Safra sıvısı karaciğer dokusunda üretilen, yağlı gıdaların sindirimi için gerekli yeşil- sarı renkte bir sıvıdır. Karaciğer kanalcıklarından toplanan safra, ana safra yolu aracılığı ile oniki parmak barsağına (duodenum) dökülür. Safranın bir kısmı ise ana safra kanalından safra kesesine gelir. Safra kesesine gelen safra burada konsantre hale gelir ve depolanır. Beslenme durumunda salgılanan bir hormon (kolesistokinin) etkisi ile safra kesesi kasılır ve safra, girdiği kanaldan tekrar geriye doğru ana kanala ve barsağa akar, sindirim gerçekleşir.

Safra kesesi taşları nasıl oluşur ve etki eder?

Safranın kimyasal yapısı ve kese fonksiyonlarının değişikliği ile konsantre hale gelen safrada çamur ve taş oluşur. Bazı ailelerde, kadınlarda, aşırı kilo halinde, ileri yaşta, safra kesesinde taş oluşumu ihtimali daha yükselir. Safra kesesinde taşlarının birçoğu yakınmaya sebep olmayabilir. Bunlar sessiz safra taşları olarak adlandırılır. Taşın büyüklüğünden bağımsız olarak kesenin kanalı tıkanabilir. Çıkışın tıkanması ile şiddetli ağrılar görülebilir. Özellikle yemek yemeyi takiben karnın üst veya sağ tarafında sırta veya omuza vuran ağrı görülebilir. Bulantı, kusma olabilir. Safra kesesi çıkışının taş ile tam tıkanması durumunda akut kolesistit adı verilen tablo ortaya çıkar. Boşalması engellenmiş olan safra kesesinde durum ilerledikçe bakterilerin de katıldığı iltihabi bir reaksiyon başlar. Gerekli müdahale gecikirse safra kesesi delinebilir ve içeriği karın boşluğuna dökülüp ciddi klinik durumlara yol açabilir. Safra kesesi taşlarının küçük olanları safra hareketi ile beraber ana safra
kanalına sürüklenebilir. Ana safra kanalına gelen taşlar safranın barsağa boşalmasına engel olabilir. Bunun sonucunda sarılık, kaşıntı ve ateş
yükselmesi ile kendini gösteren tıkanma sarılığı adı verilen iltihabi bir reaksiyon başlar. Safra yolu komşuluğunda sindirim için gerekli diğer
enzimleri üreten pankreas bezi vardır. Ana safra kanalındaki iltihabi sürecin etkisi veya pankreas kanalının da tıkanması pankreas bezini de etkileyebilir ve pankreatit adı verilen bazen çok ağır seyreden bir tabloya yol açabilir.

Nasıl tanı konur?

İyi bir öykü ve fiziksel muayene sonrası yapılan ultrason, safra kesesi ve safra yolu hastalıklarında ucuz, kolay, güvenilir sonuç veren yöntemdir.
Manyetik Rezonans (MRI), Bilgisayarlı Tomografi ve ayırıcı tanı olarak endoskopi ender olarak gerekebilir.

Tedavi nasıl yapılır?

Safra kesesi vücut için vazgeçilmez bir organ değildir. Semptomatik (rahatsız edici) hale gelmiş taşlı safra kesesi hastalığında, safra kesesini taşlarla birlikte ameliyat ile çıkartılması esastır. Şikayete neden olmayan safra taşlarının birçoğu ömür boyunca iltihabi ataklara neden olmaktadır. Bu nedenle birçok cerrah uygun şartlarda operasyon önermektedir. Günümüzde safra kesesi ameliyatları çoğunlukla genel anestezi ile laparoskopik (kapalı ameliyat) olarak uygulanmaktadır. Bu yöntemde karına açılan bir santimetrelik bir delikten sokulan bir kamera ile karın içi organlar görülmektedir. Bunu takiben açılan başka 1santimetrelik ve bir veya iki adet 5 milimetrelik küçük delikten karına cerrahi aletler uzatılmakta ve girişim genellikle toplam 3-4 adet küçük delikten yapılmaktadır. Aynı işlem göbekten 2-3 cm’lik tek kesiden de yapılabilir. Ameliyat sırasında safra kesesinin damarı ve kanalı bağlanmakta ve safra kesesi çıkartılmaktadır. Laparoskopik cerrahide ameliyat için büyük bir kesi yapılmadığı için müdahale sonrası ağrı en az düzeyde olmaktadır. Laparoskopik kolesistektomi (safra kesesi çıkartılması) ameliyatı sonrasında hastanede genellikle bir gece kalınmakta ve 5-10 gün içerisinde işe dönülebilmektedir. Laparoskopik cerrahi sırasında karın içerisinde daha önceden öngörülemeyen sorunların olması veya anatomik (yapısal) farklılıklar nedeniyle açık ameliyata nadiren de olsa geçilebilir. Açık ameliyatta en sık sağ kaburga alt sınırına paralel 10-15 cm’lik kesi yapılır. Bu durumda ameliyat kesisi büyük olduğu için hastanede kalış süresi ve evde istirahat süresi uzayacaktır. Safra kesesi çıkartıldıktan sonra kişinin özel bir diyet yapmasına gerek yoktur. Ancak aşırı yağlı ve birden aşırı miktar yemek şişkinlik yapabilir. Karaciğerde safra üretimi devam etmektedir. Vücut safra kesesinin yokluğuna kısa bir süre sonra uyum sağlar.

