Değerli okuyucular, çok sorulan sorulardan bir tanesi de “Ritm Bozuklukları” ile ilgili olduğu için bu haftada sizlere Ritm Bozuklukları ve tedavisi hakkında bilgi vereceğim.

Halk arasında çarpıntı, kuş çırpınışı şeklindede tarif edilen bu rahatsızlık, yaşam süresince hepimizi bir veya birkaç kere bulan bir durumdur.

Kalbin ahenkli çalışmasının bozularak düzensiz, hızlı veya yavaş çalışması sonucunda kişide oluşturduğu hastalık tablosuna aritmi denilmektedir.

Aritmi her yaşta ve cinsiyette görülmekle beraber ensık yapan nedenler arsında şunları sayabiliriz.

Ritm Bozukluğu Yapan Nedenler

Hipertansiyonda (kan basıncı yüksekliği),

Kalp damarı tıkalı hastalarda,

Kalp krizi geçirmiş hastalarda,

Kalp kapağı rahatsız olan hastalarda,

Kalp yetmezliğinde,

Baypas veya kalp ameliyatı geçiren hastalarda,

Doğuştan kalp hastalığı olan çocuklarda,

Tiroid hastalıklarında (fazla çalışması hipertroidi veya az çalışması hipotiroidi durumlarındada görülmektedir).

Alkol kullanımına bağlı olarak,

Sigara ve kahveyi çok kullanıma bağlı olarak,

Akciğer hastalıklarında,

Yaşlılarda,

Ritm bozukluklarını daha sık görmekteyiz.

Hastalarda Oluşturduğu Yakınmalar

Çoğunlukla çarpıntı yakınmaları ile gelmektedirler.

Bir kısmında ise ritm bozukluğu olmasına rağmen hiçbir yakınmaları yoktur, bunlara sessiz aritmiler denilmektedir. Hastalar başka bir nedenle doktora müracaat ettiklerinde tesadüfen ortaya çıkarılabilir.

Bazı hastalarda kalbin yavaş çalışmasından şikayet edebilirler. Bu hastalar bir baş dönmesini veya göz kararmasını mütakiben nabızının yavaş attığını fark ederek doktora müracaat ederler.

Diğer bir kısım hasta ise (entehlikeli olanı bu gruptur) bayılma nedeni ile müracaat ederler ki bayılmanın nedeni ritm bozukluğudur.

Hastaların tariflerindede değişiklikler olabilir. Kalbim pat pat atıyor diye tarif edilebilir. Yada güm güm atıyor ve rahatsız ediyor diyebilir. Bir kısmıda kuş çırpıntısı gibi geliyor, uzun sürse bayıltacak hissi veriyor der.

Muayene Bulguları

Doktor muayene ederken önce bu hastaların anlattıklarından hastalığın ip uçlarını anlamaya çalışır. Çünkü hastada kalp yetmezliği, kapak hastalığı, kansızlık, guvatr, şeker hastalığı, irsiyete bağlı kalp hastalığının mevcut olup olmadığını araştırır.

Bu hastaların bir çoğu muayene masasında doktor tarfından steteskop (dinleme cihazı) ile muyenede anlaşılmaktadır. Kalp dinlenirken doktorun elide nabizları kontrol eder. Mevcut ritm bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Muayene sırasında bir çok ritm bozukluğunun nedeni hakkında doktor fikir edinebilmektedir. Ancak hekim bununla yetinmez ve ileri tetkikleri mutlaka istemektedir.

Laboratuvar Bulguları

Hastanın mutlaka elektrokardiyografisi (Şerit) çekilir. Her yerde hemen hemen yapılan bu 2 dakikalık tetkik ile kabaca ritm bozukluklarının %60’nı ortaya çıkarabilmektedir. Hekim bunu yeterli görmediği takdirde, Ekokardiyografi (kalp ultrasonografisi, kalp doppleri) yöntemi ile kalbin kapakları, fonksiyonları, anomalileri( kalp deliği olup olmadığı) hakkında ek bilgiler elde edebilmektedir.

