Siğiller insan papilloma virüsün deri üzerinde yaptığı iltihaptır. Derinin herhangi bir yerinde yerleşebilen bu virüs daha çok çocukluk döneminde görülmekle birlikte her yaşta görülebilir.

Siğillerin tedavisinde kar tedavisi, elektrokoterizasyon, salisilik asitli yakıcı ürünler, 5-FU, imiquimod gibi ürünler kullanılmaktadır. Bu tedavi tekniklerine rağmen bazı siğillerin yok edilmesi zordur. (Ayak tabanı, el ayası, tırnak kenarları gibi).

Bu durumda lazerle siğil tedavisi etkili, ağrısız, hızlı sonuç alınan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Aşırı kalın olan doku soyucu lazerle inceltilir ve ardından damar lazeri ile siğilin damarları yakılarak doku yok edilir. Açık yara olmadan siğilin yok edilmesi iş gücü kaybını da azaltmaktadır.

Nasır Tedavisi

Nasır, kollozite denilen, ayak ve ellerde görülen beyaz veya sarı renkteki deri kalınlaşmalarıdır. Nasırın oluşmasında ana neden sürekli basınç ya da sürtünmelerdir. Nasır ayrıca, sıklıkla el işi yapanların avuçlarında, yüzük ya da ayakkabının vurduğu bölgelerde, sporcularda (örneğin halterciler), gitar ya da keman tarzı müzik aletleri çalanlarda ve bunun gibi bazı meslek gruplarında sıklıkla görülür. Ayrıca ayak formuna uymayan ayakkabıların, dar çorapların, yüksek topukların ve taban düşüklüğünün de nasıra yol açtığı bilinmektedir. Nasır bölgeleri, kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin eklem bozuklukları yüzünden parmakların deforme olması, parmak üstü ve altı nasırların oluşmasına yol açabilmektedir.Ayakta basınç ve taban düşüklüğü gibi etkenler nasırın tabana yerleşmesine neden olmaktadır. Ayak fazla terliyorsa, yine nasırlara uygun bir ortam doğmaktadır. Nasır hakkında bilimsel araştırmalar yoluyla kanıtlanmış önemli bir bilgi de genetik olduğudur.

Nasırların tedavisi aslında çok kolaydır. Öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta, nasiri iltihaplı olan benzerlerinden ayırmaktır: içinde iltihap bulunanlar kazındığı zaman genellikle irin veya kan akıtacaktır, oysa nasir kazındığında altından ölü cilt hücreler çıkmaya devam eder. Size sorun çıkaran şeyin gerçekten nasir olduğuna emin olduktan sonra birçok tedavi sekli uygulanabilir.

Bunların arasında en risksiz ve sağlıklı yöntem nasirin bulunduğu bölgedeki ölü cilt hücrelerini cilde zarar vermeden ponza tası ve benzerleriyle zaman içinde yok etmektir. Reçetesiz olarak satılabilen ve salisilik asit içeren nasir bantları kuvvetli ve tahriş edici oldukları için dikkatli kullanmak gerekir. Bunlar nasirin belirtilerini yok eder çünkü içeriklerinde asitler bulunur ve ana amaç asitler yardımıyla nasırı eritmektir.

Sedef Tedavisi

Sedef haslağı ailesel yatkınlık zemininde çevresel tetikleyici faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bir deri hastalığıdır.En sık 50-60 yaşlarında görülmekle birlite her yaşta ortaya çıkabilir.

En tipik belitileri, özellikle diz-dirsek gibi darbe gören yerlerde olmak üzere, keskin sınırlı, canlı kırmızı renkli ve üzerlerinde hastalığa adını veren sedef rengi kabukalrın bulunduğu yamalardır.Hastalığın sevdiği bölgeler saçlı deri, tırnaklar, genital bölgedir. Tedavi edilmezse zamanla kalınlaşıp özellikler eller ve ayaklarda hareketi zorlaştırır. Tırnak tutlumu da şiddetli sedef hastalığı belirtisidir. Kelliğe yol açmaz ama hastalık şiddetli ise saç dökülmesini arttırabilir.

Sedef hastalığınım günümüzde sadece deriyi etkilemediği, özellikle erken yaşta başladığında eklemleri, kalp-damar sistemini tuttuğu, şeker hasatlığı ve obesiteye yol açtığı bilinmektedir. Dolayısıyla hastaların izlemi ve tedavisi sırasında eşlik edebilecek hastalıların saptanması ve tedavisi de önemlidir.

Ben Tedavisi

Ben aldırmada kullanılan yöntemlerden Fraksiyonel Lazerlerdir. Cildinizde oluşan, zararsız epidermal ve dermal nevuslar kişiyi görünümünden dolayı rahatsız ederler. Bu sistemle benler tek seansta dikiş vb. bir uygulama gerektirmeden alınmakta ve kişiler sosyal yaşantısına rahatlıkla devam edebilmektedir.

Lazerle ben aldırmada lokal anestezi yapılmamaktadır. Ben alınan alan maksimum 6 gün içerisinde normal halini almaktadır. Ciltte oluşabilecek pembelik 1 veya 2 ay içerisinde kişinin kendi cilt rengine uyumlu hale gelecektir.

Vitiligo Tedavisi

Derimizde pigment üreten, dolayısıyla derimize rengini veren melanosit hücreleri vardır. Çeşitli sebeplerden dolayı, bu melanositlerin hasar görmesi sonucu, pigment üretilemez. Pigment yetersizliği sonucu deride, dağınık ve yama şeklinde sınırları belli olan beyaz alanlar (leke) oluşur. Süt kadar belirgin bir beyazlıktır.Bu lekelerin büyüklükleri değişiktir; nokta kadar ya da 2-3 madeni para büyüklüğünde olabilir. bu şekilde deride ortaya çıkan hastalığa vitiligo denir. Vücutta en çok etkilenen yerler el, kol, bacak, yüzdür. Genital bölgede de görülme sıklığı fazladır.

Vitiligonun tedavisinde doktor tarafından uygulanan tedavi ile hastanın dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır. Amaç; melanosit hücrelerinin çalışmasını normale döndürmektir. Bunun için bazı ilaç ve kremler kullanılmaktadır. Fakat son zamanlarda uygulanan en etkili yöntem lokal ultraviyole B (UVB) ışık tedavisidir. Yeni ve gelişmiş bir yöntemdir. Bu ışık tedavisi sadece lekelerin olduğu bölgelere uygulanır. Böylece vücudun diğer bölgelerinin oluşacak yan etkilerden korunması amaçlanır. Bu tedavi için bir kaç seans yeterli olmamaktadır. En az 10 seansta hastalığa cevap alınmaktadır. Bu seanslardan sonra hasta normal yaşamını sürdürebilmektedir. Haftada 2-3 seans uygulanır.


Ankara Medikal Estetik Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!