Serebral palsi çocukluk çağında beynin ilerleyici olmayan hasarı sonucu ortaya çıkan genellikle kol ve bacaklarda fonksiyon kaybına yol açan bir durumdur. Serebral palsi doğum sırasında komplikasyonlara bağlı beyin hasarından kaynaklanabileceği gibi bebeklikde beyni etkileyen hastalıklara bağlı olarak da gelişebilir. Sebep ne olursa olsun ortaya çıkan bulgular iki ana gruba ayrılır. Bilişsel fonksiyon bozuklukları ve motor fonksiyon bozuklukları. İlkinde çocuğun zeka, algılama ve konuşması etkilenirken motor bozuklukda hareket fonksiyonları etkilenir. Bu iki durum beraber olabileceği gibi ayrı ayrı izole olarak da gözlenebilir. Yani çocuğun zekası normalken el, kol ve bacaklarında fonksiyon kaybı ortaya çıkabilir. Bu çocuklar yaşıtlarını yaptığı şeyleri yapamazlar (motor gerilik). Aksi durumda çocuğun hareket fonksiyonları normalken zekası etkilenebilir. Bu etkilenme hafif olabileceği gibi ağır da olabilir

Serebral palsinin temel tedavisi rehabilitasyon ve özel eğitimdir. Bu hastalarda bozukluk ilerleyici olmadığından rehabilitasyon en ağır hastalarda bile işe yarayabilir. Bununla beraber özellikle zeka kaybı olmayan yada hafif olan serebral palsili hastalarda rehabilitasyona cevap daha iyidir. Bu hastaların bir kısmında fonksiyonel kayıplar da hafif düzeyde olabilir. Bununla beraber hastalar fonksiyonel kaybın olduğu eli, kolu kullanmama eğilimindedirler. Özellikle tek tarafını tek elini kullanmayan hastalar zamanla o elini kullanmayı unutmakta ve el beceriksizleşmektedir. Bu hastalarda sorun sağlam olan beyin yarısının hasta olan beyin yarısını baskılamasıdır. O kolunun kullanılmaması bu baskılamayı daha da artırır. Söz gelimi sağ elini kullanacak çocuk sağ elini beceriksiz kullandığından her şeyi sol elle yapma eğiliminde olacak ve solak olacaktır. Sonunda sağ elini kullanmadığından yada az kullandığından sağ eli-kolu fonksiyonel olarak olabileceğinden çok daha kötü durumda olacaktır.

Son yıllarda inmeli (hemipleji) hastalarda kullanılan yeni ve umut verici bir tedavi serebral palsili hastalar içinde umut verici olmaktadır. Transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) olarak adlandırılan bu yöntemde beynin bir bölümü belli frekanslardaki manyetik alana tabi tutularak uyarılmakta yada baskılanmaktadır. TMS tedavisi bu özelliği sayesinde felçli hastalar, özelikle de tek elini-kolunu yeterli kullanamayan hastalarda etkili bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu konuda yapılan araştırmalar olumlu sonuç vermiş ve TMS felçli hastalarda bilimsel olarak onaylanmıştır. TMS tedavisi ile sağlam beyin baskılanmakta ve hastanın kullanmayı unuttuğu hasta elinin fonksiyonları anlamlı bir şekilde arttırılmaktadır. O elinde-kolunda kas gerginliği varsa kas tonusu da azalmakta ve el gevşemektedir. TMS benzer şekilde ayak fonksiyonları içinde kullanılmaktadır.

TMS bu hastalarda genellikle sağlam olan vucut yarısına denk gelen karşı beyin yarımküresine uygulanmaktadır. Her seansta yaklaşık 1200 uyarı verilmekte ve tedavi 20 dakika sürmektedir. Tedavi sırasında hasta herhangi bir acı hissetmez. Sadece bir ses duyar. Tedavinin yan etkisi son derece azdır ve oldukça güvenli bir tedavidir.

TMS tedavisi, serebral palsili hastalarda özellikle bulgular hastanın bir vücut yarısına lokalize ise (hemiplejik serebral palsi), yani hasta bir elini kolunu bacağını normal olarak hareket ettiremiyorsa başarılı bir şekilde kullanılmakta ve yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. Bu yöntem şimdilik küçük çocuk-bebek hastalarda kullanılmamaktadır.


İstanbul Fizik Tedavi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!