Romatoid artrit ve beslenme (bağışıklığı güçlendiren yiyecekler)
Romatoid artrit ve beslenme (bağışıklığı güçlendiren yiyecekler)

ROMATOİD ARTRİT NEDİR ?

Artrit anlam olarak eklem iltihabı demektir. Romatoid artrit otoimmün bir iltihabi eklem hastalığıdır. Bulunduğu-tuttuğu eklemde hasar oluşturur bazen de bu sakatlığa kadar gidebilir. Küçük eklemler (el eklemleri,el bileği ve ayak eklemleri) ve dirsekler öncelikle tutulur. Kronik olarak seyreder (yaklaşık 6 haftadan uzun süre).Bu şekilde de tutunduğu eklemde hasar sebep olur. Sık görülen bir hastalıktır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Her yaş döneminde görülebilir fakat 40-60 yaş arası daha sık görülmektedir.

ROMATOİD ARTRİT NEDEN GELİŞİR ?

Vücudumuzun bağışıklık sistemi (immün sistem) ;vücudumuza giren bakteri, virüs veya her türlü yabancı maddelere karşı savaş vererek bizi koruyan bir sistemdir.
Romatoid artrit gibi ‘’otoimmün hastalıklarda’’ bağışıklık sistemi, yabancı maddeler dışında, kişinin kendi bazı vücut dokularına karşı antikor üretip savaş açar. Burada savaş herhangi bir organa değildir. Sistemik bir otoimmün bağ dokusu rahatsızlığıdır.
Sebebi henüz bilinememektedir fakat genetik yapı ve çevresel faktörlerden şüphe edilmektedir. Eklemde gelişen ve eklemin çevresinde de gelişen iltihap zamanla eklemde hasara sebep olur.

Romatoid artritin hem eklemde yaratacağı hem de vücudun genelinde yaratacağı bir belirti meydana gelebilir. Eklemde olan belirtiler; tutulan eklemde ağrı, şişlik eklemin hareketinde kısıtlılık ve eklemin üzerinde ısınma ,sabahları veya uzun istirahat halinden sonra bir süre eklemde tutulma – katılık.
Eklemde olmayan belirtileri de şöyle sıralayabiliriz; halsizlik, ateş, kilo verme, yorgunluk ve kansızlık meydana gelebilir. Vücudun bazı bölgelerinde ağrı olmayan nodüller.
Uzmanlar romatoid artritin şiddetinin kişiden kişiye göre değiştiğini söylemektedir. Romatoid artrit kronik bir hastalıktır ve uzun yıllar sürer hatta ömür boyu da devam edebilmektedir.

Romatoid artritte hastalığın seyri ve tedaviye katkısı bakımından takip eden uzman hekimin yönlendirmesi doğrultusunda belli sıklıklarda hasta kan tahlili yaptırmalıdır.
Bazen kullanılan ilaçlar vitamin,mineral eksikliğine yol açabilir.

Tedavide ve tedaviyi takiben yaşam boyu hasta aktif olmalıdır. Stresten mümkün olduğu kadar uzak olmalıdır. Düzenli egzersize hasta teşvik edilmelidir. Çünkü düzenli egzersizle hastanın eklem açıklığı ve kas gücü korunabilmektedir.
Romatoid artritli hastalar için yüzmenin güzel bir egzersiz olduğu unutulmamalıdır.

ROMATOİD ARTRİTLİ HASTALAR NASIL BESLENMELİDİR?

Öncelikle hastaya kortizonlu medikal tedavi uygulanıyorsa, hasta tedavi süresince tuzu hayatından kaldırmalıdır. Sonrasında ise her derde deva olan ‘’Akdeniz Beslenme Modeli’’ izlenmelidir. Akdeniz beslenme modeli ne demektir ?
Özellikle doymuş yağ içeriği düşük, protein kaynaklar; balık,tavuk,az yağlı kırmızı et, yağ kaynakları olarak; tüm yağlı tohumlar-kuruyemişler, zeytinyağı,taze meyve ve bol miktarda taze sebze,kepekli ve lif oranı yüksek tahılları,bakliyatları tüketmekten oluşan bir beslenme modelidir. Bazen hastalığın neden olduğu inflamasyon hastanın kilo kaybını,kas kaybını ve proteine gereksinmesini arttırabilir. Bu yüzden kişinin enerji ihtiyacına göre kaybettiklerini geri yerine koyabilecek, protein,karbonhidrat , yağ gibi makro besin ögeleri gereksinimine uygun, kalsiyum,folik asit,selenyum gibi mikro besin ögeleri gereksinimini de karşılayabilir olmalıdır. Tabi ki böyle bir beslenme stili kişiyi hastalığından kurtarmamaktadır ama kişinin daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlayacaktır.

