FUE yöntemi ile saç ekimi; minimal-invaziv mikrocerrahi bir işlemdir. Tüm estetik operasyonlarda olduğu gibi saç ekiminde de hasta memnuniyetini birincil amaç olarak kabul eden Dr Kul, saç ekiminde son nokta olarak kabul edilen FUE yönteminin doğru teknik ve gerçekçi planlama ile nasıl doğal ve estetik netice sunacağını ortaya koyacaktır.
Saç ekiminin mikrocerrahi bir operasyon olduğu bilinciyle hareket eden biz Plastik Cerrahi uzmanlarının ortak görüşü; “doğru planlama ve doğru teknik ile FUE yöntemi mükemmel neticeler sunmaktadır”. Estetik cerrahi her geçen gün gelişmekte , kesinin ve dikiş işleminin olmadığı ,operasyon sonrası dönemin oldukça rahat geçtiği minimal invaziv girişimler değer kazanmaktadır. FUE yöntemi bunlardan biri olmakla birlikte FUE( follicle unite extraction) terimi kıl köklerinin sadece alım işlemini temsil ve tarif etmektedir. Ancak saç ekiminde başarıyı daha çok kıl köklerinin ekim tekniği belirlemektedir. Bu gün altın standart olarak kabul edilen “stick and plant” tekniği; yani iğne ile kanal açma ve hemen ardından ekim işleminin gerçekleştirilmesi, tüm dünyada sayılı cerrahlar tarafından uygulanmaktadır. Zaman alması, cerrah açısından tekniğin zor olmasına rağmen orijinal saçlardan ayırt edilemeyen sıklık ve doğallıkta saçların elde edilmesi, tekniğin vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Unutmamak lazım ki tüm estetik cerrahi müdahalelerde olduğu gibi saç ekiminde de amaç elde edilecek kalıcı ve doğal sonuç ile sizin bir ömür boyu mutlu olmanızı sağlamaktır.
FUE NEDİR?
Fue –follicle unit extraction- folliküler ünite adını verdiğimiz saç veya saç gruplarının, deriyle olan bağlantısını yarı-dairesel hereket yaparak kesen ve köklerin deri altı tabakadan ayrılarak dış ortama alınması işlemidir.
Çeşitli çaplarda “micropunch” adı verilen aletlerin uygun yönde ve uygun derinlikte hareket ettirilmesi, köklerin zarar görmemesini sağlar. “Fue” terimi, köklerin alım işlemini tarif etse de günümüzde artık bir saç ekim tekniğini temsil etmektedir. Operasyon sonrası süreç; FUT tekniği sonrası yaşanan sürece göre oldukça rahat geçtiğinden ve ileride bahsedileceği avantajlarından dolayı hastaların büyük bölümü Fue tekniğini tercih ederler. Fue tekniğinin izsiz bir operasyon olarak sunulmasının nedeni ise vücudumuzda 1 mm den küçük yaraların iz bırakmadan iyileşmesinden kaynaklanmaktadır.
Greft sayısının belirlenmesi
Saç köklerinin elde edileceği iki kulak arasındaki donör sahanın saçları 1 mm uzunlukta olacak şekilde kısaltılmalıdır. Bu bölgede 1 cm² lik alandaki follikül ünite sayısı özel bir bilgisayar programı ile tespit edilir. Ve cm² başına düşen maksimum alınabilecek greft sayısı hesaplanır.Bu sayı toplam folliküler ünitenin %25 kadarıdır.
Çeşitli çaplarda “micropunch” adı verilen aletlerin uygun yönde ve uygun derinlikte hareket ettirilmesi, köklerin zarar görmemesini sağlar. “Fue” terimi, köklerin alım işlemini tarif etse de günümüzde artık bir saç ekim tekniğini temsil etmektedir. Operasyon sonrası süreç; FUT tekniği sonrası yaşanan sürece göre oldukça rahat geçtiğinden ve ileride bahsedileceği avantajlarından dolayı hastaların büyük bölümü Fue tekniğini tercih ederler. Fue tekniğinin izsiz bir operasyon olarak sunulmasının nedeni ise vücudumuzda 1 mm den küçük yaraların iz bırakmadan iyileşmesinden kaynaklanmaktadır.
Örneğin; 150 adet 1cm² lik alan işaretlendiyse ve bu her 1 cm² lik alandaki follikül ünite sayısı ortalama 70 adet ise bizim donör sahamızdaki total follikül ünite sayısı 150x 70:10500 dür.
Bu sayının % 25i ise 2625 grefttir. Yani 2625 adet greft alındığında bu bölgede herhangi bir yoğunluk kaybı oluşmaz.
