Bir diğer hedefimiz tatlıları azaltmak. Öyle şerbetli, kızartmalı,bol yağlı tatlılardan mümkün olduğunca uzak duruyoruz. Soframızı tatlandıran hurma, değişik şerbetler (hazır olanlar değil kendi yaptığımız şekersiz olanlar), hoşaflar, kompostolar varken üzerine hem midemizi rahatsız edecek hem de sonrasında pişman edecek tatlılar tüketmeye gerek yok.

Yemekten en az iki saat sonra sade, doğal dondurmalar da tüketmek mümkün.

Bazı günlerde kendi hazirladigimiz şekersiz ya da sekeri azaltılmış sütlü tatlılar tüketebiliriz. Haftada 1 kez daha hafif yemekler yediğimiz bir gün olması bizim için idealdir. Örneğin sebze yemeği yaptığınız bir gün yine yemekten 2 saat sonra olabilir.

Hoşaf ve kompostolarımızı da mümkün olduğunca şekersiz olarak tüketmeliyiz. Ayni şekilde geleneksel şerbetlerden de hazırlamak mümkün.

Tabi k içecekler konusunda en önemli şey, hiç birinin suyun yerini tutmaz. Günlük ağırlıkx0.30 litre su tüketmeye özen gösterilmeli.

Genel anlamda yemeklerin yanında içecek çok tavsiye ettiğim bir şey değildir. Ayran ve süt veririm genelde listelerimde. Midedeki besinleri seyrelttiği ve sindirimi zorlaştırdığı için yemeklerin yanına tercih etmeyelim içecekleri. Ben içecek olmadan yapamıyorum diyorsanız da, soframızda içecek olacaksa bunlar; şerbetler, kompostolar,hoşaflar, kendi hazırladığımız meyve suları, ev yapımı limonatalar, ayran, sade maden suyu olabilir. Hazır içeceklerin bilhassa gazlı içeceklerin,kolanın yeri yok. Kaldı ki zaten sağlığa zararları açısından dolayı da kesinlikle tüketimine karşıyım. Aynı şekilde bol şeker ya da glikoz içerikleri sebebiyle hazır meyve suları, meyveli sodalar,gazozlar ve ice tea de soframızda, evimizde, hayatımızda olmaması gereken içecekler arasında. Bağışıklık güçlendirelim diyoruz bir yandan organlarımızı öldürüyoruz. Hadi o zaman bu ramazan bu tarz içecekleri soframızdan ve hayatımızdan çıkaralım.

Yine hep değindiğimiz konu, hazır alıp içerisinde ne olduğunu, ne koşullarda hazırlandığını bilmediğimiz ürünleri almaktansa hepsinin alternatifini kendimiz yapabiliriz.

Bu konuda benim için çok çarpıcı olan bir söz okumuştum. Evdeki çiçeklerinize kola dökerseniz öleceklerini söylesem hiç biriniz çiçeklerine kola vermezsiniz ama çocuklarınıza kola içiriyorsunuz. Israrlarına, bakışlarına dayanamıyorsunuz belki, mahrum kalmasın diyorsunuz, ancak yaptığınız iyilik değil çok büyük bir kötülük.


Bursa Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!