Kadınlarda sık görülen kanser türü olan rahim ağzı kanseri, dünyada her yıl 500 bin kadını etkiliyor ve bunların neredeyse %50’si yaşamını kaybediyor. Düzenli tarama programları ile erken evrede yakalanan ve başarıyla tedavi edilebilen rahim ağzı kanserinde, doğurganlığın devamını sağlayan organ koruyucu özellikli cerrahiler ön plana çıkıyor.

Kanser yaşı giderek düşüyor

Erken yaşta cinsel ilişki, sigara kullanımı, çok eşlilik, beslenme problemleri gibi faktörler nedeniyle rahim ağzı kanserine yakalanma yaşı gittikçe düşüyor. Bir kadının rahim ağzı kanserine yakalanma oranı ömür boyunca % 1 oranında. Ülkemizde de yılda yaklaşık 1600 yeni vaka saptanıyor, bunların 600-700 civarı yaşam kaybıyla sonuçlanıyor.

Belirtiler hastalığın ilerlediğini gösteriyor

Rahim ağzı kanserinin erken döneminde daha çok cinsel ilişki sonrası kanamalar ve ağrılar ile adet döneminde düzensizlikler, ara kanamalar yani adet dışı kanama durumu oluşuyor. Hastalığın ilerlemiş evresinde ise kasık bölgesinde şiddetli ağrılar görülebiliyor.

Tümörü hedefleyen özellikli cerrahiler

Standart cerrahinin yanı sıra farklı cerrahi uygulamalardan yararlanıyoruz. Laparoskopik olarak adlandırdığımız kapalı ameliyatlar ve robotik cerrahi hastaya konfor sağlıyor. Bu tür ameliyatların kapsamı nedeniyle bazı riskler de oluşabiliyor. Örneğin hastanın idrar kesesinin sinirlerinin yeterince korunamaması durumunda idrar yapamama sonrasında idrar kaçırma ortaya çıkabiliyor. Günümüzde artık sinir koruyucu özellikli cerrahiler sayesinde tümör bölgesini hedefleyerek, sağlıklı dokular zarar görmeden başarılı sonuçlara ulaşabiliyoruz. Bunun yanında küçük boyutlu tümörlerde de rahim çevresindeki dokuyu çıkarmadan basit bir rahim ameliyatıyla birlikte lenf bezleri de çıkarılabiliyor.

Korunmada öncelik aşılama

HPV aşısı ‘profilaktik’ yani koruyucu olarak kullanıldığında HPV enfeksiyonuna karşı bir direnç oluşturuyor ve virüs bulaştığında vücudun bunu dışarı atması sağlanıyor. 2016 verilerine göre yaklaşık 65 ülkenin ulusal aşı programına giren aşı, ülkemizde halen ulusal aşı programında değilse de toplumda, bu alandaki farkındalıkla birlikte kullanımı giderek artıyor. Aşı sadece rahim ağzı kanserini değil, siğil denilen lezyonları da engelliyor ve erkek çocuklarına da öneriliyor. HPV virüsü sadece rahim ağzı kanseri yapmıyor. Aynı zamanda vulva kanseri, anal kanser ve orofaringeal kanserlerinde de rol oynuyor. Dolayısıyla bu kanserler üzerinde de etkisi bulunuyor. Aşı ile birlikte düzenli tarama testlerinin de ihmal edilmemesi gerekiyor.

Folik asit, B vitamini ve karoten korunmada etkili mi?

Rahim ağzı kanserinden korunmak için; sigarayı bırakmak, cinsel ilişkide bariyer yöntemler kullanmak, beslenme tarzını değiştirmek ve Akdeniz tipi beslenme alışkanlıkları kazanmak, özellikle folik asit, B vitamini ve karoten gibi vitaminleri içeren sebze-meyve ağırlıklı besinler tüketmek ve aşılanmak önemli faktörler arasında yer alıyor.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!