Hastaya 24 saat veya 48 saat (gerekli görüldüğünde) Holter denilen cihaz bağlanmak sureti ile sessiz diye nitelendirdiğimiz her çeşit ritm bozukluğunu saptamamız mümkün olmaktadır. Ayrıca bu cihaz hastanın tedavi yöntemini belirlemedede bize çoğu kez faydalı olmaktadır. Efor testi yapılarak hastalar 3’er dakikalık bölümler halinde yürütülür. Ritm bozukluğunun ortaya çıkması beklenir veya mevcut aritminin efor testi ile yok olup olmayacağı test edilebilir. Ayrıca bu test sayesinde ( 6-9 dakika arsında sürmektedir) hastanın kalp damar tıkanıklığı olup olmadığı ortaya çıkarılır. Kalp damar tıkanıklığından şüphe ediliyorsa bir sonraki test Kalp sintigrafisi veya Kalp Anjiyosudur.

Bazen bu testler yapılırken kan tahlilleride mevcut ritm bozukluğunun nedeni hakkında bize değerli katkılar verir. Mesela, Kansızlık çeken kadınların bir çoğunda zararsız Aritmilerin en büyük nedeni Anemidir, kan tahlili ile ortaya çıkarılabilir. Guvatr olduğunu bilmeyen aritmili bir hastanın kanından guvatr hormonları (T3, T4, TSH) bakıldığı zaman ritm bozukluğunun nedeni anlaşılmış olur. Kalp yetmezliği ile ilgili aritmisi olan bir hastada kanda BNP bakılması bize çok önemli bilgiler vermektedir. Tüm bu tahliller önem derecesine göre aritminin ortaya çıkarılmasında bize faydalı bilgiler vermektedir. Bunun yanı sıra tedavininde gerekli olup olmadığına karar verebilmekteyiz.

ARİTMİNİN TEDAVİSİ

Aritminin orjin aldığı kalp bölgesine göre, kalp dışı bir nedenle meydana gelip gelmemesine göre tedavi çeşidi değişmektedir.

Ançak aritminin şüphesiz tedavisi üç şekilde irdelenir.

1- İlaçsız yardımcı destek tedavileri (manevralar) ,

2- İlaçlı tedavi

3- Elektro fizyolojik Çalışma sonrası ablasyon tedavisi,

Aritmilerin bir çoğunun zarasız olduğunu saptadıktan sonra tedavi yapmadan onlara derin nefes alarak tutmasını (1 dakika) ıkınmasını istiyoruz. Buna Valsalva manevrası diyoruz. Bu manevra sayesinde zarasız bir çok aritminin sonlandığına şahit olmaktayız.

Tedavi edilmesi gereken ritm bozukluklarında bugün için bir çok ilaç fevkalede etkili olmakta ve ritm bozukluğunu tedavi etmektedir. Ancak dirençli ve ilaca yanıt alamadığımız aritmilerin tedavisinde kalp anjiyosuna benzer şekilde elektro fizyolojik çalışma yaparak kalbin atitmi çıkaran bölgesinin haritası çiziliyor. Ve o bölge ses dalgaları ile köreltilerek düzeltiliyor. Ritm bozuklukları kalp hastalıkları içerisinde en önemli kısmı oluşturmaktadır. Erken teşhis edildiğinde tedavisi son derece başarılı olan bu hastalık grubunda geçikildiği takdirde, geriye dönüşümü zor olan olaylar oluşmaktadır. Bu açıdan ritm bozukluğuna sahip hastaların vakit geçirmeden bu konu ile ilgilenen kalp doktorlarına müracaat etmeleri önem arzetmektedir.

Sağlık ve sıhhatli günler temenni ediyorum


İzmir Kardiyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!