Qi -  çin felsefesine göre qi-çi
Qi - çin felsefesine göre qi-çi

Çin felsefesine göre  qi=çi

Shen Nung’a göre vücutta Qi = Çi adını verdiğimiz bir yaşam enerjisinin var olduğu; bunun da vücudun her yerinde dolaştığı ifade edilir. Çi, gerek vücudun ruhsal, emosyonel= duygusal, davranış, mental=akıl, gerekse fiziksel aktivitesi olarak kabul edilir. Çin felsefesine göre; Çi=enerji; YİN=negatif ve YANG = pozitif anlamında evrensel güçlerin etkisi altındadır. Bu Qi= Çi adını verdiğimiz yaşam enerjisi insan vücudunda meridyen adını verdiğimiz kanallarda denge halinde dolaşır. İşte Qi=Çi yaşam enerjisinin (Çi) herhangi bir azlığı veya çokluğu , denge bozukluğu veya kesintiye uğraması Yin ile Yang’ın arasındaki dengenin de bozulmasına neden olur, bu da kişilerin hasta olmasına yol açar. Çin tıbbına göre Çi=Enerji; vücutta bazı özel meridyenler ve kanallar ile taşınır ve dolaşır. Bu meridyenlerin 12 âdeti vücudun her iki tarafında olmak üzere çifttir. Ayrıca vücudun ön ve arka kısmından giden 2 adet de ekstra meridyen bulunmaktadır. Bu meridyenler vücudu dikeysel olarak deri altından yukarı ve aşağı olmak üzere vücudu bir ağ gibi sarar. Bu meridyenler üzerinde de akupunktur noktaları bulunmaktadır. Meridyen boyunca enerji akımındaki herhangi bir tıkanıklık, eksiklik veya denge bozukluğu Yin ve Yang arasındaki dengeyi de bozacağından hastalıklar ortaya çıkar. İşte Akupunktur bu dengeyi sağlamak için meridyen üzerindeki özel akupunktur noktalarına iğne batırmak suretiyle yapılır. Böylece hastalığı yenmek için belirli aralıklarla seanslar (15–45 dakika) şeklinde uygulanır.

Yin ve Yang akupunktur tedavisindeki tartışmalarda kullanılan en önemli bir teori (Tao filozofisi) haline gelmiştir.

Vücuttaki Yin - Yang denge sistemi ( TAO filozofisi )

Eski Çin felsefesine göre, alem birbirine iki zıt şeyden yapılmıştır. Alemin dengesi; bu iki zıddın, karşılıklı ve sürekli hareket içinde bulunmasıyla sağlanır. Bu iki zıt şeye Yin ve Yang denir.

Alemde, nasıl ki gece-gündüz, soğuk-sıcak, acı-tatlı, az-bol, çürük-sağlam, boş-dolu, aç-tok, pozitif-negatif, vb. gibi zıtlıklar dengesi varsa, insan vücudunda da böyle zıtlıklardan oluşan bir denge sistemi vardır.Bu sisteme yin ve yang dengesi denmektedir. Bu denge halinde insan sağlıklı ve sıhhatli olmaktadır. Yin ve Yang dengesinin bozulması ile hastalıklar ve ağrılar ortaya çıkmaktadır. Akupunktur tedavisinin temel prensibinde, bu dengeyi korumak yatmaktadır.Hemeostasiz adını da verdiğimiz bu iç-dış ve psikolojik denge bozulmaya başladıkça hastalıklarda ortaya çıkmaya başlamaktadır.
O zaman kişi kendini ;

* keyifsiz,

*huzursuz,

*Rahatsız,

*Ağrıları olan,

*Hastalanmış biri olarak hisseder.
Aslında bu var olan yaşam enerjisi ‘’ Çİ ‘’nin vücuttaki akışının bir şekilde kesintiye uğramış olmasından kaynaklanmaktadır.

Yaşam enerjisi ‘’Çİ’’akışını ;

* Aşırı sıcak ve soğuklar,
* Cereyanda kalma,
* Hava kirliliği,
* Nemli ve rutubetli ortam,
* Beslenme bozukluğu,
* Stres, gerilim, öfke,
*Yürüyüş ve hareket azlığı
* Suni gıdalar ve yiyecekler,
* Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler,
* Tuvalet alışkanlığı bozukluğu, hep bu dengeyi etkileyen sebeplerdendir

-Akupunktur tedavisi ile bu yaşam enerjisi ‘’ Çİ’’ akışındaki bozulan dengeyi düzenler ve yin-yang denge sistemini kuvvetlendirir.