BAĞIŞIKLIĞI KUVVETLENDİRMEK VE ROMATOİD ARTRİT İÇİN GEREKLİ BESİN ÖGELERİ;

Kalsiyum

Romatoid artrit tedavisinde verilen kortikosteroidler yani kortizon vücutta kalsiyum emilimini zorlaştırabilmektedir. Kalsiyumdan tam anlamıyla yararlanamamak ise osteoporoz ve kemik yoğunluğunun düşmesine sebep olabilmektedir. Bu sebeple hastaların kalsiyum yönünden zengin ; beyaz peynir, az yağlı kaşar peyniri, süt, yoğurt ve kefiri beslenmelerinde mutlaka bulundurması gerekmektedir.

D Vitamini

D vitamini vücutta kalsiyum emilimini arttırarak kemik yoğunluğunu destekler ve böylece osteoporoz riskini düşürür. Aynı zamanda D vitamini eksikliğinde romatoid artrit belirtileri artabilmektedir. Yapılan çalışmalarda D vitamini düzeyi yeterli bulunan kadınların , eksik bulunan kadınlara göre romatoid artrite yakalanma olasılıklarının daha düşük olduğu görülmüştür. Süt ve süt ürünleri, yumurta ve balık besin yolu ile D vitamini kaynağıdır evet fakat D vitaminini aktif hale dönüştürmek için mutlaka ‘’Güneş Işığı’’ şarttır.

Omega 3

Omega 3 yönünden zengin beslenmenin yapılan bir çok çalışmada vücutta genel inflamasyonu azalttığı görülmüştür. Romatoid artritte ise eklem ağrılarının azalması ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için mutlaka gereklidir.Omega 3 yağ asitleri aynı zamanda romatoid artritten kaynaklı kalp hastalıkları gelişimini de azalttığı bilinmektedir. En iyi omega 3 kaynakları tabi ki balıklardır. Bunlara örnek verecek olursak; Somon,ringa,uskumru,sardunya balığı ve alabalık omega 3’ten zengin balıklar arasındadır.
Bu etkilerinden dolayı Akdeniz tipi beslenme modelinde de olduğu gibi mutlaka haftada en az 2 gün balık tüketilmelidir.
Omega 3 kaynağı olarak bir de bitkisel kaynaklar vardır. Semizotu, keten tohumu ve ceviz de bitkisel omega 3 kaynaklarından sayılabilir. Beslenmede özellikle romatoid artrit rahatsızlığı bulunanlar omega 3 tüketimlerine de gereken önemi vermelidirler.

Demir

Romatoid artritli hastalarda demir bir diğer değinilmesi gereken mikrobesin ögelerindendir. Çünkü iltihaplanmaya bağlı ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak demir eksikliği anemisi görülebilir. Beslenme planında demir kaynağı olması açısından kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler, siyah üzüm tüketilmelidir. Belirli periyodlarda kan tahlili yapılırken tam kan sayımı,demir, demir depo düzeylerine mutlaka bakılmalıdır. Bir de unutmadan vücutta demirin biyoyararlığını arttırmak için demir kaynağı olan bir besini tüketirken mutlaka c vitamini içeriği yüksek bir besin ile tüketmeye çalışın. Bu şekilde besindeki demirden maksimum şekilde faydalanacaksınız. Mesela kırmızı et tüketiyorken yanında bol yeşil yapraklı salata veya salata hazırlayamıyorsa kişi sadece biber bile tüketilebilir. Pekmezi taze sıkılmış portakal suyuna veya mandalina suyuna karıştırıp o şekilde de hasta tüketebilir.

Folik Asit

Folik asit de tıpkı demir gibi bağışıklığı kuvvetlendiren bir mikro besin ögesidir. Hem de romatoid artrit semptomlarını düzenli tüketimde azalttığı yönünde çalışmalar vardır.
Bu sebeple folik asit yönünden zengin besinlere de yönelim sağlanmalıdır.
Folik asit kaynağı olarak; organ etlerinden karaciğer, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, mantar, yağlı tohumlar örnek verilebilir. Özellikle ıspanak, roka, pazı, karalahana gibi tüm koyu yeşil yapraklı sebzeler hem folik asit bakımından zengin hem de bu bitkilerin antioksidan kapasitesi oldukça yüksektir. Aynı zamanda da çok iyi bir c vitamini kaynağıdırlar. Bu yüzden de bağışıklığı güçlendirmede büyük rol oynarlar.

Yukarıda saydığımız besinlere ek olarak;
-Koyu özellikle de mor renkte olan meyveler-sebzeler; pancar,mor lahana,böğürtlen,frambuaz, yaban mersini,siyah üzüm
-Beta glukan içeriğinden dolayı yulaf
-Buğday ruşeyminden dolayı tam tahıllar
-Baharatlar; zencefil,zerdeçal,köri,nane,karabiber,kırmızı biber
-Propolis (Doktorunuza sormak kaydıyla)
bağışıklığı kuvvetlendirmede kullanılabilecek diğer besinlerdir.


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!