Yoğun çalışma hayatımdan çaldığım günlerden biriydi ve kendime bir günlüğüne izin vermiştim. Sade ve şekersiz kahvemi yapıp oturma odamda televizyonumu açtım. Yoğun çalışma yaşamımdan dolayı televizyon izlemeye fırsatım kalmıyor ve bazen neler oluyor diye de merak ediyorum açıkçası. Bugünkü planım da kahvemi yudumlarken televizyonun keyfini çıkartmaktı. Ama o da ne? Bir sürü kanal hepsinde aynı formatta programlar ama ilginç olan da şu ki her programda bir psikolog. Aklıma hemen şu soru geldi; acaba bizler psikoloji ya da psikologlar hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz? Psikoloji nedir? Ve Psikologlar ne yaparlar? Hemen bilgisayarıma sarıldım ve sizlere psikoloji ve psikologlarla ilgili bir yazı yazmaya karar verdim.

Öncelikle psikoloji nedir? Herkesin aklına ilk şu tanım gelecektir; İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalı. Bu kadar mı dersiniz? Psikoloji esas olarak, insanlar neden asırlardır bu yaptıklarını yaparlar sorusunu yanıtlamaya çalışır. Çok değil sadece 125 yıllık bir tarihe sahip daha yeni bir bilimdir psikoloji. Bu kadar genç bir bilim olmasına rağmen biyolojiden sosyolojiye kadar uzanan geniş bir disiplindir, yani bir ucu beynin işlevi davranış bağını, diğer ucu ise çevre ve davranış bağını irdeler. Kısacası psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır.

Psikologlar Kimdir?

Psikologlar toplumsal ve bireysel değişen ihtiyaçları araştırırlar. Teoriler geliştirip araştırmaları aracılığıyla bunları test ederler. Bu araştırmalardan elde edilen bilgilerin, problemlerin çözümünde ve sağlıklı insan gelişiminde nasıl uygulanabileceğini araştırırlar. Psikolojinin en önemli özelliği bilimle bağlantısı ve uygulamaya dönük olmasıdır.

Bağımsız çalışan psikologların yanında bilim adamları, hekimler, avukatlar, yöneticiler, mühendis gibi diğer profesyonellerle çalışan psikologlar da vardır. Yani psikologları hastane, okul, üniversite, mahkeme, ceza evi, belediye, fabrika gibi birçok yerde görmemiz mümkündür.

Psikologlar Edebiyat Fakültelerinin Psikoloji bölümünden mezun olurlar. Uzmanlık alanlarını isteklerine göre belirlerler. Ben kendi uzmanlık alanım olan ve üzerine çalıştığım danışmanlık alanından sizlere bahsedeceğim.

Psikolojik Danışmanlık Nedir?

Danışmanlık: İnsanların sınırlılıklarını görmeleri ve ellerinde bulundurdukları kaynaklarıyla sorunlarının üstesinden nasıl gelecekleri üzerine çalışılan bir süreçtir. Danışman psikologlar danışmanlık/psikoterapi yaparlar, eğitim verirler, her yaştan bireylerle ve ailelerle bilimsel araştırmalar yaparlar. Danışman psikologlar kişilere iş ve kariyer sorunlarını anlamaya ve bir eylemde bulunmalarına yardım ederler.

Psikoterapi Ve Danışmanlık Nedir?

Duygusal ve zihinsel sorunların çözümünde psikoterapi ve danışmanlık çok etkili bir yoldur. Danışmanlıkta amaç değişimdir ve deneyimli bir uzman sizin amaçlarınıza ulaşmanız ve onları tanımlamanız konusunda size yardım eden kişidir. Yaşamınızda değiştirmek istediğiniz ve bu yolda desteklenmek istediğinizde deneyimli bir uzmanın sizinle yürümesidir.

Danışmanlık yapan uzmanların yöntemleri birbirinden farklıdır. Bazı benzerlikler olsa da kişisel özellikleri ilgi alanları, iletişim becerileri birbirlerinden farklıdır. Normal koşullarda bir seans ortalama bir saat sürer ve sıklıkla haftada bir uygulanır.

Çevremden hatta danışmanlığa gelen danışanlarımdan sık sık şunları duymuşumdur:

Bir Psikologa İhtiyacım Yok Zaten Arkadaşlarımla Konuşuyorum: Arkadaşlarınızın ya da ailenizin sizi desteklemesi ile danışmanlık süreci birbirinden farklıdır. Danışmanlar sorunlarınızın temel noktasını bulmak ve onları çözmek için size destek olmak için iyi birer dinleyici olarak eğitim alırlar.

Sadece Hasta Olanlar Sorunlarını Çözemeyenler Psikologa Gider: Psikologa gelenler yeterli bir kendilik farkındalığına sahip olup yardıma ihtiayacı olduğunu fark edebilen kişilerdir. Danışmanlık yaşam kalitenizin ve yakın ilişkilerinizin gelişmesi için size teknikler ve yöntemler gösterir.

Psikolog Benim Sorunlarıma Çözümler Üretecek: Psikologlar sizin değiştirmek istediğiniz yaşamdaki sorunlarınızın ve sağlıksız tutum ve davranışlarınıza odaklanır. Sizin istediğiniz kadar, izin verdiğiniz kadar çalışabilirler. Kısacası bu süreçte de karar ve sorumluluk yine sizdedir.

Peki Şimdi Ne Yapmalıyım ?

