Premenstrual  sendrom
Premenstrual sendrom

Premenstrüel sendrom; adet görmeden önceki dönemde yaşanan sinirlilik, gerginlik, duygusal labilite, depresyon, baş ağrısı, göğüs gerginliği ve karında gaz şikayeti gibi bir çok yakınmayı içine alan ve yaşam kalitesini etkileyen bir durumdur.

Yani PMS tanısının konabilmesi için adet öncesi dönemde görülen şikayetlerin normal yaşam aktivitesinde değişikliklere neden olması gerekmektedir.

Şikayetler tipik olarak; adet periyodunun "luteal faz"ı sonlarında, yani adetten önceki yaklaşık 5-7 günlük dönemde başlar, adetten hemen önce şiddetlenir ve adetle birlikte kaybolur.

Bu sendromun nedeni henüz tam olarak bilinmemekle birlikte adet periyodu boyunca kan dolaşımındaki hormonlardaki değişikliklere bağlanmaktadır.

PMSde tanı için en güvenilir yol, 2-3 ay süre ile şikayetleri kaydetmek ve şiddetlerini skorlamaktır. Şikayetler fiziksel ve ruhsal olarak ayrılmalı ve ne zaman başlayıp ne zaman bittiği düzenli şekil de kaydedilmelidir. Tanı için objektif kriter veya testler maalesef mevcut değildir.

Premenstruel sendromu olan kadınların yakınmaları farklılıklar gösterir. Bir kadında sinirlilik belirginken bir diğerinde göğüslerde gerginlik ve ağrı hissi ana şikayet konusu olabilir. Benzer şekilde aynı kadında, her adet öncesi dönemindeki yakınmalar da değişebilir.

Yine, PMSde görülen şikayetler değişik kültürlerde değişik şekillerde olabilir. Örneğin; uzak doğulu kadınlarda en sık ağrı şikayetleri olurken, gelişmiş batı toplumlarında depresyon en sık karşılaşılan bulgudur.

Kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyen ve her ay görülen yakınmalar kadının kendine olan güvenini yitirmesine bile neden olabilir.

Adet öncesi dönemde pek çok şikayet (semptom) oluşabilir. En sık olarak:

. Baş ağrısı ve migren atakları
. Bulantı, kusma
. Depresyon
. Duygusal labilite (kırılganlık)
. Hafıza kaybı (amnezi)
. Kolay öfkelenme, sinirlilik (anksiyete)
. Ajitasyon (Etrafa sataşma)
. İntihar (suisid) ve suç işlemeye eğilim
. Konsantrasyon güçlüğü
. Uykusuzluk
. Çarpıntı
. Denge dozuklukları
. Eklem ağrıları (artralji)
. Karında şişkinlik (distansiyon)
. Göğüslerde şişme ve ağrı (mastalji)
. Halsizlik
. Kabızlık (konstipasyon)
. Kasıklarda ağrı (pelvik ağrı)
. Kilo alma (vücutta sıvı tutulumuna bağlı)
. İştah artması (blumia) veya azalması (anoreksia)
. Ödem ve şişkinlikler
. Sıcak basmaları
. Ses ve kokulara hassasiyet
. Sırt ve bel ağrıları
. Ciltte yağlanma ve sivilcelenme (akne)
şikayetleri görülmektedir.

Tedavi ve Korunma Yolları
Permenstruel sendromun nedeni tam bilinmediğinden kesin olarak tedavisi de yoktur.

Tedavide bir çok yöntem kullanılmakta olup, temel prensip ovulasyonu (yumurtlama olayını) baskılayarak, kanda oluşan hormon değişikliklerini ayarlamaktır. Bu amaçla en çok doğum kontrol hapları kullanılmaktadır.

Ayrıca, tedavi şekli baskın olan semptomuna yönelik olmalıdır. Örneğin; vucutta sıvı toplanması ve şişme şikayeti varsa hafif etkili bir idrar söktürücü bu dönemde alınırken, yine bu dönemde tuz ve sıvı alımı kısıtlanmalıdır.

Beslenmede; az az ve sık sık yemek, özellikle adet öncesi dönemlerde şeker, kırmızı et, alkol, kafein (kahve, çikulata, kola gibi) ve donmuş yağ tüketiminin azaltılması ile yeşil sebze, meyve ve bakliyat tüketiminin arttırılmasına ağırlık verilmesi önemlidir.

Baş, bel, bacak veya kasık ağrısının ön plana çıktığı durumlarda naproksen, ibuprofen, mefanamik asit gibi ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak Salisilik asit (aspirin), adet kanamasını arttırabileceği için bu dönemlerde alınmamalıdır.

Son yıllarda tıbbi literatüre geçen ve kendi deneyimlerimizle de tedavide oldukça yararlı olan "Evening Primrose Oil" isimli bitkisel kökenli ilaçların kullanımı da artmaktadır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!