Bir sürü şey saydık bunları nasıl uygulayalım?

Pratiğe gelince su, hurma,zeytinle orucumuzu açtıktan sonra çorbamızı içiyoruz.

Sonrasında herkesin zor olduğunu düşündüğü 15-20 dk bir mola veriyoruz.O arada en azından namazımızı kılabiliriz.

Sonrasında mümkünse tek çeşit yemeğimizle evde yapılan ekmeğimiz, salata,yoğurt ya da kendi yaptığımız içecekle iftarımızı yapıyoruz. Sebze yemeğinin yanına ev yoğurdu, et ürünlerinin yanına salata ekliyoruz. Et/tavuk/balık yanında yoğurtla çok yoğun bir öğün olur. Sebze yediğimizde de yoğurtla protein sağlamış oluyoruz, salata da eklenebilir. Kurubaklagilin yanına ikisi da olur ama salata daha iyi olur.

Bütün bunları 5dakikada mideye indirmiyoruz tabi ki. Yavaş yavaş ve bolca çiğnediğimizde aslında tüm sofrayı mideye indirmeden doyduğumuzu fark ediyoruz.

Tatlının sofrada olmadığını varsayarak bol su içerek akşamımıza devam ediyoruz

İftarda ve sahurda mideye çok fazla yüklenerek midenin büyümesine neden oluyoruz ki bu da daha fazla acıkmamızı sağlıyor. Ayrıca dengesiz yedikçe sindirim sorunları ortaya çıkıyor.

Yemekten en az 2saat sonra dondurma, sütlü tatlı(haftada 1-2 kez) ya da bir porsiyon meyve ve yağlı tohum tüketebiliriz.

Teravih kılanlar yaşadı çünkü en az yarım saatlik egzersiz yerine geçiyor kendisi. Tabi bunu egzersiz olsun diye yapmıyoruz onu da unutmayalım

Hepimiz insanız, robot değiliz,elbet kendimizi tutamayıp gereğinden fazla yediğimiz şeyler olabilir. Önemli olan telafi edebilmek. Haftada 1-2 gün aşırıya kaçmadan sevdiğiniz şeyleri yediğinizde geri kalan günlerde dikkat ederek dengeleyebilirsiniz. Battı balık yan gider demek yerine, hiç bozmamış gibi (hatta kaçırdıklarımızı telafi için daha dikkatli) devam ediyoruz.

Neden oruç tuttuğumuzu unutmadığımız bir Ramazan geçirebilmek duası ile…

Oruç açlık değil, nefis terbiyesidir.


Bursa Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!