En sık karşılaştığım sorulardan biri de budur. Seansın sonunda peki şimdi ne yapmalıyım sorusu. Siz ne dersiniz? Erkek arkadaşımdan ayrılmalı mıyım ya da hangi işi tercih etmeliyim? Danışmanınızdan sizin ne yapmanız gerektiğini söylemesini beklemeyin. Siz ve danışmanınız sorunlarınızı aşma sürecinde bir ekipsiniz. Danışmanınız size bu süreçte rehberlik edip bazı önerilerde bulunabilir ama unutmayın ki ihtiyacınız olan değişimi bir adım ileriye götürecek olan sizsiniz.

İlk Terapi Seansı:

Genellikle ilk iki seans uzmanın zihinsel ve ruhsal sağlığınız ile ilgili bilgi topladığı, durumuzu değerlendirdiği ve bir planın oluşturulduğu seanslardır. Bu aynı zamandan sizin danışmanla kurduğunuz ilişkiyi de değerlendirebileceğiniz önemli bir süreçtir. Danışmanın sizin durumunuzla ilgilendiğini hissediyor musunuz ve ona soru sorarken yada hassas olduğunuz konularda konuşurken rahat mısınız? Unutmayın danışmanlık sürecinde kritik olan en önemli konulardan biri iletişimdir. Eğer siz danışmanınızla iletişim kurarken rahat olamıyorsanız başka bir uzman arama konusunda tereddüt etmeyin.

Danışmanlık Ne Kadar Sürer?

Herkesin danışmanlık süreci birbirinden farklıdır ve bu sürecin ne kadar süreceği de.

Sürecinizi Değerlendirebilme:

Danışmanlık devam ederken sürecinizi sık sık danışmanınızla değerlendirebilirsiniz.

Danışmanlık süreci içinde her zaman hoş duygular yaşamayabilirsiniz, yani bu yol yumuşak bir yol değildir. Bunun yanında çok kısa sürede hızlı yanıtlar almayı da beklemeyin. Ne kadar ilerleyeceğiniz size bağlıdır. Bunların yanında bu süreç içinde sıklıkla geri dönüşler olabilir, bunlar sizi endişelendirmesin. Ne kadar geri gittiyseniz daha hızla onları geri kazanacaksınız. Bazen size çok basit görünen bir sorun aslında çok karmaşık bir hale gelmiş gibi görünebilir. Danışmanınız gerekli oldukça sizinle amaçlarınızı tekrar değerlenedirecek ve ilerleyişinizi çalışacaktır. Unutmayın danışmanlık bir yarışma değildir. Hedeflenen seanslar sonunda amacınıza ulaşamamanız sizin yanlış yaptığınız ya da yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Danışmanlık süreci içinde her zaman mutlu hissetmezsiniz: acı verici anılar, yıldırıcı duygular ayaklanacaktır. Bu danışmanlığın normal bir sürecidir ve danışmanınız bu anlarda size yardımcı olacaktır. Buna karşın, dikkat edin; eğer her bir seanstan sonra ve terapiye bu duygular sizi esir alıyorsa ve diğer seansa bu duygularla başlıyorsanız bu duygularınız hakkında danışmanınızla mutlaka konuşun.

Terapiler İşe Yarıyor Mu?

Değişim ve gelişim herkes için zordur ve yeni bir insan olmak bir gecede olmaz. Uzun dönemdeki davranışlarınızı, duygularınızı, tutumlarınızı ve düşüncelerinize bakın. Yaşam kalıplarınız ne ölçüde farklılaştı, nasıl değiştiler ve geliştiler? Genel duygu durumunuz nasıl değişti? Belki aile ya da arkadaşlarınızla daha rahat iletişim kurmaya başladınız. Kısa dönemdeki geri dönüşler sizi yıldırmasın. Bunları sadece kendinizi daha sıkı izlemeniz ve eski ve uyumsuz örüntülerinizi kırmanız için daha yararlı bir yolsa kullanabilirsiniz

Kısacası danışmanlık zor bir süreçtir ancak ödülleri paha biçilemezdir. Danışmanlık sürecinizden daha iyi getiriler elde etmek için size birkaç tavsiye:

Danışmanlık sürecinizle ilgili bir anlaşma yapın: çok gerekli olmadıkça seanslarınızı aksatmayın. Eğer danışmanınız size seanslar arasında yapmanız gereken bazi uygulamalar vermişse bunları yaptığınızdan emin olun. Kendinizi seansa gitme konusunda gönülsüz bulursanız, kendinize nedenini sorun. Size acı veren şeyleri mi konuşmaktan kaçıyorsunuz ya da son seansta mı bir şeyler oldu yoksa danışmanınızla ilgili bir sorun mu var? Danışmanınızla isteksizliğiniz hakkında konuşun.

Unutmayın ne kadar dürüst ve açık olursanız danışmanlık sürecinden o kadar fayda sağlarsınız. Utangaçlık ya da sıkılganlık hissettiğinizde, konuştuklarınızın çok saçma şeyler olduğunu düşündüğünüzde ya da konuştuğunuz şeyler çok acı verici olduğunda bunları o anda danışmanınıza iletin. Bunları konuşmaktan çekinmeyin. Yavaş yavaş bu duygularınızla ilgili çalıştıkça değişim ve gelişim sürecini sizler de fark ettiğinizi göreceksiniz.

Psikolog Nilüfer YALINÇETİN


Balıkesir Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!