Sağlıklı beslenin tatil sonu sendromunu yenin
Sağlıklı beslenin tatil sonu sendromunu yenin

Yaz tatilinin ve mevsiminin sonuna geldiğimiz bu haftalarda içimize bir hüzün çöktü. Tatil sonu sendromu ve üzerimize çöken rehavet, son baharın getirdiği hava değişiklikleri derken ofisle nasıl başa çıkacağımızı harıl harıl düşünmeye başladık. Pazartesi sendromundan daha kötü bir durumla karşı karşıya kalmış olsak da, tatil sonu sendromunu sağlıklı beslenmeyle kolayca atlatabileceğimizi göz ardı etmeyelim.

Sonbahara ve tatil sonrası iş hayatına ateş gibi düşmek isteyenlerin dikkat etmesi gereken birkaç beslenme tüyosu var. İşte bunlardan en önemlileri;

Tatil sonrası sendromundan kolayca sıyrılabilmek ve yerinde saymadan ilerlemek için yapmamız gereken ilk şey, öğün saatlerimizi yeniden düzenlememizdir. Yaz süresi boyunca gece geç saatlere kadar süren sosyal toplantılarda yediğimiz uzun yemeklerin bir sonu gelmeli. Birkaç öğünü birleştirmek yerine, az ve sık beslenmek, kan şekeri dengemizi sağlayarak bizi kendimize getirecektir.

Kahvaltı her dönemde günün en önemli öğünüdür. Halsiz ve yorgun bir halde ofise gitmek istemiyorsanız ve öğlene kadar ve öğleden sonra açlık krizleri nedeni ile paket paket çikolatayı tüketmemek için bu öğünü atlamamanız gerekir. Sabah kahvaltı yapmak için erken uyanmak zor geliyorsa, bir an kalkın ve kahvaltı yaptığınızda kendinizi ne kadar enerjik hissettiğinizi düşünün. Kahvaltı, günün başlangıcında size soğuk duş etkisi yaparak, güne canlı başlamanızı sağlar ve gün boyunca iş yerinde hata yapma riskinizi azaltır.

Beyninizi yoğun iş temposuna hazırlamak için omega-3'lerden yararlanın. Haftada 2–3 kez ızgara veya buğulama balık yemenin, ofiste 2–3 ceviz veya 12-15 fındık veya badem tüketmenin keyfini çıkarın, hem mental performansınızla çevredekileri şaşırtın hem de kalp sağlığınızı hiç zorlanmadan koruyun.

Mevsim dönümünde ve tatil dönüşü yaşadığınız hava değişikliği nedeni ile fiziksel performansınızı da düşünmelisiniz. Daha tatil sendromunu üzerinizden atamadan soğuk algınlığına yakalanmamak için günlük C vitamini planınızı iyi yapın. Çünkü yanlış bilinenin aksine, soğuk algınlığına yakalandıktan sonra C vitamininin faydası yoktur. C vitamini vücutta biriktirilemediğinden ötürü, düzenli meyve ve sebze tüketmeli ve besin çeşitliliğini her öğünde sağlamalısınız.

Tatil dönüşü cildiniz yüzünden evde veya ofiste sıkıntı yaşıyorsanız, salatalarınızı havuçla, sofralarınızı sarı ve turuncu meyveler ile zenginleştirin. Bu besinler yüksek beta-karoten içerikleri ile cilt sorunlarınızın çözülmesine yardımcı olur.

Tatil sonu sendromunu, tatil sonu tartı sendromuna çevirmemek için ofis sandalyenizden kalkmanız gerekir. Çünkü ofiste gününüz ne kadar hareketli de geçiyor olsa, yaz mevsimi hareketliliği ile kıyaslandığında ofiste aynı miktarda enerji harcayamazsınız. Tatil sonrası kilolarınızla mücadele etmek yerine, sonbaharın keyfini çıkarmak istiyorsanız günde en az yarım saat orta tempolu yürüyüş yapmaya veya yazın yaptığınız sporları haftada en az 3 kez günde 45–60 dakika yapmaya devam etmelisiniz.

Yaz boyunca edindiğiniz o güzel “su” içme alışkanlığını da bırakmayın. Çünkü vücutta oluşan susuzluk, hem fiziksel hem de mental performansı azaltır. Ofiste daha verimli bir gün için günde 8–15 su bardağı su içmeye özen gösterin.


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!