Pnömotoraks (akciğer zarında hava toplanması)
Pnömotoraks (akciğer zarında hava toplanması)

Akciğerler ile göğüs kafesi arasında potansiyel bir boşluk vardır. Göğüs kafesi aktif hareket ederken serbest akciğerler bu harekete uyar. Akciğerde herhangi bir hasar sonrası veya göğüs kafesinde bir açılma sonrası bu boşluğa hava birikmesine ve akciğerin sönmesine Pnömotoraks denir.

Normalde göğüs içi basınç dış atmosferden daha düşük, karın içi basıncı ise daha fazladır. Şöyle ki, göğüs kafesine delici kesici bir aletle yaralanma olursa atmosferden içeriye hava girer oysaki karın bölgesine yaralanma olursa karın içi organları dışarı doğru çıkmaya çalışır.

Pnömotoraks sebeplerine göre üçe ayrılır:

1. Primer spontan (kendiliğinde gelişen) pnömotoraks

Herhangi bir çarpma, düşme, kaza hikâyesi ya da bir akciğer hastalığı olmayan kişilerde, akciğerdeki küçük hava keseciklerinin (bül) patlaması ile olur. Büller, genelde uzun boylu, dar göğüs kafesli, genç erkeklerde görülür. Hava basıncı değişimleri bül patlamasını tetikler. Ailesel yatkınlık olabilir, sigara içenlerde biraz daha fazla görülebilir ve bulgular daha şiddetlidir.

2. Sekonder Spontan Pnömotoraks

Altta yatan akciğer hastalığı vardır. KOAH ve amfizem %40-60 arasında en sık görülen nedendir. Bunun dışında enfeksiyon hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kanser veya tüberküloz gibi nedenlerle de gelişebilir.

3. Spontan olmayan pnömotoraks

Pnömotoraks gelişmesi için bir sebep vardır ve genelde normal akciğer yapısındadır. Trafik kazası, silah veya bıçak yaralanması, patlama, ezilme gibi travmaya bağlı olarak akciğerde hasar oluşur ve söner.

Bazıları kırılan kaburganın batması ile gelişebileceği gibi bazen kırılma olmadan, ani darbe veya dalgıçların tüple dalışları sonrası gibi basınç değişiklikleri ile de meydana gelebilir.

Akciğerden veya akciğer zarından iğne biyopsisi, akciğerden sıvı boşaltma, büyük damarlara kateter takılması sırasında, Laparoskopik cerrahi, solunum cihazı gibi tıbbi girişimler sırasında da pnömotoraks gelişebilir.

Belirtiler ve bulgular:

Tipik belirtiler ani başlangıçlı göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Primer spontan pnömotoraks genelde hasta istirahatta iken gelişir. Normal akciğer filmi büyük oranda tanı koydurucudur. Gerekli durumlarda çekilen tomografi ile hem pnömotoraksın tam boyutu hem de altta yatan sebebi hakkında değerli fikirler verir.

Tedavi opsiyonlar:

Bazı pnömotorakslar takip ile gerileyebilecek kadar azdır ancak bazen de giderek artan basınçlı tansiyon pnömotoraks şeklindedir ve kısa sürede tanınıp tedavi edilmezse ölümcüldür. Tedavi şekli pnömotoraksın miktarına ve hastanın durumuna bakarak karar verilmelidir.

Gözlem: Özellikle küçük sınırlı pnömotoraksta ve nefes darlığı olmayan hastalarda uygulanır. Hava göğüs boşluğundan yavaş yavaş emilir. Burundan oksijen desteği emilimi 3-4 kat artırır. Bu hastaların, 24-48 saat yatırılıp, pnömotoraks alanı tam emilene kadar muayene ve filmle kontrol edilmeleri önerilmektedir.

Küçük çaplı kateterler: uyuşturularak yerleştirilen ince plastik kateter sistemi ve tek taraflı çalışan valf ile boşaltılır. Evde takibe uygun bir sistemdir.

Tüp takılması: standart tedavi şeklidir. Uyuşturularak göğüs boşluğuna bir kateter yerleştirilir, dışarıdaki ucu suyun altında bırakılır. Böylelikle her öksürünce dışarı hava çıkar ancak nefes alınca geri gelemez.

Cerrahi tedavi: tüp takılmasına rağmen 7 günden uzun süren eden hava kaçağı ve açılmayan akciğer, eşlik eden ve kanama, tekrarlayan pnömotoraks, sağlık merkezine uzakta oturan, tekrarlarsa yetişemeyecek hastalarda veya pilot, dalgıç veya gemici gibi sık sık basınç değişikliği yaşayan hastalarda ameliyat seçeneği gündeme gelir.

İki türlü ameliyat vardır, kapalı ve açık cerrahi.

Kapalı ameliyat (VATS): Cerrahi travmanın en az olması, ameliyat sonrası ağrının ve fonksiyon kaybının az olması, hastanede yatış süresinin kısalması, kozmetik üstünlük, aktif işe dönüş süresinin kısa olması, daha az kan kaybı kapalı ameliyatın avantajlarıdır.

Açık ameliyatta ise özellikle altta yatan akciğer hastalığı olan hastalarda daha geniş bir alan değerlendirileceği için açık cerrahi seçilmelidir. VATS' tan daha az tekrarlama oranı vardır.

Plörodezis (zarları yapıştırma): Akciğer zarlarının arasına çeşitli maddeler vererek akciğeri göğüs kafesine yapıştırmak ve havanın toplanacağı yeri kapatarak pnömotoraksın tekrarını önlemek için kullanılabilecek ek bir yöntemdir.


İstanbul Göğüs Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!