Her ay düzenli yumurtlamanın olmamasına bağlı adet düzensizliği, kıllanmada artış ve yumurtalıkların normalden büyük ve çepere yakın bölgede inci tanesi gibi kistlerin olması ve bunlara eşlik eden hormonal ve biokimyasal değişikliklerin eşlik ettiği bir durumdur.

Polikistik over hastalığı kronik bir hastalıktır. Tamamen yok olmaz. Şikayetlerin arttığı ve azaldığı durumlar vardır. Normalden fazla kilo şikayetleri arttırır.

PKOS NEDENLERİ: Genetik sebepler ön plandadır. Anneden geçebildiği gibi babadan da geçebilir. Yumurtalık içinde üretilen erkeklik hormonu fazladır. Üretilen erkeklik hormonları ( testesteron) kadınlık hormonu (östrojene) dönüştürülemez. Düzenli bir yumurta gelişimi beyinden gelen sinyal hormonlarının etkisi ile yumurtanın gelişmeye başlaması ve yumurtalık içinde hormonların üretilmesi ve bu hormonların geri bildirimi ile beyinden sinyal hormonların salgılanması ve yumurtanın çatlaması ile oluşur. Bu hormonal dengedeki bozukluk geri bildirimi bozarak yumurtanın gelişip çatlamasına engel olur.

PKOS görülen bir çok kadında insülin rezistansı vardır. İnsülin pankreastan salgılanır kan şekerinin kandan dokulara geçişini sağlar. İnsülin rezistansı varsa kandaki şekeri ayarlamak için daha çok insülin salgılanır. Yüksek seviyedeki insülin yumurtalıkları da etkileyerek erkeklik hormonu üretimini arttırır. Yüksek miktardaki erkeklik hormonları akne, kıllanma, kilo artışı ve yumurtlama problemlerine neden olur.

PKO da yumurtlama bozulmuştur. Yumurta gelişimi sırasında erkeklik hormonları fazla üretildiği, estrojen hormonu yeterince üretilemediği için yumurta yeterince büyüyüp gelişemez ve çatlayamaz. Yumurtalıkta küçük kistler olarak kalır. PKO da yumurtlama bozulmuştur fakat her ay olmasa da yumurtlama bazı aylar olabilir. Bu kişiler kendiliğinden de gebe kalabilirler. Belli bir süre gebelik oluşmazsa yumurtlamayı sağlamak için tedavi gerekebilir.

PKOS li kişilerde şişmanlıkta çok görülür. Şişmanlığa bağlı yağ dokusunda estrojen hormonu fazla üretilir. Yumurtalık dışında üretilen fazla estrojen de yumurtlamaya engel olur. Fazla miktardaki yağ dokusu insülin direncinin de sebebi olabilir. İnsülin direnci erkeklik hormonlarının üretimini arttırır ve şeker hastalığına eğilim yaratır. PKOS’ li kişilerde kilo vermek hormonal dengenin sağlanması ve yumurtlamanın normale dönmesini sağlayabilir.

PKOS li kişilerin en önemli şikayetleri adet düzensizliği, kıllanmada artış, gebe kalamama ve kilo sorunudur. Bunun yanında daha az sıklıkla görülen ciltte akontoz lekeleri denilen koyu lekeler görülebilir. Bu lekeler kandaki insülin yüksekliğinden kaynaklanır. Cilt yağlı ve sivilcelenmeye eğilimlidir. Saç dökülmesi ve kepeklenme sık görülür. Şeker hastalığı görülebilir. Rahim içinin yumurtlama olmaması nedeniyle sadece östrojen hormonunun etkisinde kalması rahim kanserine eğilim yaratır.

PKOS' lu kişilerde adet düzensizliği, şişmanlık, yaşanan cilt problemleri gibi nedenlerden kaynaklanan depresyona eğilim olabilir.
PKOS da labratuvar incelemeleri altta yatan başka sebepler olup olmadığını belirlemek için önemlidir.

PKOS da tedavi: PKOS da tedavideki amaç o sıradaki sorunların ortadan kaldırılması(adet düzensizliği, kıllanma ,çocuk isteği )yada uzun vadede oluşabilecek hastalıklara karşı risklerin azaltılması şeklinde olur.

PKOS’nun tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. PKOS genetik eğilim ve kolaylaştırıcı faktörler zemininde olan bir hastalıktır. Genetik zemini yok etmek mümkün değildir.
Kilo problemi olanlarda kiloyu normale çekmek hormonal düzenin yeniden sağlanmasında çok önemlidir.
Kanama düzenini sağlamak için doğum kontrol hapları önerilir.
Çocuk isteği olanlarda yumurtlama uyarıcı ilaç ve iğnelerle yumurtlama sağlanabilir.
Kıllanma sorununda hormonal tedavi ile yeni kıl oluşumuna engel olunabilir. Mevcut kıllar ise kozmetik yollarla yok edilmelidir.
Şeker hastalığı ve insülin direnci ve kan yağlarının yüksekliği kilo vererek ve ilaçlarla tedavi edilebilir.

PKOS' da beslenme:
PKOS' lu kişiler karbonhidrat tüketimine eğilimlilerdir ve hipoglisemi atakları yani ani kan şekeri düşüşleri sık görülür. Hipoglisemik ataklarda karbonhidrat tüketimi daha da artar. Özellikle karın bölgesinde yağ birikimi olur. Kilo arttıkça insülin direnci artar. İnsülin direnci arttıkça karbonhidrat yeme ihtiyacı ve kilo artışı olur. Bu kısır döngünün kırılması kilo vermek ile mümkündür. Bu kişiler yanlış diyetlerle hızlı kilo verebilirler ama sonrasında verdiklerinden daha fazla geri almaya eğilimlilerdir. Karbonhidrattan fakir diyet uygulanmalıdır. Düşük glisemik endeksli yiyecekler tercih edilmelidir.

3-4 saat arayla ara öğünler ile kan şekeri dengelenmelidir. İnsülin seviyesinin kontrolü için fiziksel aktivite arttırılmalıdır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!