YİN : Negatif, kadın, gece, karanlık, pasif, soğuk, nem, elektron, baz

YANG : Pozitif, erkek, gündüz, aydınlık, aktif, sıcak, kuruluk, proton ve asit i temsil eder. Dikkat edilirse bu her iki öğe:

Birbirine zıt,(negatif- pozitif)

Birbirlerini takip eden (gece bitince gündüzün gelmesi gibi )

Birbirlerini çeken bir güç olması(negatifin pozitifi çekmesi gibi)

Her bir öğenin az da olsa birbirlerini kendi içinde barındırması veya birbirine dönüşebilmesi.

Birbirlerini doğurması neslini devam ettirmesi(Her kadının (Yin) veya erkeğin (Yang)bir annesi(Yin) bir de babası (Yang) vardır.

Çin’deki bu inanışa göre bu öğeler sağlıklı vücutlarda hep bir denge içindedir. Yin meridyenler vücudun daha çok korumaya muhtaç olan iç kısımlarında (kol ve bacakların medial=iç kısmında) bulunurken, Yang vücudun ve uzuvların (bacak ve kol ) dış ve arka kısmında yer alır. YİN meridyenler vücudun iç kısımlarında (kıllardan az olan bölgelerde) korunmaya muhtaç Yin=kadınsı olan bölgelerde yer alır.YANG meridyenler ise bacak ve kolların ön ve dış arka kısımlarında (kıllı olan kısım) darbelere daha dayanıklı olan Yang=erkeksi olan bölgelerde yer alırlar.

5 Element Teorisi:

Beş element, enerjinin beş değişim şeklidir.Bunlar:

Ateş

Odun

Toprak

Metal

Su

Her element maddenin bir tanımıdır ve bu enerji birinden diğerine değişerek yol alır. Enerjinin beş şekli; metal, ağaç, su, ateş ve topraktır. Beş element teorisi evrendeki fenomenlerin tümünün doğada odun, ateş, toprak, metal veya suya karşılık geldiklerini ve bunların sürekli bir hareket ve değişim içinde bulunduklarını öne sürer. Bu teori ilk kez İ.Ö. 16. yüzyılda Çin' de ortaya atılmıştır. O dönemde Çinliler gözlemledikleri doğanın beş önemli durumdan etkilendiğini düşünmüşledir: "Yemek, su ve ateş ile hazırlanır. Üretmek için metal ve oduna ihtiyaç vardır. Toprak her şeyi doğurur".

Geleneksel Çin Tıbbında beş element teorisinden yola çıkarak, zang ve fu organlarının fizyolojik ve patolojik çalışma şekillerini, birbirleriyle ve dış dünya ile etkileşimlerini kapsayan bir teşhis ve tedavi yöntemi geliştirilmiştir. Her element belli bir organı, dokuyu, sesi (bağırma, gülme vb), rengi, kokuyu, tadı, duyu organını, duyguyu ve iklimi temsil eder. Beş elementin, dolayısıyla organların, arasında kontrolcü, destekleyici, engelleyici ve düzenleyici ilişkiler bulunur. Örneğin geleneksel Çin tıbbı anlayışına göre odun (karaciğer) toprağı (dalak), toprak suyu (böbrek), su ateşi (kalp), ateş metali (akciğer) ve metal odunu kontrol eder; odun ateşi (karaciğer kalbi) , ateş toprağı (kalp dalağı), toprak metali (dalak akciğeri), metal suyu (akciğer böbrekleri) ve su yeniden odunu (böbrekler karaciğeri) destekler. Dolayısıyla her organ sahip olduğu Yin ve Yang enerjisi ile bu döngü içindeki rolünü oynar. Bir organdaki Yin ve Yang dengesi bozulduğunda (hastalandığında) , bu dengesizlik etkileşim içinde olduğu diğer organlara yansır. Diğer organlar yeniden dengenin oluşturulabilmesi için faaliyete geçerler ve böylece hastalık tablosu tamamlanır. Geleneksel Çin tıbbında Yin ve Yang arasındaki dengesizliği saptamak ve iyileştirmek hedeflenir.

ZANG-FU ORGANLAR

Zang organ meridyenleri (-) olup içi dolu organlardır.

Zang Organlar: Dalak, Karaciğer, Kalp, Perikart (kalp zarı), Pankreas ve Böbrek.

