SAĞLIKLI BAĞLANMA, SAĞLIKLI İLİŞKİ

Anneyle doğum öncesinde başlayan bağlanma ilişkisi, insanın tüm yaşamı boyunca devam eder ve hayatının her alanında yaptığı “tercihleri” belirler. Romantik ilişkilerden anne-baba-çocuk ilişkisine, kariyer-iş yaşamından cinsel yaşama, dinsel tutumlardan politik inançlara kadar yaşamın her noktasında bağlanma özelliklerimizin etkileri görülür. Bir organizasyonun; örneğin meslek örgütü, dernek ya da vakfın üyesi olup olmamayı, bir romantik ilişki yaşayıp yaşamamayı, takım tutup tutmamayı ya da meslek seçimlerimizi belirleyen temel etken bağlanma stillerimizdir.

Bağlanma sürecini bebeklik-çocukluk-ergenlik ve yetişkinlikdönemleri olarak ikiye ayırıyoruz. Bu ayrımı yaparken temel çıkış noktası, yetişkinlik dönemindeki bağlanma yaşantısının büyük oranda romantik bağlanmayı ifade etmesidir.

Bebeklik ve yetişkinlik dönemleri bağlanma ilişkileri arasında ne tür benzerlikler ve farklılıklar vadır? Bir çocuğun, bağlanma figürü (annesi gibi ona yardım eden, destekleyen herhangi biri) yanında olduğunda ve gereksinimlerine duyarlılık gösterdiğinde kendisini güvende hissetmesi gibi yetişkinlerde eşleri/partnerleriyle birlikte olduklarında ve gereksinimlerine doyum bulduklarında kendilerini güvende ve rahat hissederler. Birey, kendisini gergin, hasta ya da tehlikede hissettiğinde eşi, güvenlik, rahatlık ve koruma sağlar. İşte aşk da, güvenlik duygusu sağlayan yetişkin bir eşle yaşanan duygusal bir bağ olarak tanımlanır. Aralarındaki farklılıklara gelince; bebek bakıcısı ile (anne, teyze ya da ücretli bakıcı gibi) arasındaki bağ tek yönlüdür. Bebek gereksinimlerinin karşılanması için rahatlık arar, bakıcı da bu isteğe duyarlılık gösterir, ona koruma ve güven sağlar. Yetişkin romantik ilişkilerdeki bağlanma süreci ise, karşılıklıdır. Her iki tarafta gerektiğinde hem bakım (destek,yardım, ilgilenilme) alan hem de bakım veren konumundadır. Ayrıca yetişkin bağlanma sürecinde, cinsel ilişkide bulunma ve ortak amaçlara sahip olma gibi özellikler de vardır.

Bağlanma Stilleri:

Güvenli Bağlanma

-Güvenli bağlanmaya sahip bireyler, eşlerine kolaylıkla yaklaşabilirler ve onlara bağlı olmaktan da mutludurlar,

-Terkedilme ve insanların onlara, onların istediğinden daha fazla yakınlaşmaları yönünde kaygıları yoktur.

- Uzun süreli ilişki kurarlar, özellikle uzun süreli eşlerle yaşanan cinsellikten hoşlanırlar,

-Hem kendilerini hem de diğer insanlara duydukları saygı ve güven yüksektir,

-Stres altındayken sosyal destek ararlar,

-Kendilerini açmaktan ve diğer insanlarında onlara kendilerini açmalarından hoşlanırlar,

-Kişiler arası ilişkilerinde olumlu, iyimser/yapıcı bir tutum sergilerler.

Kaygılı/Kararsız Bağlanma

-Kaygılı/kararsız bağlanma stiline sahip bireyler, çoğunlukla, eşlerine onların olduğundan daha fazla yakınlaşma ihtiyacındadırlar. Eşlerini de kendilerine yeterince yakın olmamakla suçlarlar,

-Terkedilme korkusu bu bağlanma stilinin en belirgin özelliklerindendir,

-İlişkileri derin yaşanmakla birlikte kısa sürelidir,

-Yeme bozukluklarına eğilimlidirler,

-Romantik ilişkilerinde kıskançlık ve güvensizlik gösterirler,

-Kişiler arası ilişkilerde yoğun öfke yaşarlar, ilişki içerisinde duygusal inişler ve çıkışlarda belirgindir.

Kaçınan Bağlanma

-Kaçınan bağlanma stiline sahip bireyler, eşlerine güven duymazlar,

-İnsanların kendilerine bağlanmış olma duygusu gerginlik yaratır,

-İlişkilerine son derece sınırlı oranda yatırım yaparlar,

-Ebeveynlerini azarlayıcı ve reddedici olarak görme eğilimindedirler,

-Her türlü sosyal ilişkiyi gereksiz ve sıkıcı bulurlar. Aslında, ait olma ihtiyacı kendisini yoğun bir biçimde göstermekle beraber, reddedilme kaygısı daha baskın gelir ve her türlü ilşkiden kaçınılır,

-İlişkilerini de olumsuz bir biçimde hatırlama eğilimi gösterirler.

-“1 gecelik” cinsel ilişki yaşama oranı diğer bağlanma stillerine sahip bireylerden daha fazladır.

Kaynakça: “Bağlanma, Evlilik ve Aile Psikolojisi”, Uzm. Psk.Tarık Solmuş, Sistem Yayınc


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!