Prostat kontrolü nasıl ve ne zaman yapılmalı?

Prostat her erkeğin korkulu rüyasıdır. Aslında üremeye yardımcı bir organ olarak prostat her erkekte bulunmaktadır. Halk arasında “prostat oldum” “prostat başlangıcı” gibi tabirler ise genelde yaşlanma ile beraber gelişen ve prostat büyümesini gösterebilen idrar şikayetlerini tariflemektedir. Prostat, normalde bir ceviz büyüklüğünde olmakla beraber 40lı yaşlarda büyüyerek bir mandalina hatta portakal büyüklüğüne ulaşabilir. İdrar yolu tam ortasında yer aldığı için sıklıkla gece idrara çıkma, sık sık idrara çıkma, idrarda yanma, tam boşaltamama gibi idrar yakınmalarına sebep olabilir.

BPH(İyi huylu prostat büyümesi) hemen her erkekte olmaktadır. Fakat bazı durumlarda özellikle prostatın kabuk kısmında tümör veya kanser ortaya çıkabilir. Fakat kanser, sinsi(şikayet yapmayan) bir hastalık olduğu için özellikle 45 yaşından sonra HER erkeğin yılda bir kere rutin kontrol yaptırmasını önermekteyim. Özellikle ailesinde prostat kanseri bulunan kişiler çok daha dikkatli olmalıdır. Risk 7 kata kadar artabilmektedir. Rutin prostat kontrolü idrar tahlili, PSA(kanda prostat özgü antijen) ve parmakla muayene ile yapılmaktadır. Gerekli durumlarda ultrasonografi, kan tahlili ve işeme testleri de eklenebilir. Tabii bu kontrol bu konuda uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır.

Prostat kanserinde tedaviler arasında kanser kontrolü açısından en başarılısı ameliyattır. Bununla birlikte iyi merkezlerde %5lere varan idrar kaçırma riski vardır. Cinsel fonksiyonların bozulması ise sinirlerin korunmasına rağmen %30-50 arasında görülmektedir. Işın tedavisi ise kanser kontrolü açısından ameliyata yakın sonuçları olmakla beraber cinsel fonksiyon ve idrar problemleri yine görülebilmektedir.

Son yıllarda tüm prostattın çıkarılması veya ışınlanması yerine sadece tümörlü bölgenin tedavisi(fokal tedavi) gündemdedir. Özellikle High intensity focused ultason (HIFU) yöntemi ülkemizde de uygulanmaktadır. Ultrason dalgalarının prostat içine odaklanması ile kanser hücrelerini yok etme prensibine fayanmaktadır. Henüz ameliyat kadar uzun takipleri olmamakla beraber uygun hastalarda ve deneyimli merkezlerde gelecek vaad eden bir tedavi şeklidir. İdrar kaçırma ve cinsel fonksiyonlar açısından avantaj ağlayabileceği bildirilmektedir.

Sonuç olarak; prostat kanserinde ameliyat dışı başarılı tedavi alternatifleri mevcuttur. TÜMÖRSÜZ, UZUN VE SAĞLIKLI BİR HAYAT MÜMKÜNDÜR. En önemli nokta HASTAYA ÖZGÜ bir tedavinin deneyimli bir merkezde ve deneyimli bir hekim ile yapılmasıdır.

Sevgilerimle

Prof.Dr.Saadettin Eskiçorapçı


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!