SAFRA KESESİ POLİPLERİ

Sindirim sisteminin iç yüzünü döşeyen tabakadan hücrelerden derimizdeki et benlerine benzer çıkıntılara polip denir. Sıklıkla mukoza denen bu iç tabakanın katlantıları polip gibi değerlendirilebilir.
Safra kesesi içinde oluşan gerçek poliplerin 10 milimetre üstünde olması, poliplerin hızlı büyümesi riskli kabul edilir. Risk olarak kanser gelişme riskinden bahsedilir. Çevreden sıkça bahsedildiği gibi polip nedeniyle kolesistektomi yapılan hastalarda kanser saptanması sık olmamakla birlikte 18 mm sonrasında risk belirgin şekilde artmaktadır.
Ultrasonografi ile bulunan ve safra kesesi iç yüzünde çıkıntı yapan olguların gerçek polip olmadığı ve mukoza içine yapışan kolesterol yapıları olduğu ameliyatla safra kesesi çıkartıldıktan sonra anlaşılır.
Gerçek polipler ve kolesterol polipleri şikayete sebep olmayabilir.
Bazen kolesterol polibi adı verilen yumrular küçük safra kesesi taşları gibi
karın ağrısı ve hatta pankreatit sebebi olabilirler.
Şikayet veya komplikasyon yapmış (pankreatit) safra kesesi poliplerinde boyut ne olursa olsun ameliyat esastır.

SAFRA YOLU TAŞLARI ve TIKANIKLIKLARI

Safra kesesinde taşları bazen ana safra yoluna geçer. Ana safra yoluna geçen taşların bazılar herhangi bir şikayete yol açmadan bağırsağa düşmekle beraber önemli bir bölümü tıkanma sarılığı ve/veya pankreatit sorunlarına yol açar. Ana saf¬ra kanalı ve pankreas kanalı sıklıkla birleşik olduğu için safra kanalındaki bir tıkanma pankreas kanalında bir tıkanmaya gi¬debilir ve bunun arkasından pankreas iltihabı gelişebilir.
Ana safra yolunda taş olduğu genellikle safra kesesi ameliyatı öncesi yapılan testlerle anlaşılır. Ultrason ve kan testleri ile tanı genellikle konur. Safra yolu MR’ı yapmak gerekebilir. Tanı ve tedavi için ERCP yöntemi kullanılır. Burada özel bir endoskop ile ağızdan girilip mide geçilir ve onikiparmak barsağına (duodenum) gelinir ve ana safra kanalı bulunur. Taşlar safra yolundan barsağa çekilir. Ana safra yolu taşlardan temizlendikten bir veya birkaç gün sonra laparoskopi yöntemi ile safra kesesi çıkartılır. Taş dışında safra kanalı tıkanması, kanalda bir daralma, polip veya kanser gibi çok çeşitli hastalıklar sebebiyle de olabilir. Tedavisi tıkanmanın nedenine göre değişir. Safra kanalındaki bir taşsa ERCP yada operasyon, eğer tıkanma nedeni safra yollarındaki sadece basit daralmaysa, kanalı açmak için ameliyat yapılır ya da özel bir tüp takılabilir. Tümör gibi durumlarda öncelikle operasyon şansı değerlendirilir. Ameliyattan göreceği yarar az ise yolu açık tutacak bir stent veya göğüs- karın duvarından girip karaciğerden geçip safra yollarına bir drenaj kateteri yerleştirilebilir.


Antalya Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!