Fu organ meridyenleri ise (+) olup içi boş organları temsil eder.

Fu organlar: Kalın barsak, İnce Barsak, Mesane, Mide, Safra Kesesi ve Üç’lü ısıtıcı (Enerji)

Beş element Feng Shui de en önemli rolü üstlenir. Enerjinin elementlere göre döngüsü değişiktir.

Pozitif, Üretken Döngü
Burada bir element diğerine dönüşürken pozitif bir etkileşim içindedir. Biri diğerini oluşturduğu veya beslediği için potansiyel enerjide bir büyüme oluşturur.
Ağaç ateşi yaratır. Ateş küle dönüşerek toprağı yaratır. Topraktan mineraller şeklinde metal çıkar. Metal eriyince suyu oluşturur. Su da ağacı besler

Zayıflatıcı Döngü
Bir element bir öncekinin etkisini azalttığında zayıflatıcı döngü oluşur. Bu değişim agresif değildir. Genellikle istenmeyen olumsuz enerji odakları bu döngüyle zayıflatılır.
Üretken döngünün tam tersi zayıflatıcı döngüdür. Birbirlerinin doğuşunu engellediği için zayıflatıcı bir etkiye sahiptir.
Su ağacı besler,o zaman ağaç suyun etkisini zayıflatır. Metal suyu oluşturur o zaman su metali zayıflatır. Topraktan metal oluşur, metal toprağı zayıflatır. Ateş toprağı oluşturur ama toprak ateşi zayıflatır. Ağaç yanarak ateşi besler o zaman ateş ağacı zayıflatır.

Yıkıcı Döngü
Bu genelde elementlerin agresif olarak bir anlamda düşmanca etkileşimidir. Bir element bir sonrakinin gelişimine engel olur.
Su ateşi söndürür. Ateş metali eritir. Metal ağacı keser. Ağaç kökleriyle toprağı ele geçirir. Toprak da suyu tutar.
Bu döngüyü zayıflatma için kullanmak pek önerilmez. İki güç arasındaki düşmanca tutum faydadan çok zararlıdır. Bu harmoni bozukluğu getirir.

SU: Akvaryum, havuz, mavi ve siyah
AĞAÇ: Yeşil bitkiler, yeşil
ATEŞ: Bol ışık, mumlar, kırmızı eşyalar, kırmızı, portakal rengi
TOPRAK: Toprak malzemeler, çakıl taşları, kristaller, kaya, toprak/kum, sarı

METAL: Rüzgar çanları, kurmalı saatler, metalik renkler, beyaz

Günümüz tıbbında, organlarımızın işlevleri artık ayrıntılı bir şekilde bilinmektedir. Vücudumuzdaki tüm organ ve dokular, sabit iç koşulların sürdürülmesi ve işlevlerin

düzenlenmesine katkıda bulunarak bir denge oluştururlar. Akciğer hücrelerce kullanılacak oksijeni sağlar ve açığa çıkan karbon dioksidi atar, kalp kanı dokulara pompalar, kan taşıma görevini üstlenir, sindirim sistemi gerekli besinlerin sindirilip kullanıma sunar ve gerekmeyenleri boşaltır, karaciğer sindirilen bu maddeleri işler, böbrekler iyon dengesini sağlar ve yine atıkların boşaltılmasına yardımcı olur.

Otonom Sinir Sistemimiz, sinir sistemimizin büyük bir bölümünü oluşturur, bilinçli kontrolümüzün dışında yürütülen işlevleri (arter basıncı, vücut ısısı, iç organlarımızın çalışması vb) düzenler. Vücudumuzdaki organların işlevlerinin çoğu “otonom refleksler” ile yönlendirilmektedir. Örneğin iştah verici bir yemeğin kokusu, daha lokmayı ağzımıza almadan, sinir sistemimiz tarafından değerlendirilir, parasempatik uyarı ile tükürük ve mide salgısı başlar. Otonom reflekse diğer bir örnek de tansiyonumuzun ayarlanmasıdır. Tansiyonumuz çıktığında, bu basınç damarlara yansır. Damar duvarında bulunan özel reseptörler tarafından algılanan bu basınç beyine iletilir. Beyin sempatik uyarıyı azaltarak kan basıncımızı düşürür. Sempatik ve parasempatik sistemler sürekli bir bazal etkinlik halindedirler; iç ve dış koşullara karşılık belli bir dengeyi sağlama görevini üstlenmişlerdir.


Antalya Akupuntur Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!