenmemektedir. Gün içerisinde dişlerin bakımının yeterince yapılmadığı durumlarda oluşan diş çürükleri ve dişeti enfeksiyon odağından kaynaklı bakteriler, genel vücut sağlığımızı tehdit eder.

Basit bir çürük, vücudun diğer bölgesindeki organlarda enfeksiyona ve dolayısıyla çeşitli hastalıklara yol açabilir. Dişlerdeki çürükler, diş enfeksiyonu ile kana, kan yolu ile de vücudun çeşitli yerlerine yerleşebilir. Dişten dolayı kalp, sindirim sistemi, dolaşım sisteminde çeşitli rahatsızlıklar oluşmaktadır. Vücutta ki kan dolaşımına katılan enfeksiyon, kalpteki sorunlu bölgelere ulaşıp burada çoğalarak ciddi sıkıntılara neden olabilir.

Ağız ve diş sağlığı bakımı, tüm bireylerin önem göstermesi gereken bir konudur. Ancak kalp kapak hastalığı ve kalp hastalığı olan bireylerin ağız bakımlarına daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir. Periodontitisin kalp hastalarında CRP seviyesini yükselttiği belirtilmiştir. CRP, iltihabi durumlarda kanda miktarı artan ve karaciğer tarafından üretilen bir proteindir. Periodontal tedaviden 1 yıl sonra CRP seviyesi azalmaktadır. Periodontal dişeti enfeksiyon odağından kana karışan bakteriler, kalp kapak hastalığı ve kalp hastalığı olan kişilerde ciddi enfeksiyon riskine sebep olmaktadır.

Bu bakteriyel enfeksiyon, kalbin etrafındaki kesenin iltihaplanmasına ve infektif endokarditis adı verilen çok riskli bir hastalığa neden olmaktadır. Yapılan çalışmalar bu hastalığın en belirgin sebeplerinden birisinin bakteri plağı olduğunu göstermektedir. Endokardit, uzun süre hastanede yatılarak antibiyotik tedavisi uygulanmasını gerektiren ciddi bir hastalıktır. Özellikle kalp hastası olan ve endokardit riski taşıyan bireylere diş tedavileri öncesinde antibiyotik uygulanmaktadır. Ayrıca kan dolaşımına katılan bakteriler, kan pıhtılarına neden olarak arterleri tıkayıp kalp krizlerine neden olabilirler.
Bu nedenle kalp rahatsızlığı olan bireylere ağız ve diş sağlığının ne kadar önemli olduğu mutlaka anlatılmalıdır.

Ağız sağlığının kötü, periodontal sorunların ilerlemiş olduğu durumlarda insan vücudunun diğer organlarının da etkilenebilmesi son derece doğaldır.

1.Ağız bakımının yetersiz periodontal sorunların ilerlemiş olduğu vakalarda ilk etkilenecek olan organ tonsillalar, sinüsler, üst solunum yolları ve orta kulak olacaktır. Bilindiği gibi üst solunum yollarında hastalık yapan bakteri olan hemolitik streptokoklara diş plağında sıkça rastlanmaktadır.
2.Periodontal hastalığı olan diyabet vakalarında insülin tedavisine direnç daha fazladır. Genellikle periodontal sorunlar tedavi edildikten sonra insüline olan ihtiyaç azalabilmektedir.
3.Periodontal hastalıklı şahısların plak mikroorganizmaları özefagus ve mideyi etkilemektedir.
4.Periodontal sorunu olan hastalarda serebrovasküler sorunlar (inme-felç)ile ilgili şüpheler mevcuttur.
5.Periodontal sorunu olan hamilelerde erken doğum ve düşük ağırlıklı çocuk tehlikesi vardır. Erken doğum sonucu yeterince gelişmemiş bebekler için hayati tehlike her zaman vardır.
6.Kalp krizi riski periodontal sorunu olan hastalarda görülmektedir.
7.Periodontal sorunlar gözleri etkileyebilmekte, periodontal tedaviden sonra gözlerin sağlığına kavuşabildiği görülmektedir.
8.İlerlemiş periodontal sorunlar sonucu olarak yüksek sedimantasyon hastalarda görülebilmektedir. Diş taşları temizliği ve kök düzeltmesi yapıldıktan sonra sedimantasyon normal sınırlarına gelebilmektedir.
9.Yoğun bakım ünitelerinde yatan ve plak birikimi fazla olan hastalarda ‘Potential respiratory pathogens' ‘solunum sistemini etkileyen patojenler' 9 defa daha yoğundur.


Sonuç olarak 20. yüzyıl başlarında ortaya konan ve diş hekimliğini uzun yıllar meşgul eden fokal infeksiyon teorisi günümüzde tekrar göz önünde bulundurulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. 21.yüzyıl periodontal sağlığın vücut sağlığı ile olan ilgisini daha çok değerlendirecek bir yüzyıl olabilecektir. Diş hekimleri periodontal sorunları genel vücut sağlığını etkileyebilecek bir sorun olarak görmek zorundadır.


Tekirdağ Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!