Ekim yapılacak alanda ise ön çizgi oluşturmak için cm² başına 70 adet tekli follikül ünite iç bölgelerde ise cm² başına 2'li 40 adet follikül ünite yeterlidir. Bu değerler her hasta için standart değerler olmadığı gibi bazı faktörler ihityaç olan greft sayısını azaltıp artırabilir. Bunlar:
Saç rengi
Kıl çapı
Cilt ve saç rengi arasındaki kontrast farklılığı
Saçların düz veya kıvırcık olması
saç kaybının olduğu bölge( ön saç çizgisi ve tepe bölgesi için gerekli greft sayısı fraklı olacaktır.
Lokal anestezi
Fue yönteminin ağrısız bir işlem olmasının nedeni, işlemin lokal anestezi altında gerçekleştirilmesi ve işlem sonrasında da FUT yöntemine göre cerrahi bir kesi ve ciltte gerilim olmadığı için ağrının olmamasındandır. İşlem öncelikle saç köklerinin alınması ile başladığından iki kulak arası bölgedeki saçlı derinin anestezik hale getirilmesi gerekir. Blok anestezi kullanılarak sadece gerekli noktalara anestezik madde verilerek bütün donör sahanın sinir blokajı sağlanmış olur. Böylece köklerin alım süresi boyunca herhangi bir ağrı meydana gelmez. Aynı zamanda lokal anestezik madde içine eklenen adrenalin hem bu bölgede kanama olmasını engeller hemde anestezik maddenin etkin süresini uzatır. Aynı blok anestezi ve adrenalinli serum enjeksiyonu ekim yapılacak alan için de gerçekleştirilir. Adrenalinin damarları büzücü etkisi kanamanın ve buna bağlı aşırı kabuklanmanın olmasını engeller. Ayrıca deri altına verilen bu adrenalinli serum ekim yapılacak deri tabakasını derin tabakalardan uzaklaştırarak kanal açarken ve ekim yaparken ciltaltı ince damar ağının zarar görmemesini sağlar.
Mikrocerrahi prensipler ve enstrümentasyon
FUE hem saç köklerinin alım hem de ekim aşamasında tümüyle mikrocerrahi bir prosedürdür. Cerrah, operasyon süresi boyunca loupe adı verilen çeşitli büyütme kapasitesine sahip gözlük mikroskoplar kullanır.0.6- 0,75-0,80 mm çapındaki follikül ünite çıkarıcılarının yanı sıra istenilen açı ve yoğunlukta kanal açılmasına ve ekilmesine olanak sağlayan iğneler kullanır. Mikrocerrahi tecrübe ve sanatçı bir ruha sahip Plastik cerrah; bir el ile kanal açarken, dominant olan diğer el ile doğru açıda kıl köklerinin ekimini gerçekleştirir.
Operasyon öncesi hazırlık
Operasyon öncesi hazırlık ve planlama aşmasında şu 5 kritere dikkat edilmelidir.
Yaş; dökülme paterninin tespiti, medikal tedaviden yararlanılması, saç ekimi planlandıysa yüzdeki yaşa bağlı değişiklikler ve saç çizgisinin buna bağlı dizaynı yönünden önemlidir.
Donör sahadaki saçların ince veya kalın çapta olması, ekim yapılan alanda yoğun görünümün elde edilmesi için planlamada göz önünde tutulmalıdır.Aynı sayıda saç kökünün ince çapa sahip kıl kökleriyle daha seyrek bir görünüm kazandıracağı bir gerçektir.
Donör sahadaki saç ünitelerinin yoğunluğu ; operasyon öncesi 1 cm² deki follikül ünite sayısının tespiti ve bu ünitelerin maksimumum % 25'inin alınabilmesi ekim yapılacak total ünite sayısını da belirler. Nitekim % 25 den daha fazla alımlarda donör sahada seyreklik oluşacağı bir gerçektir.
Kellik derecesi; belki de uygun aday seçiminde en önemli kriterdir.Bu kriter saç çizgisinin belirlenmesinde de önemlidir. Kellik derecesi Norwood tarafından belirlenmiş bir skala ile değerlendirilir.
Hastanın beklentilerinin, hasta ile ilk konsültasyonda gerçekçi olup olmadığı Fue ile beklentilerin gerçekleşip gerçekleştirilemeyeceğinin tespiti açısından önemlidir.
