Soru ve cevaplarla gece altını ıslatma
Soru ve cevaplarla gece altını ıslatma

Gece altını ıslatma çocukluk çağında sık görülen bir sorundur. Bunun yanında ne yazık ki bu konuya yaklaşım açısından ailelerin bazı yanlış tutumları halen sürmektedir. Öncelikle, gece altını ıslatan çocukların konuyla ilgilenen uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi ve bu duruma neden olabilen nadir ama önemli hastalıkların ayırt edilmesi gerekmektedir. Son yıllardaki araştırmalar ile gece altını ıslatmada genetik faktörlerin önemi ortaya konmuştur. Son zamanlarda gerçek nedenin doğru tetkiklerle ortaya konması, ailenin tedaviye aktif katılımı ve tek başına veya bir ilaçla birlikte alarm kullanımı tedavide % 85 lere varan başarıları da beraberinde getirebilmektedir.

Gece altını ıslatma bir hastalık mıdır ?

Uluslararası Çocuk İdrar Kaçırma Dernegi, çocuklarda gece altını ıslatmayı, 5 yaşın üzerindeki çocukların haftada en az iki kez olmak üzere gece uykusu sırasında farkında olmadan idrar yapması olarak tanımlamaktadır. Sağlıklı çocuklar da uyku öncesi aşırı sıvı aldıklarında gece idrar kaçırabilirler. Ancak, bu olayın bir rahatsızlık olarak düşünülüp tedavi etme kararının verilebilmesi için en az ard arda gelen 3 ayda haftada 2 kereden fazla olması gerekmektedir. Gece altını ıslatma sorunu başlangıçtan beri böyle olabilir; buna birincil (primer) altını ıslatma diyoruz. Bazı durumlarda gece altını ıslatmayan çocukta bu rahatsızlık sonradan ortaya çıkabilir; buna da ikincil (sekonder) altını ıslatma denir. Hem gece hem gündüz altını ıslatma ve idrar tutamama durumları daha farklıdır ve hızlı bir tıbbi değerlendirme ve yaklaşımı gerektirir.

Ne kadar sıklıkla karşılaşılan bir durumdur?

Gece altını ıslatma çoğu zaman mesane (idrar torbası) gelişimindeki gecikmenin bir sonucudur. Bu nedenle de yaşla sıklığı azalır ve erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha sık görülür. Aileler 5-6 yaş civarında bu sorunla ilgilenmeye ve genellikle de 7-8 yaşında hekimlerden yardım istemeye başlarlar.Üç yaşındaki çocukların %40'ı altını ıslatırken bu oran 5 yaşında %20'ye ve 6 yaşında %10'a düşer. Ülkemizde ise bu oranlar dünya oranlarına göre hafifçe yüksektir. Ülkemizde 7-11 yaş grubunda erkeklerin %16'sında, kızların ise %11'inde gece altını ıslatma problemi olduğu bildirilmektedir. İşin ilginçi dünyada 20 yaş üzerinde de %1-2 oranında gece altını ıslatan erişkenlere rastlanmaktadır.

Gece altını ıslatma psikolojik bir problem midir?

Gerçekten bu soru yıllarca bu konuyla ilgilenen hekimlerimiz için ciddi bir tartışma konusu olmuştur. Elbette bir takım psikolojik faktörler sonuçta sinirlerle ilgili olan bu olayın oluşmasına neden olabilir. Ancak bugün çocuğun psikolojik problemlerinin buna neden olduğundan çok, bu sorunun çocukta ciddi ruhsal problemlere neden olduğu ön plana çıkmaktadır. Genel olarak psikolojik olayların sık görülen birincil gece altını ıslatma sorununa yol açmadığı gerçeği bu çocukların büyük çoğunluğunda bir ruhsal sorun aramaya gerek olmadığını ortaya koymuştur. Sabahları ıslak bir yatakla uyanan bir çocuğun sıkıntısının ne denli yoğun olacağı açıktır. Aileler ise bu durumun bir hastalık olduğunu kabul etmediklerinden çocuğu suçlamakta ve hatta zaman zaman cezaya çarptırmaktadırlar. Oysa bu durumdan en fazla çocuk rahatsızdır ve kurtulmak istemektedir. Bu durum çocukta özellikle ev dışı otel, kamp misafirlik gibi bir yerde yatmaktan kaçınmaya ve çocuğun çok yoğun utanma duygusu yaşamasına neden olmaktadır. Bu nedenle bir çok faaliyete katılmak istemeyebilir. Ancak, çocukluk çağındaki davranışsal gerilemenin bulgularından biri de gece altını ıslatma olabilir. Bu okul başarısızlığı, korku gibi ek bulgularla beraberdir. Bu tür bulguları da olan çocukların mutlaka çocuk psikiyatristleri tarafından görülmesi gereklidir.


İstanbul Çocuk Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!