Fonasyon, yani ses üretme işlevi göğüs, akciğerler ve nefes borusundan gelen hava, karın ve sırt adelelerinden oluşan güç kaynağı, ses telinden oluşan titreşim mekanizması ve ses tellerinden buruna kadar olan dokuların yankı meydana getirmesiyle ortaya çıkar.

Ses telleri, müzik aletinin telleri gibi titreşime girmez. Bronştan gelen havanın, dar bir yer olan ses telleri arasından geçerken oluşturduğu emme basınçı sayesinde, altdan başlayarak kapanır ve daha sonra açılır. Bu arada her bir ses telinde incelme, kalınlaşma ve dalgalanmalar oluşur. Burada bulunan normal dışı herhangi bir oluşum ses kısılmasına, yani disfoniye neden olur.

Ses tellerinde üretilen ses, esas frekans ve üst tonlarını kapsar ve bunun üzerine yankı eklenerek, sesin rengi oluşur.

Ses bozukluklarında iyi sorgulama önemlidir.

Hastanın yaşı: Yaşlandıkça karın ve sırt kaslarında gerginlik azalması, göğüs kapasitesinin azalması, solunum yolu salgılarının kıvamının değişmesi, hormonal değişiklikler, gırtlak kıkırdaklarının kemikleşmesi ile birlikte tüm olarak ses kalitesi de değişir.

Ses nerede ve nasıl kullanılıyor: Çocuklara sık bağıran anneler, sportif aktivitelerde tezarühat, öğretmen, amatör ses sanatçısı, duyma kayıplı kişiler ile sık konuşmak, gürültülü ortamlarda ve aşırı kuru veya tozlu ortamlarda bulunmak ve sık konuşmak, ağırlık kaldırmak, nefesli çalgılar ses bozukluklarına yol açarlar. Bunlarda sesi yanlış alışkanlıklar ile aşırı kullanma sonucunda, ses teli nodülüdediğimiz sert, toplu iğne başı ufaklığında kitle veya ses teli polibi dediğimiz jelatin kıvamında, saplı veya sapsız kitle oluşur. Ses tellerinin birbirine değen uçlarındaki bu lezyonlar sayesinde ses kalitesi hemen değişir. Kısık, soluk soluğa, zayıf bir ses oluşur.

Fiziksel durum: Fiziksel durumun iyi olması iyi ses üretimi sağlar. Fiziksel olarak iyi durumda olmayanlar, sırt ve boyunda uygun olmayan adele gruplarını kullanarak, ses tellerini aşırı zorlarlar ve ses de yorgunluk oluşur.

Enfeksiyon ortamı: Üst solunum yolu infeksiyonları, sinuzit, allerji, bronşit, aktif ve pasif sigara kullanımı gibi etkenler, ayrıca ses kısıklıklarına neden olurlar.

Baş boyunun diğer bölgeleri: Diş ve çene eklemi bozuklukları, baş ve boyunda bazı adele gruplarında aşırı adele gerginliği yaratırlar ve dolayısı ile sesi kötü yönde etkilerler.

Mide asidi: Reflu larenjit yani mide asidinin ses tellerinin arkasında göllenmesi, özellikle sabahları kalkınca seste kısılma ve uzun bir ısınma döneminden sonra düzelme yapar. Ayrıca ağız kokusu, mide yanması, boğazda yanma ve boğaza bir şey takılıyormuş hissi oluşur.

Genel bulgular ve alışkanlıklar: Kabızlık, ishal, psikolojik bozukluk, ses şiddetinde azalma oluşturur. Sigara ve tiroid bezinin az çalışması, Reinke ödemi dediğimiz, ses tellerinde yaygın, iki taraflı şişkinlik oluşturur. Kilo problemleri, menstruasyon bozuklukları, tiroid bezi bozuklukları, doğum kontrol hapı, idrar söktürücü, vitamin gibi ilaç kullanımları da ses kısıklığı nedenlerindendir. Aşırı vitamin alımı, özellikle C vitamini, idrar söktürücü etki gösterip, ses tellerinde kuruluk oluşturur. Alkol ve kokain kullanımı da önemlidir.

Gıdalar: Çikolata, süt ve dondurma gibi yiyecekler salgıyı kalınlaştırarak ses üzerinde olumsuz etki gösterirler. Kahve mide asidini arttırır ve salgıların kıvamını değiştirir, hiperaktivite yapar. Bunların aksine, limon suyu, doğal çay karışımları, salgıların kıvamını inceltmesi nedeniyle sese faydalıdırlar.

Geçirilmiş ameliyatlar: Daha önce geçirilmiş operasyonlar sırasında genel anestezi için kullanılan tüp, ses tellerinde reaktif dokular oluşturabilirler. Bademcikleri almak veya burun ameliyatları ses kalitesini değiştirebilirler. Ancak ses, ses terapisi ile 3-6 ayda stabilize olur.

Kanser: Ses bozukluklarının en ürkütücü nedeni gırtlak tümörleridir. Devamlı ve gittikçe artan şiddetde ve beraberinde bazen yutma güçlüğü, kulağa yansıyan ağrı ve nefes alıp vermede rahatsızlık gibi şikayetleri de getiren bir ses kısıklığı mevcuttur.

Sonuç: Ses bozuklukları ciddiyet ile incelenmesi gereken geniş kapsamlı bir konudur. Öncelikle hastanın genel durumu, sesi kullanma alışkanlıkları, mesleği, vücut yapısı, alışkanlıkları, yaşam tarzı, sistemik bulgu ve şikayetleri sorgulanmalı ve geniş kapsamlı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılmalıdır.


İstanbul Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!