Çünkü gerçekçi olmayan beklentiler göz ardı edilerek saç ekimi gerçekleştirilirse, ekim yapılmış alanda daha az yoğun bir görünüm oluşacaktır. Elimizdeki maksimum greft sayısının en doğru alana en yoğun şekilde ekilmesi gerektiği ve FUE'nin 6 ay sonra tekrarlanabilir bir işlem olduğu hatırlatılmalıdır. Gerektiğinde tüm estetik operasyonlarda olduğu gibi beklentilerin gerçekçi olmadığı bir durum söz konusuysa operasyon
ertelenmelidir.
Saç çizgisinin planlanması
Başarılı bir saç ekimini gösteren en önemli şey saç çizgisinin dizaynıdır. Eğer ekim yapılacak alanda ince telli ve cansız saçların oluşturduğu saç çizgisi mevcutsa ve bu saç çizgisini değiştirmeden saç ekimi yapılacaksa oldukça doğal bir netice elde edilir. Eğer yeni bir saç çizgisi dizayn edilecekse estetik yüz anatomisine ait oranlara sadık kalarak saç çizgisinin alın bölgesindeki yüksekliği, doğal saç çizgisinde var olan girinti ve çıkıntıların düzenlenmesi, üst şakak bölgesindeki girintilerin doğal olana en yakın dizaynı oldukça önemlidir.saç çizgisinde oldukça yoğun ancak tekli follikül içeren greftlerin kullanılması gereklidir.
Saç köklerinin elde edilmesi
Saç köklerinin elde edileceği bölgede folliküler ünitelerin deriden çıkış yönüne paralel 0,60-0,75-0,8 mm çapındaki ortası boş ucu özel keskinleştirilmiş titanyumdan yapılmış micropunch adı verilen borucuklar derinin sadece yüzeyel tabaksını yarım dairesel hareket yaparak keser ve saç kökünün deriye yapışan kısımlarını ayırır, çok derine inerek köklerin zarar görmesini engellemek cerrahın el becerisi ve tecrübesine bağlıdır. Nitekim derinin daha derin tabakasına gevşek bağlarla tutunan kökler özel bir mikropensetin dairesel traksiyon hareketi ile rahatça dış ortama çıkarılabilir. Saçlar içerdikleri kök sayısına göre ayrılıp + 4 derecede de özel bir sıvı içerinde saklanır, böylece canlıklıkları 8 saate kadar tümüyle muhafaza adilmiş olur.
Stick and plant tekniği
Ülkemizde bu teknik iğne ile ekim olarak bilinir. Burada amaç ekim yapılan alandaki deriye travma oluşturmadan istenilen açıda (ön saç çizgisinde yaklaşık 30-40 derecelik öne doğru açılanan bir ekim yapmak gerekir ) ve yoğun bir ekim gerçekleştirmektir. Klasik saç ekimi tekniklerinde çeştili çaplarda slit adı verilen keskin metal parçaları veya bisturi kullanarak dikey şekilde kanallar açılır ve kanal açma işlemi -bütün greftler için- bittikten sonra ekim başlar. Klasik tekniğin bazı dezavantajları vardır
Deri altı damar ağının bu teknikle zarar görme olasılığı oldukça yüksektir.
İstenilen açıda ekim gerçekleştirilemediğinden bütün saç kökleri deriye dik açıda uzama gösterir ve bu görüntü hem seyrek bir görünümün ortaya çıkmasına hem de doğal neticeden uzak sonuçların elde edilmesine yol açar
Deride oluşturulan kesi şeklindeki travma kendini iz olarek belli edecektir.Stick and plant tekniğinde ise deride ek bir kesi veya defekt oluşmadığından cm² başına çok daha yüksek sayıda greft ekilebilir. Açının doğru ayarlanması saçlar uzadığında doğal saçlarınızdan ayırt edilemeyecek sıklık ve yoğunluk elde edilir.
Operasyon sonrası
Operasyonun hemen sonrasında ekim yapılan alanda her bir greftin yerleştirildiği alanda küçük kabuklanmalar olacak ve bunlar 1 hafta içinde dökülecektir. Operasyon sonrasında ekim yapılan alandaki kabuklanmalar dökülünce canlı saç köklerindeki kısa bir uzama ve izlerin olmaması kısa sürede işlemin doğal netice sunduğunu göz önüne serecektir.Ancak gerçek ve kalıcı uzama 3. aydan sonra başlar. Başlarda ince saç teli şeklinde olan uzama 5-6. aylarda kılların çaplarının kalınlaşmasıyla arzu edilen görüntüye ulaşmış olur. 1. yılın sonunda ise olgunlaşması tamamlanan saçlar bir daha dökülmemek üzere kendi saçlarınızdan farksız uzama gösterir.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!