Şımarıklık tamamen anne-baba tutumları ile ilgilidir ve anne-babanın tutarsız yaklaşımlarından ileri gelir.Çocukların şımarıklık göstermesinin merkezinde aileler vardır.Şımarıklık,çocuğun çevresindekilerin hatalı yaklaşımları ile büyür ve zamanla kalıcı hale gelir.Durumu detaylı olarak açıklayacak olursak;anne-baba olarak yaşamınızın merkezinde çocuğunuzun olduğunu hissettirir ve sadece ona hizmet ederseniz çocuk zamanla kendisinden başka kimseyi önemsememeyi öğrenecektir ve dolayısıyla empati yeteneği gelişmeyecektir.Ağladığı zaman,istekleri gerçekleşiyorsa zamanla uyum bozukluğu ortaya çıkacaktır.Çocukla otorite ilişkisini sağlam oturtmak gerekir,böylece çocuk nerede duracağını bilmeli,tekrarlanan hatalarının bedelinin olması gerektiğinin farkındalığını kazanmalıdır.Kısaca yerinde ödül ve yerinde ceza sistemi uygulanmalıdır.Anne ve babanın yakınları örneğin dedeler ve büyükannelerin yaklaşımları,çocuğun ebeveynlerini destekler biçimde olmalıdır.Çocuk herzaman tek bir otoriteyi beyninde şekillendirmeli ve ona göre davranmalıdır.

Öfkelerini kontrol edemeyen çocuklar öfkeyi yetişkinlerden öğrendiği için,ebeveynler olarak sinirlerinizi kontrol altına almanız ve onlara olumlu model olmanız gerekiyor.Evde izlediğiniz şiddet içeren televizyon programlarına dikkat edilmeli,çocuk sinirlenip,saldırganlık eylemine geçtiğindemahrum bırakma yöntemiyle ketlenmeli,keyif aldığı aktivitelerden mahrum bırakılarak,onunla konuşmalısınız. Buyöntem mola yöntemine oldukça benzer bir yöntemdir.Örneğin;arkadaşına oyun esnasında vurması ve sizinde onu oyun ortamından uzaklaştırmanız,mola yöntemine örnektir,çocuk bu esnada saldırgan ve agresif olacaktır.Bu durumda;tutarlı olmalısınız,sabırlı olmalı ve vazgeçmemelisiniz.Çocuk saldırganlık halindevurmak,ısırmak,tükürmek,atmak,kırmak,kendine zarar vermek gibi davranışlar gösterecektir bu esnada dayak ve inatlaşma tutumu asla olmamalıdır.Çocuk;sussun,ağlamasın,vurmasın diye birşeyler elde ederse bu davranışı pekişir.Bu durum,olumsuz davranışı pekiştirir.Yanıtsız kalmak ve ortamdan uzaklaştırmak olumsuz davranışı söndürür.Şunu unutmayın ki;çocuklar,kızgınlık yaratan durumlarda başetmekte zorlandıkları zaman öfke patlamaları yaşarlar.Bu durum,çok engellenen ve her istediği yapılan çocuklarda daha fazla ortaya çıkar.Şiddet ve saldırganlık hallerinin ortaya çıkmasına neden olan faktörler önceden önlenmelidir.Çocuğa öfke ve saldırganlık halinde soğuk davranmalısınız,mesafeli olmalısınız ama küsmemelisiniz.Küsmek hem çözüm getirmez,hem de iletişimi bloke eder.

