Eğer kadın daha önce sezaryen doğum yapmışsa, bir sonraki bebeğin vajinal yoldan doğurabilir. Buna Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum (SSVD) denir. Sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD), yani normal vajinal doğum mümkündür. Sağlık Bakanlığının yayınladığı kadın doğum ve perinatoloji derneklerinin işbirliği ile hazırladığı Doğum Eylemi Rehberi içinde SSVD’yi destekler. Bu rehberde SSVD koşulları aşağıdaki gibi özetlenmiştir.

• Sezaryenin alt segment transvers insizyonla yapılmış olması,

• Uterusta sezaryen dışında başka ameliyat ya da anormallik olmaması,

• Pelvik darlık olmaması,

• Fetüsün 4000 gramın altında olması,

• Hamilenin tüm eylem süresince bir doktor tarafından izlenebilmesi ve gerektiğinde acil sezaryen yapılabilme koşullarının bulunması,

• 24 saat fetal monitorizasyonun (takip) gerçekleşeceği koşulların bulunması,

• Önceki gebeliğinin-sezaryen operasyonunun üzerinden 24-36 ay geçmiş olması

• Acil bir durum için gereken anestezi ekibi ve ameliyathane koşullarının bulunması,

• Acil bir durum halinde kan nakline olanak sağlayan koşulların bulunması.

Yukarda sayılan koşullar oluştuğunda hastanın %70-75 olasılıkla problemsiz vajinal doğurma olasılığı vardır. Birçok hastane ve doktor SSVD’yi güvensiz olduğundan değil, komplikasyon durumunda oluşabilecek hukuki durumlarla uğraşmamak için desteklememektedirler. Sağlık Bakanlığı’nın Doğum Eylemi Yönetim Rehberi’nin sezaryen olasılığının düşürülmesiyle ilgili önerileri arasında şu madde SSVD ile ilgili: “Uygun olan vakalarda sezaryen sonrası vajinal doğum önerilebilir. Uygulama öncesi girişimin riskleri anne adayına aydınlatılmış hasta onam formu ile açıklanmalıdır.” Yani mutlaka konu ile ilgili anne adayı ve eşi bilgilendirilmeli ve onamları alınmalıdır. Ayrıca hastanın da doktoruna güven vermesi gereklidir.

Ülkemizdeki sezaryenlerin hemen hemen tamamında alt transvers kesi yapıldığı için birçok sezaryen olmuş anne adayı SSVD için gerekli koşulları kapsar. Burada en önemli konu annenin “bilinçli talebi”dir. Bu bilinçli talep oluşmadığı sürece size SSVD önerisi zaten gelmeyecektir.

Doğum Eylemi Rehberi’nde bu riskler şöyle tanımlanmıştır:

* Uterus rüptürü (rahim yırtılması) - yüzde 0.2-1.5 (önceki sezaryende alt transvers kesi ise)

* Acil sezaryen gereksinimleri (yüzde 30)

* Fetal sıkıntı ve bebek için yenidoğan ünitesine ihtiyaç.

Doğuma bağlı bebek kaybı, SSVD’de yaklaşık onbinde 2-3 olarak saptanmıştır. İlk doğumunu yapan bir hamilede de aynı risk olduğu göz önüne alındığında, SSVD’ye bağlı risk artışının abartıldığı gibi yüksek olmadığı görülmektedir.

Uterusun doğum eyleminde yırtılması (rüptür) öyküsü, daha önce dikey klasik insizyonla sezaryen öyküsü olması, daha önce çeşitli nedenlerle uterusa yapılmış cerrahi işlemlerde uterusa derin kesiler yapılmış olması (myom operasyonlarında olduğu gibi). Mevcut gebelikte normal doğumu zorlaştıracak etkenlerin varlığı (iri bebek gibi), daha önceki sezaryen nedeninin devam etmesi (dar pelvis gibi) gibi durumlarda SSVD yapılmamalıdır.

İkiz gebelik, makat gelişi, miad geçmesi gibi nedenler tam bir engel teşkil etmemekle birlikte SSVD uygulanırken çok daha dikkatli olunması gereken durumlardır.

SSVD isteyen kişinin bu konu ile ilgili hazırlıklar yapması gereklidir. Öncelikle beslenmesine ve bedensel hazırlığına dikkat etmeli, gerekli zihinsel ve nefes çalışmalarını yapmalıdır. Hamilelerde gebeliğin sonuna doğru gerginlik ve korku başlar. Bir yandan geçmiş doğumlarından kalan korkular yeniden canlanırken, toplum tarafından yapılan baskı sonucunda bunlara yeni korkular eklenir. Bu tür hamilelerde SSVD başarısızlıkla sonuçlanır.

Oysa yapabilecekleri hazırlıklarla SSVD şanslarını arttırmalarının kendi ellerinde olduğunu anlayabilirler. Öncelikle doğumu öğrenmeleri gerekiyor. Çünkü SSVD sırasında en çok güvenilmesi gereken kişi hamilelerdir. Onların yaşadıkları ve hissettikleri, doktorların doğum sırasında alacakları kararlara yön verir. Gevşemeyi ve nefesi öğrenmeleri, bunu doğumda çok iyi kullanmaları gerekir. Doğuma gergin ve korkan bir zihinle değil, güvenen ve doğumun her türlü şekline hazır bir zihinle girmeleri gerekir. Tüm bunları yapabilmeleri için bir doğuma hazırlık eğitiminden geçmeleri gerekir.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!