Bir başka konu ise sınır,kural ve sorumluluklardır.Sınır,kural ve sorumluluklar çocuklar için gereklidir.Çocuğun fiziksel,duygusal ve bilişsel olarak neler yapacaklarına dair bilgiye sahip olmalarıdır.Sınırlar, nerede durması gerektiğini algılamayı sağlar.Kural ve sınırlar belirlenmezse ileride kişilerarası ilişkilerde problemler yaşanır.Örneğin;kişisel odaya girip giremeyeceği ve sizinle nezaman oyun oynayacağı çocukların sınırları bildiği somut yerlerdendir.Neyi yapıp,neyi yapamayacakları hakkında çocuklara farkındalık kazandırır.Ancak, çocuklar herzaman sınırları zorlamaya çalışırlar.Bu durumda sınırı tanımladığınız yerde durmanız ve tutarlı olmanız gerekir.Çocuğa sınır hatırlatması yaparken hoşgörülü bir tutumda yaklaşmalısınız.Sınırları koyarken,tercih hakkını çocuğa sunarak seçenekler sunularak yapılması gerekir.Ancak çok katı tutumda kuralların olmamasına dikkat edilmeli ve ceza vermek yerine sevdiği şeylerden mahrum edilerek,kuralları daha iyi anlamalarına yardımcı olunmalıdır.Her yaş grubunda kural koyarken dikkat edilmelidir.Örneğin;0-4 yaş grubundaki çocuklarla çok fazla inatlaşmaya gidilmemelidir.Çocuklara 3 4 yaş itibaren oyuncaklarını toplama görevi verilmelidir ve verilen ödevleri çocuğun kendisinin yapması sağlanmalıdır.Ayrıca yaşı ilerledikçe sorumluluklarının arttırılmasısağlanmalıdır.Sorumluluklarını birlikte değerlendirin ve liste haline getirin.Ve her sorumluluktan sonra takdir etmeyi unutmayın,teşekkür etmeyi ihmal etmeyin.Ayrıca Çocukların yaşına göre sorumluluklar vermeyi de göz ardı etmeyin.Örneğin 3-4 yaş çocuklarına sofra kurmaya yardımcı olması için verilen çatal,kaşıkları masaya yerleştirmesi istenebilir.Diş fırçalaması istenebilir,basit ev işleri verilebilir.Bu şekilde yaşa göre dengeyi sağlayabilirsiniz.

Çocukların nasıl sakinleştirildiğine ve öfke patlamaları karşısında tutumlarının nasıl olduğuna gelirsek;fiziksel ve cezadan uzak durun.Çocuğa model olun,ev içinde agresif tavırlar sergilemeyin,çocuğa doğru davranış kalıplarını öğretin.İyi davranışlarını ödüllendirin,agresif tavırları karşısında ortamdan uzaklaştırın o uzaklaşmıyorsa siz uzaklaşın ve sakinliğinizi koruyun.Kızgınlığa kızgınlıkla cevap vermeyin,çocuğunuzu kızgınlık tepkisi yüzünden suçlamayın,tepkisini değiştirmesi konusunda yönlendirin.Öfke anında çocuklara özel ilgi göstemeyin ve sakinleştiğinde çocukla ilgilenin.Öfke nöbetleri 4 yaş olduğunda sıklıkla sona erer.Bunun bir geçiş dönemi olduğunu unutmayın,sabırlı davranın.Hayır kelimesini az kullanın ama yapılmaması gereken şeyleri anlatın,alternatif seçenekler sunun.Zıtlaşmayın,dikkatini başka yöne çekin.

Çocuklar 18.aydan itibaren kendi farkındalıklarını fark ederler ve odak noktasının kendileri olduğunu algılayarak hareket ederler.Bu durum ise,çocukların inat tutumu sergilemelerinioldukça tetikler.Her dediğinize olumsuz tepki vererek ve kabullenmeyerek sizi aslında sınarlar.Size nekadar önemli olduklarını ve bir birey olduklarını göstermeye çalışırlar.Çocuğunuz herhangi bir konu yüzünden inatlaştığında sakinliğinizi koruyup daha önceden belirlemiş olduğunuz sınırları hatırlatın ve bunun,yumuşak bir ses tonuyla zıtlaşmaya gitmeden olmasına dikkat edin.Çocuk inat yüzünden huysuzlaştığında ilgi göstermeyin,İnatlaşma ortamı yaratmayın.Kuralları çocuğa uygulatırken gerekçelerinle birlikte,olumlu bir dilde anlatın.Unutmayın;çocuğun olumsuz davranışlarına yön vermek,ebeveynlerin hayatta elde ettikleri en önemli başarılardan biridir.Tüm ebeveynlerimize, bu kutsal yolda başarılar diliyorum.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!